Jump to content
jokeriscoming

Taş

Öne Çıkarılan Mesaj

  TAŞ

 1. Bölüm : Meteor Yağmuru

 

her şey  bundan 20 yıl kadar önce başladı o zaman bir lise öğrencisiydim bir haftasonu arkadaşlarımla toplanım evimizin yakınındaki bir dağa mangala gittik manzarası çok güzel bir yerdi.o gün böyle birşey olucağını asla tahmin edemezdik mangal yaptıktan sonra hepimiz oturmuş sigara içiyorduk aniden gökyüzünün rengi değişti resmen ikiye ayrılmıştı gökyüzü açık kırmızı renk ve mavi renk belirginliğini koruyordu hepimiz çok korktuk kalkınıp ormanın arasına daldık aramızda her ne kadar mesafe olsada birbirimizi görebiliyorduk birden bir şey düştü ve kendimden geçtim.Uyandığımda üzerimde bir taş vardı en fazla yumruğum kadardı ve bedenime girdi hayal gördüğümü varsayıp ayağa kalktım her yerim ağrıyordu biraz ilerde arkadaşlarımı dağılmış bir biçimde gördüm hepsi yerdeydi ve bendeki taşın aynısı onlardada vardı.Panik içinde koşup bana en yakın olanın yanına gittim.ve onu ayıltmaya çalıştım:

Sincap! Lann.. oğlum iyi misin ? 

panik bir şekilde ayağa kalkıp cevapladı:

Lan oğlum köpek sesi duydum hemen kaçalım!

ona korkmuş şekilde bağırdım:sakin ol lan köpek falan yok çabuk bizimkilerden birinin yanına git herkes iyi mi bakmalıyız!

Sincap:tamam

hepimiz iyiydik bizim 200 m yarı çapımız kadar hiç biryerde ateş yoktu ancak kalan her yer alev almıştı bir şeyler ters gidiyordu nasıl kurtulucaz derken.

dumanlar iyice üzerimize gelmeye başladı. rüzgar bile ölmemizden yanaydı keşke büyük ıslak bir battaniye düşse diye düşünürken. birden mavi ışık süzmesi şeklinde bir battaniye önümüzdeki ateşin üzerinden bir yol açtı başım ağrımaya başladı burnum kanıyordu kendimden geçmişim.

B.M. evi nin önündeydik. her şey bulanıktı.Sincabın sesini duyuyordum az da olsa

Sincap: Bizon !! kalk oğlum beni korkutma lan !!

iyiyim dercesine elimi omzuna koydum.doğrulup etrafa baktım diğerleri harabelere oturmuştu.

Sincaba neler olduğunu sordum.

Sincap:Orda bir şey yaptın ne bilmiyorum ama bizi kurtardın.ne oldu bilmiyorum ama yol açtın sonra kemirik ile seni taşıdık herşey yıkılmış arda kalan tek şey B.M. lerin bodrum katındaki kiler  kalkıp sincabın da yardımıyla diğerlerinin yanına gittim.

Bizon:beyler! şuan karmaşık bir olayın içindeyiz ve biliyorum ki hepiniz endişelisiniz.Bende aynı durumdayım hepiniz ailelerinizi kontrol etmek yaşıyor mu bilmek istiyorsunuz ama böylesi daha iyi her şey zaten kötü birde böyle bir şeyi hepimiz yaşarsak altından kalkılmaz hale gelir zaten her yer yıkılmış gidip ailelerimiz kontrol etmemeliyiz bu bizi daha kötü yapacak herkes kiler`e girsin konu`yu tartışacaksak bile orada tartışalım.

bunu söylerken kendim bile acı çekmiş kendime öfkelenmiştim ancak yapmam gereken buydu çünkü herkesin öldüğünü çoktan kabullenen tek kişiydim.

bazıları sinirlendi tartıştık ancak onları bir süre sonra aramaya çıkacağımıza ikna edip kandırdım.

2. Bölüm : Süper Güç?

Orada bir süre dinlendikten sonra ne yapmamız gerektiğini konuştuk.

B.M. :Elimizde ne kadar yiyecek içecek var öğrenmeliyiz. Beyler kiler bakın herkes bulduğu yiyeceği tam ortaya koysunda bakalım ne var ne yok. 

 

Gergedan : sonra ne yapıcaz ? sıkıntı orda grup lara ayrılalım bari diğerleri yaşayan var mı ? yemek bulabilir mi bir arasın.

 

Bizon : tamam o zaman Gergedan sincap ve kemirik senle aramaya gelsin.Sağlam araba falan bulursanız çalıştırmayı deneyin olursa çok işimize yarar hala düz bir kaç yol var.

 

Kemirik: araba işi bende ve bu arada ailelerimizide kontrol edicez.

 

Bizon : Nasıl isterseniz beyler. 

 

Bu konuşmadan sonra herkes iş başı yaptı.Bir süre sonra kilerdeki iş bitmişti 2 çuval patates bir iki torba pirinç 2 damacanada suyumuz vardı he birde ufak yanıyor mu bilmediğimiz bir tüp.B.M. yukarı çıkıp bir tencere bulmaya çıktı kurt`da çakısını çıkardı patates soymaya başladı ben ise tüp yanıyor mu diye bakmaya çalışıyordum.

çakmak çıkarıp tüpü kısık ateşde bir kez yaktım.Çok şükür yanmıştı. 

Birden yukarıdan bir ses geldi: Bizon bir el atın !!

hemen koşup yukarı çıktım. Yaklaşık benim iki üç katım büyüklüğünda bir malozu itmeye çalışıyordu.

B.M. : Bunun altında mutfak dolabı var illaha ki sağlam bir şeyler buluruz burada  

Bizon : sen kafayı mı yedin lan ben yokken ? nasıl kaldırıcaz bunu hiç düşündün mü ?

B.M. : bir fikrim var dinle beni önce lan hemen atarlanma

Bizon: hadi söyle az gülelim 

B.M : Senin yaptığını var saydığımız o battaniyeyi hatırlıyor musun ? ateşlerin arasından kurtulmuştuk belkide başka bir şey yaparak bu taşı kaldıra bilirsin.

Bizon : lan saçmalama şans eseri kurtulduk ordan böyle saçma birşeye mi  bel bağladın gerizekalı

B.M. : Sus ve den şunu beni deli etme  yapacağın tek şey bu taşı yerinden kaldıra bilecek bir şey hayal etmek 

Bizon : Tamam lan.... Böyle bir saçmalıkla uğraştığımıza inanamıyorum.

Bir şeyler düşünmem gerekiyordu.Birden dalmışım ve taşın uçup gittiğini hayal ettim çok kötü bir baş ağrısı başladı sanki beynimi o taşla eziyorlardı.gözlerimi açtım taş havadaydı biraz hareket etti ve yere düştü.Burnum açık kalmış bir çeşme gibi kanıyordu inanılmaz bir acı çekiyordum.B.M. gelip elimden tuttu.Birden deli gibi acı çektim ve her şey bulanıklaştı acı kesildi kanamam durdu.Sanki B.M. elini beynime sokup  onu düzgün çalış diye dövmüştü.

Ayağa kalktım beynim gayet mantıklı ve hızlı bir şekilde olayı çözmüştü hemen onlara anlatmaya başladım:

Beyler meteor yağmuru sanırım o kadar basit bir meteor yağmuru değildi..

Birden kurt konuya atlayıp lafımı böldü: haklısın çoğumuzun ailesini öldürdü.

Bizon : bölme iki dakika olay düşündüğün kadar basit değil ben ayıldığımda bedenime bir taş giriyordu aynı olayı Sincap ve B.M. dede gördüm sizleri bilmiyorum bana en yakın olan onlardı.Sanırım bu taşlar bir nevi süper güçler verdi.sen bana dokunduğunda B.M. inanılmaz bir acı çektim ama  acım ve kanamam durdu.

B.M. : Peki ama bu güçler neye göre geliyor? Nasıl kullanacağız? Neden ve Nerden geldiler? Bir tek biz mi sahibiz güçlere ?

Bizon : 5N1K yapma lan bende bilmiyorum! Ama bir fikrim var bir telsiz veya telefon bulmalıyız.Gerisini bulunca görürsünüz 

Kurt: galiba sincaplar geliyor araba sesi duyuyorum beyler kiler`e girelim risk olabilir.

B.M. : tamam

Bizon: tamam

İçeri girdik tencereleri almayı unutmuştuk. salak gibi onları açıkta bırakmıştık her şey bu kadar ters gitmek zorunda mıydı?

sincaplar neden bu kadar gecikti diye düşünürken yukardan bir ses geldi : Bizon bir el atın bize sicab`ın durumu hiç iyi değil !!

Bu kadar olayın arasında bile atraksyonumuz eksik olmuyordu dışarı fırladık burnu kanlı ve baygındı.

Aklima ola bilicek tek şey geldi.

Bizon :B.M. Sincap ile ilgilen kemirik benle gel biraz konuşalım. 

tahmin ettiğim kadarıyla sincab`ında yeteneği uyanmıştı.

Bizon : Kemirik bana her şeyi anlat orda neler oldu...

3.bölüm : Tam Toparlandık Derken

 

Bizon: Kemirik bana her şeyi anlat orda ne oldu ?

Kemirik: Tamam . Her şey bir anda gelişti bende tam olarak anlayamadım. Önce yakınlardaki yıkık evin kenarında bir kamyon bulduk iyi durumda gözüküyordu camını kırıp içeri girdik ve çalıştırdık. En yakında sincab`ın evi olduğu için ailesini kontrol etmeye gittik.Giderken yol meteor yüzünden araba`nın geçemiyeceği duruma gelmişti. evleride 200 250 metre ileride ve hala tek parça halinde duruyordu.Tam kosup evin kapısına vardığımızda.İçeriden bir el silah sesi duyduk.Sonra kapıyı açmak yerine meteorun oluşturduğu ufak bi rdelikten içeri baktığımızda sincab`ın tüm ailesi`nin öldürüldüğünü gördük  ve aralarında bir üstten bahsediyorlardı galiba. sonra sincap sadece donup kaldı ve ağızından bir kelime geldi... ÖLDÜR sonrasında göz açıp kapayana kadar içeriye girmiş ve 3 adamdan ikisini yere devirmişti bile. Sonra elinde silah olan adamı etkisiz hale getirdi onu zar zor tutuyorduk sonra vücudunda bir şeyin parladığını gördük. Sana olanın aynısı olmuştu galiba hala bilinci yerinde olan serseriye neden öldürdüğünü sorduğumuzda ise aldığımız yanıt şu olmuştu 1 şişe su ... O an  insanlığın öldüğünü yeni farkettim. sincap zar zor kendine geldiğinde hala öfkeden kudurmuş bir haldeydi onu tutmakta zorlanıyorduk sonra aklıma bahsettikleri üst geldi konuşmasının onun için hayırlı olacağını söyledim. Birazda dayağın yardımıyla çenesi açıldı. Burdan arabayla 2 3 saat uzaklıkta askeri bir üst olduğunu kurtulanların oraya toplandığını söyledi. sonrasında sincab`ı serbest bıraktık sonuçta intikam hakkıydı artık hak hukuk yoktu göze göz dişe diş. sonrasında evi tamamen yakmamızı istedi içindeki serserilerle birlikte ilk başta ciddi olmadığını düşündük sonra yüzüne baktığımızda gayet ciddi olduğunu gördük ve adamları bağlayıp bir kenara attık sonra sincap ailesinin evini onca anısının geçtiği evi tereddüt etmeden aleve verdi evin tamamı 5 dakika içinde alev aldı ilk 2 3 dakika çığlıkları duyduk sonra ise sessizlik içerdekiler ölmüştü. Sincap bir anda yere yığıldı onu kamyona kadar taşıdık ve burdayız.

Kurt: böyle bir durumda insanlığın devam ettiğini düşünmeniz aptallık artık herkes düşman bizim için ve ayrıca şu üste gitsek iyi olacak yiyeceğimiz ve suyumuz azalıyor sonunda birbirimizi yemek zorunda kalmayalım

 

bizon: şakanın sırası değil

Kurt: ( cevap vermeden ciddi bir şekilde bakar )

bizon: Demek durum bu kadar kötü

bizon: O zaman herkes toparlansın yola çıkıyoruz üste gidiyoruz

gergedan ve B.M ailelerini kontrol etmek istediklerini söylediklerinde yeni ayılmış ve kenarda oturan sincab`ı göstererek eğer kurtuldularsa üstü bulacaklarını ve birbirimizden ayrılırsak tehlikeye gireceğimizi söyledim

Kurt: ya meteor yağmurunda ölmüşlerdir yada diğer insanlar tarafından katledilmişlerdir gerçekleri kabullenin eğer ölmediler ise üstte onlarıda görürüz

kemirik: insanlar bu durumdaysa hepimiz kendimizi korumak için birer silah yapmalıyız artık her insan birer tehdit durumunda.

Bizon: pekala beyler yarın yola çıkıyoruz kemirik gergedan geriye kalan malzemeleri kamyona yükleyin b.m sincapla kal kurt benle gel  mızrak yapmak için dal arayacağız hadi herkes işinin başına.

 

4 . Bölüm : Askeri Üs

 

kurt ile dal aramaya çıkmıştık orman`ın derinkliklerindeydik. yangından ve meteor yağmurundan kurtulan çok az ağaç parçası vardı bu yüzden yeterince malzeme bulamamıştık bulduğumuz malzemelerden en fazla 2 mızrak çıkardı.havada iyice kararmıştı.Geri dönmeliydik

Bizon : Artık geri dönelim hava kararmaya başladı.Böyle giderse yolumuzu bulamıyacağız.

Kurt : Yeterince malzememiz yok biraz daha arayalım yolu illaha ki  buluruz merak etme sen.

Bizon saçmalama ışık yok bir şey yok.Ayrıca hayatta yabani hayvan varsa işimiz kesat.

Kurt : benim bıçağım seninde süper güçlerin var bize ne olabilir ki.

Diğerleri için silaha ihtiyacımız var unutma.

Bizon : benim ve Sincab`ın süper güçleri var silah`a ihtiyacımız yok sen kemirik ve B.M. mızrak veririz.Sende zaten çakı var idare edersin. şimdi gidelim burdan.

Bu durum kurdun hoşuna her ne kadar gitmesede tamam dercesine kafa sallamıştı ama bir sıkıntı vardı.

her yer harabelerden ibaretti.Yolu bulmak bu karanlıkta imkansızdı.Bunu hissettirmeden çok emin bir şekilde rastgele bir yöne gitmeye başladım.Biraz yürüdükten sonra bazı çatırtılar duyup durduk.

karanlığın arkasında gizli bir şey koşuşturuyor bizi izliyordu.

Kurt : Sende fark ettin değil mi ? Şimdi ne yapıcaz ?

Bizon : Sakin ol belki bizden biridir. Bize şaka yapıyordur.

Bu söylediğime ben bile inanmamıştım. Birden o karanlıkta saklanan gölge tam karşımıza geçmiş parlak kırmızı gözleriyle bize bakıyordu.Görüş mesafemize girmişti.Bu garip yaratıkta neyin nesiydi böyle . . .

 

5.bölüm : Kurdun Öfkesi

 

Dev gibi bir yaratıktı simsiyah kürkü ve ağızı`nın iki yanındaki boynuzlara bakarak bu bir yadan domuzu diyebiliridim. Ama goril`e benzeyen duruşu ve hareketleri bu benzerliği bozuyordu.Birden kollarını kaldırdı tam bize vurucak derken birşey oldu. Yaratık yerde yatıyordu üzerinde resmen filmlerde gördüğüm kurtadamlardan biri vardı.Hayal gördüğümü sandım.Hemen etrafa baktım ve kurda seslendim.Tüm bunlar yetmezmiş gibi birde kurdu bulamıyordum panik yaptım.Tam toparlancak iken birden duraksadım.Kurt kayıp. ortaya yeni yaratık çıktı.

bize saldıran canavarla kapışıyor.jeton sonunda düşmüştü bu kurtadam aslında bizim kurttu.Akılıma ilk gelen şekilde ona seslendim:

-Laaannn!! Kurt sen misin?

tam bana dönücekken yaban domuzu arkasından bir tane vurdu. Yaratık kurt`tan daha güçlü ve daha büyükdü.Kurt bunu avantaja çevirmek için yaratığın bacaklarına saldırdı.Kurt sanki bu gücü yıllardır kullanıyormuş gibiydi belkide boksör olduğu içindi bu şaşkındım yardımcı olmam lazımdı.Kurt gücünü ne kadar iyi kullansada yaratık güçlüydü aklıma o anda direk ayı kapanı geldi ve bunu kullanmak için gücümü kullandım. Yaratığın ayağına uzak bir yerde belirdi tuzak böyle bir şansızlık şimdi olmak zorunda mıydı? Kurt  tuzağı görünce yaratığı şaşırtmak için etrafında koşmaya başladı ve birden yüzüne pençe attı hemen ardından tuzağın oraya gitti yaratık çıkardığı sesi takip edip kapana bastı. ve yaratık sonunda yere yığıldı. kapanı hayal etmeyi bıraktım.Ancak bir gariplik vardı kapan hala duruyordu şuan önemli olan bu değil hemen kurdun yanına gittim.

O da yaralıydı ve sonunda eski haline döndü ve direk bayıldı onu zor tuttum.üzerinde yaralar vardı. Çok sevdiğim siyah hırkam bandaj olcakmış  diyerek. yırttım ve yaralarını olabildiğince sardım kalan kısmını üstüne serip.Yaratığın yanına gittim yaratığın bedeninden çıkan taş parlıyordu yaratık eski haline döndü yakından bakmak isterken taş bedenime girdi bunu şimdilik kendime saklamalıydım. Kurdu sırtıma aldım ve kaldığımız yere doğru ilerlemeye başladım.Bu sırada gün doğmaya başlamıştı.Sonunda kaldığımız yere varmıştım herkes içerde uyuyor birtek sincap uyanıktı. Beni görünce yanıma geldi.

Sincap : nerde kaldınız sizi merak ettik. biraz daha gecikseydiniz aramaya çıkıyorduk.

Bizon : yaratık saldırısına uğradık kurt olmasa ölüyorduk.hemen B.M. yi kaldır. kurt yaralı

Sincap : tamam sonra bana her şeyi anlatıcaksın.

Bizon : tamam.

B.M. uyku sersemi geldi biraz mırınkırın yaptı kurdun halini görünce hemen yanına gitti bir yandan gücüyle onu iyileştiriyor bir yandan beni azarlıyordu:

Lan bari ölseydiniz boşu boşuna bizi yoruyonuz oğlum bu adamın haline uçurum`dan mı attın?

Oturup her şeyi tane tane anlattım onlara kafaları iyice karışmıştı.Şimdilik üzerine konuşmama kararı alıp aracımıza bindik.Araç binmeyin artık bana dercesine sesler çıkarmıştı bir binince ama başka bir şansımız yoktu.artık yola çıkma vaktiydi.

 

6. Bölüm : Yolculuk

 

eskiden olsa yolumuz çok kısaydı ama bu durumda kim bilir ne kadar sürer

kamyon`un önüne ben ve Kemirik oturduk diğerleri ise kasadaydı arabayı çalıştırıp yola koyulduk.

Neredeyse tüm yollar harabeye dönmüştü.Olabildiğince büyük yollardan gitmeye çalışsakta bir yerden sonra yürümemiz gerekti.kemirik kamyon`u harabelerin arasına parkedip çalmamaları için ufak bir iki parçasını yanına aldı.yolda bir kaç sağ kalan insanla karşılaştık.Herkes düşman gözüyle bakıyordu onları durdurmam gerekti: 

beyler durun ben bir konuşmayı denicem merak etmeyin kendimi koruyabilirim.

koşarak öndeki gruba yetiştim ve seslendim:

Merhaba.(5-6 kişilik bir gruptu ancak orda benim ilgimi çek tek en arkada diğerleri yüzünden çok az gördüğüm kızdı.

gruptan biri kendini tanıttı: 

Merhaba ben Mehmethan sizdemi askeri üsse gidiyorsunuz.

Bizon: bende bizon memnun oldum ve evet hayatta kalanların orda olduğunu duydum.

Mehmethan : bizde istersen diğer arkadaşlarınada söyle yola beraber devam edelim biz buraları iyi biliriz.

aslında birlikte yolculuk fikrine hayır demem gerekiyordu ama o kız o an o kadar ilgi mi çekti ki  ayrıca böyle bir durumda bile insan kalmış bir kaç kişi iyi olurdu bende tamam dedim.

Bizimkileri çağırıp durumu anlattım bana pis pis baksalarda yola devam ettik.Herkes birbiriyle tanıştı. 

Yola devam ettik.Bu sırada mehmethan`ın yanına gittim ve ona fısıldadım:

Mehmet şu arkadaki kızın nesi var.Biz geldiğimizden beri tek bir kelime konuşmadı adını dahi söylemedi.

Mehmethan: onun adı idil. bu olaylardan ailesi ile birlikte kurtuldu.Sonrasaldırıya uğradılar bu felaket sadece normal insanları savaşa itmedi .Kötülerede yer açtı bir kaç suçlu ona ve ailesine saldırdı tek istedikleri ona tecavüz etmekti onunla orda tanıştık.elimdeki silahın son kurşununa kadar o adamlara sıktım şimdi kızı güvenli bir yere götürmeye çalışıyorum.

bu konuşmadan sonra kendimi kötü hissettim ve bizimkilerin yanına gittim.Kurt yaşadıklarımızı anlatıyordu:

Oğlum walla lan kurtadama dönüştüm canavar`a bir sağdan bir soldan koyuyorum görmeniz lazımdı.

Sincap: oğlum kurttun sonunda adam oldun.

B.M :kürtadama yol açın.

Kurt : bunu ben dönüştükten sonra desenize lan 

Bizon: tamam lan hadi hızlanın boş yapmayın.

böyle muhabbet ederken hava karardı.Önümüzü zor görmeye başladık bu durumda devam edemezdik mehmethan`a seslendim: 

Mehmet kamp kuralım böyle devam edemeyiz hem herkes yoruldu hemde göz gözü görmüyor daha fazla gidemeyiz.

Mehmethan : Haklısın.Buraya oturun fener ve ışık yapabilecek şeyleri olanlar çıkarsın ortaya koysun.

bir tane fener çıkmıştı onunda pili bile yoktu.bizde Kurda gece görüp göremediğini sorduk.

düşünüyordu birden gözünü kapadı bir süre sonra gözlerini açtı.Tırsmıştım gözleri kıpkırmızı olmuştu.

B.M. umursamazca kafasına vurdu ve dediki :

görüyon mu lan ? görmüyorsan kapa aç düzelir.

Kurt: vurma lan görüyorum.

Bizon: Tamam lan atarlanma. Git odun bul götümüz doncak yoksa.

kurt gitti herkes bir yere oturdu. bende tenha bir yere geçtim ve gücü mü denedim gücüm hakkında bilmediklerim vardı.bir kibrit hayal ettim ve mavi hafif saydam bir kibrit elime geldi kendimi daha çok zorlamaya başladığım gerçek bir kibrit olmuştu ve yok olmuyordu bu sırada kurtta gelmişti kim bilir ne kadardır bununla uğraşıyordum.

bir ateş yaktık.Hepimiz başına üşüştük ve mehmethan`la konuşmaya başladık:

Bizon: nöbet sırası yapmamız lazım geceleri ortalık daha tehlikeli.

Mehmethan : doğru söylüyorum bizim gruptan gönüllü var mı ilk nöbet için 

idil elini kaldırdı neden bunu yaptığı hakkında hiçbir fikrim yoktu .Onca şey yaşamıştı ama yinede ilk nöbete geçmek istedi.

Mehmethan:Tamam bizim grup`tan ilk nöbet idil`de sizden kim geçicek?

Bizon : Bizden ben geçiyorum tüm gece ben kalıcam.

bizimkiler başta itiraz etsede ikna edip nöbete geçmiştim.

7.bölüm : Kampa Saldırı

 

Başta mehmethan`ın bu kadar şey yaşamış bir kızı nöbete vermesi beni kızdırdı ama onun ile konuşmak istediğim için sonradan işime geldi.bunca felaket yaşanmamış olsaydı sanırım gördüğüm ilk yerde onunla tanışmak için her şeyi yapardım.Ama o tür şeyler için artık vakit yoktu yinede nöbet sırasında sıkılmamak için onunla konuşmayı denedim.Elimi uzatarak :

kişisel olarak hiç tanışmadık ben onur dedim.

Başta napıyor la bu der gibi baksada sonra elini uzattı ve sonunda konuştu: 

idil.

Lan sesi çok güzel diye düşünürken konuşma çabalarıma devam ettim.

Bizon : Ailene olanlara üzüldüm.Ama alışmaya çalışmalısın bizde sevdiklerimizi yitirdik.

Ama onlar için yaşamamız gerek.

Bana öfkeli gözlerle baktı.Her zamanki gibi her şeyi bok etmiştim sanırım.

İdil : kardeşim daha 4.sınıfa gidiyordu çok küçüktü.O ölmeyi hak etmedi! onun yerinde ben olmalıydım!

konuşamadım bağırmaya bir süre devam etti.Söylediklerini pek dinlemedim ona bakarken devreleri yakmışım.

Bizden yakınlardan bir çıtırtı geldi.Sessizce :

biri geliyor bizim çadırdan gergedan`ı kaldır dedim.

Tamam dercesine kafasını salladı.

Etrafa bakmaya başladım. Burada bir yerde birleri vardı ama neredeydi.

O sırada aklıma çadırda idil`ìn görebilecekleri geldi. Bizim hayvanlar kim bilir nasıl uyuyordu. Derken idil korkunç bir yüz ifadesi ile çadırdan çıktı hemen arkasından Gergedan geliyordu adam resmen ayakta uyuyordu.Sesler yaklaşıyordu gergedan`a  bakıp:

kalk lan ! Biz burada götümüzden soluyoruz adam uyuyor!

Gergedan :tamam lan ayaktayız işte.

bu sırada sesler yaklaşıyordu.

Bizon : Gergedan mızraklardan tekini kap olabildiğince sessiz halledicez. Bizimkiler uyanırsa çarşı karışır.

Tamam dercesine kafasını sallayıp bir mızrak kaptı ve duruş aldı.Öyle bir hali vardı ki sanki 100 yıldır mızrak kullanıyordu.gülmeye başladım.

Gergedan : Gülme lan! Hadi gidelim.

Bizon : idil sen çadıra gir biz 10 dakika`ya dönmezsek kaldır diğerlerini.

İdil :elinizde tek bir mızrak ne yapacaksınız saçmalamayın.

Gergedan : Orasını kafana takma. Bu zamana kadar hayatta kaldıysak. Gerisinide halledebiliriz.

Gergedan`ın yüzünde mal bir gülümseme vardı.Orada ne varsa onu öldüreceğimiz`den o kadar emindi ki mal.

idil gülümsedi çadıra girdi. biz Gergedan ile karşılıklı gülüyorduk.Sanki mevzu`ya değil eğlenmeye gidiyorduk.

sesin geldiği yöne gitmeye başladık.

8. bölüm : gergedan

Gergedan ile ilerlemeye devam ediyorduk ama ortalık çok karanlıktı tahminimce gece 2 yada 3 sularıydı. Gergedan seslerin sol taraftan geldiğini işaret etti ve gizlendi bende hemen gizlenip bekledim. sesler yaklaşıyordu ve bir ışık süzmesi görmeye başladık.Bunlar insandı gergedan tam yerinden çıkacaktı ki durmasını işaret ettim.İnsan olabilirlerdi ama düşmanca davranabilirlerdi.İyice yaklaştıklarında bunların ufak bir aile olduğunu ve aralarında yaşlılar ve çocuklar olduğunu gördüm. yavaşça ayağa kalkıp seslendim :

Merhaba! Merak etmeyin biz dostuz.

Aile korktu baba öne geçip feneri gözüme tuttu.Bu sinir bozucu şekilde gözümü yakıyordu sakin karşılamayı denedim:

Beni kör etmeden feneri biraz daha aşağı tutarsanız sevinirim. 

Adam isafa gelmiş olsa gerek fenerin ışığını yere tuttu.

Onlara bizimde bir grubumuzun olduğunu askeri üsse gittiğimiz anlattım orda güvende olacaklarını bizle gelmek isteyip istemediklerini sordum.Aile başta biraz olumsuz yaklaşsada kabul etti ve bizimle kampa geldiler. Gergedan birden sinirlendi ve bağırmaya başladı:

Boşuna mı kalktım lan ben uykumdan korkutup buraya getirdiniz şimdi boş boş duruyoruz gene!

adam boşu boşuna bize atar yapıyor insanlarıda korkutuyordu.Yanına gidip  solundan bir yumruk attım.

susmuştu ama bakışları öfke doluydu birden bir şey oldu ve karnımda bi acı hissettim bu basit bir acı değildi sanki ölüyordum.Sonrasında kendimden geçmişim hiçbir şey hatırlamıyorum.

 

9 . Bölüm : Ölü Taklidi?

Gözlerimi açtığımda Baş melek başımdaydı üzeri kan içindeydi.Bana her ne olduysa B.M. bunu düzeltmek için sınırlarını zorlamıştı.Oturduğu yerde bile dik duramıyor sallanıyordu.Ellerimle kendimi yukarı doğru itip doğruldum :

Hiişştt... Lan iyi misin ? yatanın benim değil senin olman gerekiyormuş şu haline bak.

Bir şeyler tersti bunu hissedebiliyordum ama söylemesi zordu.En iyisi beklemekti.

B.M. yarı baygın şekilde cevap verdi:

Tam iki gündür burada baygın ytatıyorsun seni düzeltmek tahminimden zor oldu.Hani kolay kolay lmezdin lan sen !

anlaşılan benim bu hale gelmem büyük panik yaratmıştı.Ortama biraz yumuşatmalıydım:

Ölmedik işte daha ne istiyon la bebe.

dedim ve sırıttım bundan hoşlanmamış olucak ki tip tip bakıp :

ben gidiyorum iki gecedir başındayım yola çıkmalıyız hazırlanıcam dedi.

Bizon : Yanıma gergedan`ı yolla.

B.M. bir süre bana istememem gereken bir şeymiş gibi baktı ve cevapladı.

B.M. : tamam.

Çadırdan çıktı bir süre sonra gergedan içeri girdi.Gözlerini benden kaçırıyor ve garip davranıyordu.

Bizon : Bir selam vermiyecek misin lan dedim ve sırıtmaya başladım.

Gergedan : daha iyi misin ? 

Bizon : yok öldüm ama belli etmiyorum oğlum görmüyor musun ? iyiyim işte.

Konuşmadı bu hareketleri biraz daha devam ettirirse kafayı yiyecektim.

Bizon : O gece ne oldu ?

cevap vermedi.

Bizon : Ne oldu oğlum söylesene beni delirtecek misin ?

Gergedan : Dışarı çıkalım gel görmen daha iyi olur.

Bizon : Ooo.. süpriz mi var ne var ? hadi gidelim bakalım. 

Dışarı çıktık Gergedan çok gergindi.Hala başım ağrıyordu dışarı çıktım gördüklerime inanamadım.Ormanda topu topu 20-30 tane ağaç kalmıştı.Koca koca ağaçların 5 tanesi yerle bir olmuştu.Burda neler olmuştu böyle aklım almıyordu.Gergerdan anlatmaya başladı:

O gece kızdığımda bana yumruk atmıştın kendimi kaybettim ve gücüm uyandı ve öfkemi sana kustum midene bir yumruk attım.Böyle olacağını bilmiyordum gerçekten.

Bizon : Uzatma işte anlat !

Gergedan : Tamam. gücüm süper güç söylemesi garipte olsa sanırım çok etkili.Sana yumruk attığımda ağaçlara doğru uçmaya başladın.Gücünüz kullanıp kalkan açmasaydın ölecektin.Özür dilerim.

Deli gibi kızmıştım.Beni neredeyse öldürüyormuş.Hiçbir şey söylemeden gittim.

Herkes hazırlanıyordu.Kafam yerinde değildi.Sakin bir yere gidip gücümle uğraşıyordum.Kimseye söylemesemde kalıcı eşyalarda yapabiliyordum bunun ile uğraşmak yapabileceğim en rahatlatıcı şeydi.

yazı-tura paralarını hep sevmişimdir bir değerleri yoktur ama kaderini belirleyebilir.Elimde bir tane olduğunu hayal ettim önce sanki elimde bir ışık tutuyormuşum gibi parladı ışık söndüğünde sefaf bir şekilde duruyordu elimde.Bu yeterli değildi kalıcı olmalıydı.Aklımdaki parayı tamamen elime yansıttım.Sonunda olmuştu.Bununla ne kadar zaman harcadım bilmiyorum ancak herkes toplanmış Kemirik yanıma gelmişti:

Bizon daha iyi misin? yola çıkmamız gerek artık.

Bizon : Merak etme ben iyiyim.

Kemirik : Hadi gidelim o zaman. 

Dedi ve sırtıma vurdu.Hepimiz toplandık ve yola çıkmaya hazırdık insanların o gece olanlar hakkında soru sormasını bekliyordum nasıl açıklayacağımı bilemiyordum ama kimse tek bir soru bile sormadan yola koyulduk anlaşılan B.M. bir açıklama yapmıştı.Bir süre yürüdük ve artık askeri üssü görüyorduk.Sapa sağlam duruyordu.parayı havaya atıp tutuyordum. onunla uğraşmak hoşuma gidiyordu.Birden arkamdan gelen ayak sesleri duymaya başladım.

 

10. Bölüm :  garip

Göz ucuyla önce bir baktım gelen kişi idil`idi başta umursamadım ve yürümeye devam ettim sonra yanıma yaklaştı.Onu görünce acaba o gün o neler hissetti diye düşündüm.Birden bana dönüp konuştu:

Sen daha iyi misin?

Bizon : Arkadaşlarım yaralanma durumuma alışık bana birşey olmaz merak etme.

Gülümseyip tekrar önüme döndüm.

Bizon : O gece olanları gördün mü ?

Birilerin olanları görüp görmediğini bilmeliydim.Şu anda  en iyi şıkkım oydu.

idil : evet.

birden yüzündeki ifade değişmişti.Kendimi kötü hissettim insanların bana canavar gibi bakması artık beni rahatsız etmemeliydi ama etmişti.Felaket`ten öncede böyle bakışlar görmüştü ilkokul öğretmenlerim,küçük çocuklar, ön yargılı insanlar.Fazla büyük ve hakkını savunan biriysen bu bakışlara alışmak en iyisiydi.

Ancak onun öyle bakması beni rahatsız etti.

Bizon : Benden korkuyor musun ?

idil : bilmiyorum.

Bizon :  o zaman sen bu kararı verene kadar seni rahatsız etmesem iyi olucak.

sözümü tam bitirdim.askeri üsden bir ses geldi :

Ellerinizi başınızın üzerine koyarak yavaşca kapıya doğru ilerle!

herkes ellerini kaldırdı.bense paramla oynamaya devam ediyordum.

Bizon: Ellerimiz kaldırınca ne olucak üzerimizde silah var gibi mi duruyor ?

sert bir ses ile cevap verdi:

Aslında silahı olan taraf ben olduğum için elinizi başınızın üstüne koyucaksınız.

bu adamı görmesemde hiç sevmemiştim ellerimi kaldırdım kapıdan bir grup asker çıktı üzerimizi aramaya başladı.Mızraklarımızı aldı sonra sıra mehmethan`a geldi.Adam resmen ayaklı cephanelik gibiydi.2 tane tabanca bir adet küçük makinalı tüfek ve bolca mermi çıktı adamdan.Hepimiz şaşkın bir biçimde ona bakıyordu.

Mehmethan : ne var lan babamın silahlarını yanıma almam iyi olur sanmıştım!

herkes şaşkınlığını sürdürürken ben gülmüştüm.İçeri alındık ancak silahlarımız onlarda kaldı.

içerisi kalabalıktı herkes bulduğu yere yatıyor kimse tartışmıyordu.En azından benim şuana kadar gördüğüm buydu.

11. Bölüm : Keşif

bize kalacağımız yeri gösterdiler ufak koğuştu bizim sürü idil`in grubu ve yolda karşılaştığımız aile aynı yerde kalıyorduk.Etrafı görmeliydik B.M. buraya ilk gelen emekli albay ile etrafı gezmeye gitti.Aslında ben gitmeliydim ancak o herife tav olduğum için bana güvenmeme kararı alındı sanırım.Bizde eşyalarımızı yerleştirip etrafa bakındık geniş bir yemekhane ve burada ki herkesin sığabileceği bir panik odası vardı.Eski bir askeri üste olabileceğinden fazlası vardı.Ayrıca burada hiçbir şeye zarar gelmemişti.Ya bir sorun vardı ya da çok fazla dizi izlemiştim. B.M. albay olan gezisinden dönünce hep beraber yemekhane`ye gittik.Her zaman ki gibi sürü psikolojisi tenha bir yere hep beraber kurulduk.Hayvan gibi yemeğe yumulduktan sonra konuşmaya başladık.B.M. albay`dan duyduklarını anlattı.Albay emeklilik ten önce bu askeri üssü yönetiyormuş.Adam yaklaşık 55 yaşlarında ailesini iç savaş sırasında kaybetmiş kimseye güvenmeyen bir adam.Soğuk kanlı bir adam kısaca bize göre bir yer değildi burası.Kısa bir tartışma sonrasında karar aldık ilk fırsatta buradan çıkacaktık.Kemirgen ve Sincap bize gidecek güvenli bir yer bulucaktı.Gece koğuşumuza geçtik herkes çoktan yatmıştı kendi yatağıma geçip günlük yazmaya başladım bir çatırtı çıkınca günlüğümü çantaya geri sokup sesin geldiği yöne baktım.Bu idildi ne yapıcağımı ne düşünmem gerektiğini bile bilemedim yaklaşıp fısıldadı : 

Sende mi uyuyamadın?

Aslında uykusuzluktan ölüyordum.Yaşanan onca şeyden sonra güzel bir uyku istiyordum ama günlük tutmak gibi bir alışkanlığım olduğu için yatmadan uyuyamazdan yani en azından düşüncem buydu.

Bizon : Evet.Nedense içimde kötü bir his var.

İdil : Biraz dışarı çıkmak istiyorum benimle gelir misin ? nedense dışarı tek başıma çıkarsam başıma bir şey gelecekmiş gibi hissediyorum.

Korktuğu gözlerinden belliydi ama uyku güzel bir yatak beni bekliyordu.İçimden uyumak geliyordu ama cevabım tamam olmuştu.Ona hayır demek içimden gelmiyordu.Dışarı çıktık nedense garip yerlerin ilgimi çekmesi gibi garip bir huyum var.Kaldığımız koğuşun çatısına çıkan bir merdiven fark ettim : 

Gel yukarı çıkalım hem göze batmayız hemde hava çok güzel biraz rahatlarız.

İdil : saçmalama durduk yere ya bizi kovarlarsa.

Bizon : Hadi ya ne olacak kim bizi kovabilir.

başta çok mırın kırın etsede  kabul etti. çatıya çıktık sağlam bir malzemeden yapılmış olsa gerek bizi taşıdı etraf nerdeyse hiç ışık olmadığı için yıldızlar çok net gözüküyordu.Lan ne kadar şanslıysam artık romantik bir ortam bile oluşmuştu ama onu sevemezdim.Bunu içimde tutmak yerine ona söyledim : 

İdil sana karşı bir şeyler hissediyorum ama böyle bir zamanda hislerimi sana açamam  eğer işler ciddileşir ve seni kaybedersem deliririm

İdil ebirden bir şey oldu ve gitti neden bilmiyorum ama sanırım bana kızdı.

Ertesi sabah albay herkesi topladı yanında burda daha önce görmediğim insanlar vardı. Silahlı insanlar Albay bir konuşma yaptı :

Meteor olayı sadece türkiye değil bir çok ülkede yaşandı ölümler bitmiyor bu olayı çözsek bile savaş çıktı meteor `a dokunan çok yaklaşan veya meteor yeri bilenler lütfen bu arkadaşlarla görüşsün.Eğer bu tür bilgiler veren 20 kişi çıkmazsa bütün yiyeceğimiz ordu ya götürülücek.

 12. Bölüm : Ergen Askerlik

 

Verilen bir haftanın neredeyse sonuna gelmişti ve hala sadece 17 kişi onlarla gitmeyi kabul etmişti. Gece yarısı sürü olarak topladık ve tartışmaya başladık :

Gergedan: Beyler bence blöf yapıyolar. Konuşmamalıyız.

Sincap: Ama eğer blöf yapmıyorlarsa bizim yüzümüzden bunca insan zor duruma düşmüş olur.

B.M.: Beyler bence aramızda kura çekip 3 kişi belirliyelim ve onlarla gitmeyi kabul etsin.

Sonra hepimiz kabul ettik. Kura için ikişer kişilik gruplara bölündük ve yazı tura attık. Ben ve Gergedan, B.M. ile Kurt, Sincap ile Kemirik eşleşmişti. Gergedan ile ben parayı ilk atan grup bizdik. Taşın verdiği güçle yarattığım parayı kullanarak hile yapıp yenildim. Diğer eşleşmelerde ise B.M. ve Sincap kaybedenlerdi. Bu asker olayı aynı zamanda bizim için bir avantajdı da. Oraya gidip istikbarat toplayabilirdik. Bu konu kapandığında onlara anlatmam gereken bir şey vardı ve konuşmaya başladım: 

Bizon: Beyler kura olayından önce söyleyecektim ancak beni kuradan çıkarma olasılığınızı düşünerek söylmedim. Bir kaç gündür İdil'le aramda bir şey var. Ancak bu gitmeme mani değil beni merak etmeyin. 

Kurt: Sevdiğin kızı bırakıp gitmek yakışır mı lan sana ?

Bizon: Burda durup ölümüne neden olucağıma gidip onu kurtarırım ve geri dönerim daha iyi.

Kemirik: Beyler hazır sırlar ortaya çıkıyorken bende bir şey söyliyicem teknolojik aletlerle garip bir bağım var. Bu sırada telefonunu çıkardı ve bütün baz istasyonları yıkılmıştı ancak onun elindeki telefon çalışıyor bu bile imkansızken birde telefonu çekiyordu. Bunu çalıştırmak için 2 saatimi harcadım ve telefonumu hiç dokunmadan sadece zihin gücümle yaptım. Sabah erken saate B.M. , Sincap ve ben gidip askerlerle konuştuk bize toplanmamız için toplam yarım saat müddet verdiler B.M'lere eşyalarımı toplamalarını bende o sırada İdil'le konuşacağımı söyledim. Kafalarını sallayıp işe koyuldular. Koğuşun çatısına çıkıp İdil'in yanına oturdum.Bizon : İdil bu cehennem seneryosu daha ne kadar devam edicek bilmiyorum ama bunu durdurmak için gitmem gerek.

İdil : Ne saçmalıyorsun ?

Bizon : gelen askerler ile birlikte gidicem yiyecekler biterse bunca insan ölür.Bizden başkada böyle bir işe girecek kimse yok.

İdil : Yemekleri almaları umrumda değil gitme ailem in hemen ardından birde seni kaybedemem. 

Bizon : bana kolay kolay birşey olmaz merak etme.En kısa zamanda geri döneceğim sen sadece beni bekle.Bizimkiler ile iletişim halinde olacağız size ulaştığımda senle hep konuşucaz söz veriyorum şimdi gitmeliyim.

Gözleri dolmuştu ona böyle bir şey yaptığım için kendimden nefret etmiştim bir an.Ama bu bir oyunda fasulye olmak gibiydi dostların gitmeye hazırken senin gidememen istisna olman bu güçsüzlüktü.Kendime yakıştıramazdım.Aşşağıda B.M. ve Sincap ile buluşup askeri helikoptere bindik.

 

                                                13.Bölüm : İlk Gün

Böyle şans olmaz olsun ki B.M. ve Sincap`ın yükseklik korkusu vardı.Bu salakların arasına oturmak benim şansızlığımdı. ikiside resmen sıka sıka kolumu morartmışlardı bir an kangren olucam sandım.Neyse ki helikopter alçalmaya başladı.Resmen bir çeşit karantina bölgesine iniş yapmıştık.Çok güzel bir manzaraydı.Kemiriğin bulabildiği malzemeler ile hazırladığı bir telsiz vardı yanımızda.Ulaşım için tek umudumuz oydu helikopter tamamen inince biz ve birkaç kişi daha helikopterden indik.kollarımı neredeyse hissetmiyordum Askerlerden biri geldi hepimizi ite kaka sıraya soktu ve bağırdı:

Bundan sonra özgür iradeniz üst`lerinizin size verdiği kadar var.Artık siz ordu`nun bir malısınız.Diğerlerini korumak sizin işiniz siz artık bir kalkansınız.

Bu arada safın bir birden lafını böldü : 

Ama hala haklarımız devam ediyor böyle bir yetkiniz yok.

Asker sinirlendi ancak soğukkanlı yinede soğukkanlı davranıyordu: 

+Öne çık asker!

Bir adım öne çıktı.hazır ola geçti.

+Adın ne asker!

-Sinan Karakaş emir ve görüşlerinize hazırdır efendim.

+Asker az önce Dediklerime karşıma çıktın !

-Evet efendim.

sinan lafını tamamladığı gibi sinan`a bir kafa attı ve yerde tekmeledi :

Siz busunuz eğer lafımı dinlemek istemeyen başka biri varsa bunu bilmek isterim!

bu sırada sincap beni dürttü:

 hadi taş kağıt makas kaybeden itiraz eder.

aynı anda başladık :

Taş ,Kağıt,Makas.

Yenmiştim Sincap bir adım öne çıktı: 

Bende itiraz ediyorum dövüşmeyi bilmeyen adamlardan emir almam.

+Demek oyun istiyorsun Adın ne asker.

Sincap hala eğlencesine bakıyordu:

Niye nüfusunamı geçiriceksin.

+Seni öyle bir hale sokacağım ki bir ay kamış ile besleniceksin.

 Sincap gülümsedi :

bizon şimdi asker bey kardeşimiz ölücek iyi izle.

gülmeye başladım.Adam soldan baldırına bir tekme attı can kaval kemiği ile tekmesini geri itti ve gard aldılar.sağ ve soldan tekme savurup duruyordu bir baldırına bir karaciğerine Sincap hızlıca savunuyordu sincap birden sağ kroşe sol aparkat ve alçak bir tekme yolladı. kroşe dışındakiler savurdu ancak sersemledi gittikçe hızlanıyorlardı hemde ikiside.Bu hızlanma insan üstü bir düzeye çıktı.Sincap bile bunu zor kaldırıyordu burnu kanamaya başlamıştı taşın gücünü zorluyordu. Bayılması fazla zaman almazdı.Bu sırada asker ilgimi çekti bu adam sincaba ayak uyduruyordu ama burnu kanamıyordu.Bu herif neyin nesiydi lan. 

14. Bölüm : Tanıtım

Sincap güçsüz düştü.Neredeyse bayılıcaktı birşey yapmam lazımdı. aklıma ilk gelen şey parmaklıktı.Bu sefer bayılmassam iyi olur diyerek işe koyuldum ve hay etmeye başladım artık bu duruma alışmıştım.Kendimi eli gidi hissediyordum.her zaman ki o göz alıcı ışık geldi.bir iki eklemem ile parmaklıkların ortasındaydı.

Bizon : Bizden birine saldıramazsın. Burada gücün sende olduğunu sanabilirsin belki de öyle ama dostlarıma dokunamazsın!

Asker : Güzel güçmüş gücün ne oksijen i maddeleştiriyor musun? yada hayali gerçeklik ? ama kırılgan bir gücün var.

Ellerini parmaklıklarıma koyup titretmeye başladı bu sanki kafamda bir matkap çalışıyormuş gibi bir histi.

parmaklıkları yoketmek zorunda kaldim.

Asker : Gördün mü evlat ? daha öğreniceklerin var.

gerine gerine yüründü ama yedek planım vardı.O kadar salak değildim adamında benim gibi taş gücü vardı ve kesinlikle benden güçlüydü.

Bizon : Yerinde olsam bir adım daha atmazdım.

bir adım ilerisine bir mayın koymuştu ve hemen ardındada kurşun geçirmez cam vardı.Ama sıkıntı şuydu yaklaşık en fazla 1 dakika gücümü bu şekilde zorlayabilirdim ve kurduğum mayın patlayamazdı çünkü hayatımda hiç mayın içi görmemiştim bu da içini yaratmama engel oldu.Kısacası blöf yapıyordum ama anlaşılması imkansızdı.

Asker : neden ? yoksa vurur musun ? 

ve son adımıda attı.

Bizon : hayır sandığından zekiyim ayağının altına bak bu normal bir mayından fazlası bu benim hayali mayınım patlama hasarı bir bina`yı yerle bir edecek kadar yüksek.

Asker : ne yapıcaksın burdaki herkesi beni öldürmek için havaya mı uçurucaksın? 

Bizon : aslında o kadar basit değil mayın`ın biraz ilerisine kurşun geçirmez bir cam yaptım.

Asker şaşkın bir yüz ifadesi takınmıştı.Derken omzumda bir el hissettim :

O askeri bırak evlat çalışmayan bir mayınla onu öldüremezsin ve bu durumu çok fazla sürdüremezsin.

Bizon : hala kurşun geçirmez camım var onu ezebilirim.

Arkama dönüp baktım şakakların beyazları olsada genç gösteren bir adamdı.İri kıyım biriydi yaşına göre çok kaslıydı. 

adam cevapladı :

Eğer en iyi askerimi öldürürsen dostlarında onla ölür içeriye bak bir istersen.hemen geri dönüp bir baktım bu blöf bile olsa dostlarım söz konusuydu.Döndüğümde B.M. de Sincap da içerideydi.arkamı tam dönerken bende kendimi içeride buldum.

yaşlı adam konuşmaya başladı : 

Güçleri olan bir tek sizler değilsiniz dünya nın her yerinde böyle insanlar dolu. Biz sizlere güçlerinizi kullanmayı öğretmek ve bunu kullanarak ülkenizi savunabilmenizi sağlamak için burdayız güçlerini tam olarak öğrenen herkes bir operasyon a katılıp burdan ayrılma izinine sahip olucak.Ülkeniz için bir şey yapmak istemiyorsanız gidebilirsiniz. Kimse teklifi kabul etmeye yeltenmedi.Bu gördüğünüz güç savaşıda size tanıtım olsun taşları gücü böyle birşey diyip birden gözden kayboldu.

Asker herkese kalacağı yerleri gösterdi ben hariç bana boş bir arazide kurulu bir tulum vemişti.

Lanet herif resmen bana kin tutmuştu.Herkese yetecek kadar kalıcak her varken bana boş bir arazide bir uyku tulumu vermişti.Lanet olsun ki B.M. ne olursa olsun boyun eğmem için söz verdirtmişti.

15.Bölüm : Eğitim

sabah`ın beşinde yüzüme vuran yarım güneş yüzünden uyanmak zorunda kaldım zaten beni kaldırmak için yaklaşan askerde uykumun yeterli olduğunun kanıtı olmuştu.Ayağa kalktım askere seslendim :

Günaydın ! Midem kazınıyor yemeğimi nerede yiyeceğim ? 

asker biraz yaklaştıktan sonra cevapladı :

Üzgünüm yemek saat sabah 04:00 da başlar 15 dakika sonra biter yemeği kaçırdınız öğlen yemeğine kadar kimseye yemek verilmeyecek.

Bizon : ne saçmalıyorsun lan sen ?!

Asker : Üzgünüm efendim emirlere itaat etmezseniz düşman gözü ile görüleceksiniz ve sizi vurmak zorunda kalıcam o yüzden lütfen sakin olun.

Resmen buradan gitmem için beni olabildiğince zorluyorlardı.Delirmiştim herifin gırtlağına sarılmamak için kendimi zor tutuyordum.

Asker : Bundan sonra eğitiminden ben sorumluyum eğer yeterince ilerleyebilirsen eğitimini kurucu devralıcak.Şimdi gidelim sana özel bir eğitim alanı hazırlandı bile.Şimdi beni takip et.

Aç uykulu ve yorgundum birde bu herifi çekiyordum böyle boktan bir işin içine nasıl düşmüş olabilirdim ki.Diğerleri neredeydi acaba onların durumu daha iyidir umarım.ben böyle boş boş düşünürken bir binanın önüne geldik.Ufak bir okul kadardı neredeyse.

Asker : sen ve diğer tüm taş gücü sahipleri burada eğitim görüceksiniz farklı farklı sınıflarda kişisel dersler.

Bizon : iyide burası çok küçük bir bina.

Asker : Çok emin konuşuyorsun takip et beni.

kafamı sallayarak onayladım ve peşine düştüm. 

16.Bölüm : Eğitim bitsede gitsek 

İçeri girdik . Gözlerime inanamamıştım kendimi bir doctor who `da gibi hissettim dışardan sadece ufak bir binaydı ama içerisi  çok büyük bir yerdi sadece giriş kısmı bina kadardı.içeri girdik

Asker:  arkadaşların burada önce onlar izle istersen iyiler mi merak ediyorsundur.

Sincap için bir çeşit bayrak kapmaca oda hazırlanmış taş gücüne sahip 3 kişi den bayrağı çalması gerekiyordu.Biriyle dövüşürken burnuna yumruk atıp tekrar kapandı adam onda daha iyi bir dövüşçüydü

can tekrar açılıp burnuna  vurdu ve kapanmadan adam ona aparkat atıp bayılttı. yanına gidip kaldırdılar ve eğitime devam ettiler sonra B.M. bakmaya gittik o ise her türlü uzun menzilli silah kullanmayı öğreniyordu.Ordanda revire gidicekti anlaşılan B.M. hastaların hayalindeki güzel hemşire yok etmeye gidiyordu.

askere dödüm :Sanırım sıra benim eğitimimi öğrenmeye geldi.

Asker : galiba öyle o zaman başlayalım mı ?

Bizon : Tamam.

Asker :artık eğitmeninim eski nezaket yok emir sistemi geçerli evlat! şimdi beni takip et asker

Bizon : emredersiniz efendim ! 

o an  öyle bir konuşma şekli vardı ki büyülenmiştim.İlginçtir kafam yerine geldiğinde benim eğitim yerime çoktan gelmiştik.O günü asla unutmicam hiç bu kadar yorulmamıştım üzerime bir sürü ağırlık bağladı ve beni tüm gün koşturdu şınav çektirdi mekik çektirdi.Birde yetmezmiş gibi o halde onunlar dövüştük dayak yedim .Pes etmedim denedi şansımı denedim durmadan.Eğitimin bitmesini sabırsızlık ile bekliyordum gidip idil ile konuşmak istiyordum.Sonunda  bitmişti.Gidip B.M. den telsizi aldım ve tulumuma gittim. Sesi çok kesiliyordu o yüzden kısa konuşmak zorunda kalmıştık.ertesi sabah kahvaltı ya son dakika yetişip bulduğum her şeyi yedim hemen ardından gücümü daha rahat kullanmam için yaratabileceğim silah ve patlayıcıların tasarımını öğrettiler ve üzerinde çalıştım. Deli gibi zorluyolardı beni geceleri kalan bir parça gücüm ile uyku tulumumun olduğu yere birşeyler inşaa etmek için malzemeler yaratıyordum.

      16. Bölüm : Son Gün Görev

Zaman çok hızlı akıp geçmişti askerde. Başta hergün bir ömür gibi gelilyordu ama 2 ay sonunda bitmişti.

Artık sadece kurucu dan emir alıyorduk oradaki en üst seviye 3 askerdik.Sanırım bu bizi biraz değiştirmişti.

Kurucu bugün onun ile bir göreve çıkacağımızı sonra serbest olduğumuzu söyledi.Hepimiz hazırdık gücümüzü geliştirmek için girdiğimiz dersler dışında taş hakkındada bilgi almıştık.Güç sahibi kişi ne kadar çok taş toplarsa gücü o kadar artar.Kişi`nin gücü yoksa taş onu ya öldürür ya da güç verir.Bu taşın seçimidir.Taş en güçsüz anındaki isteğini uyandırır ve güç senin zor durumunda ortaya çıkar.Taş seni içten içe öldürür sana zarar verir.Bunlar bize öğretilen en temel bilgilerdi.Görev için gerekli malzemeler bize verilmişti. Hazırlanmaya başladık Sincap ta B.M. de çok değişmislerdi. güçlendiklerini rahat bir şekilde anlayabiliyordum.Helikopter ile görev yerine vardık.Burdan sonrası hakkında konuşmak istemiyorum.

Sanırım orası cehennemdi.Döndüğümüzde kurucudan bir ricada bulunup bizimkiler için bir kaç hediye aldım.Bazı eşyaları almama izin vermeyince çalmış olabilirim ama o eşya yı ondan çok istersen çalmak suç değildir bu da yeni hayatın kanunu sanırım.Sırtımızda birer tane yolculuk çantası ile evimiz dediğimiz o üsse dönüyorduk.sincap süper hızını kullanarak önce çantaları sonra B.M `yi en sonda beni evimize götürdü. şaka olsun diye ona 5 lira uzattım.

Sincap : kanka komidi nin üstüne bıraksaydın dedi. ve sincap gülüşünü attı. 

sanırım bazı şeyler hiç değişmiyor.O büyük kapı`nın önündeydik içeri girmek için heyecanlanıyordum ama aynı zamanda korkuyordum. çantamı sırtıma takıp kapının önüne geçtim. 

Bizon : Kapı`yı açıyor musunuz polis mi çağıralim gergedan!

biz orada yokken çok şey değişmişti kontrol bizim kemirik ve gergedan a geçmiş albay gitmişti. 

Şanslı adamlardık anlaşılan.Kapının üzerinden bir ses geldi : Bizonn......

bu  idilidi manyak kendi surdan atmış  ulan deli deli yi görünce sopasını saklamış.

gücümüde kullanarak hemen zıpladım onu tutmak için: İdil!

bunu orada hiç çaktırmadım ama az kalsın idil i yakalayamıyordum.

İdil : seni çok özledimm...

bunu söylerken söylemesi ne kadar garip gelsede havadaydık.

Bizon : bende seni özledim.

Neden bilmiyorum idil ile aynı heyecan`ı paylaşamıyordum oysa ki onu o kadar çok özlemiştim ki söyleyecek bir şeyim yoktu askerde yaşadıklarımız yeterince kötüydü.Size o gün olan daha kötü olan bir şeyi söyliyim idil in hemen arkasından bizim manyaklarda atladı.Ulan işimiz gücümüz yok havadan yağan insanları tuttuk.

Sincap : Ulan ne kadar çok film izliyorsunuz atlamasanıza.

tam gergedan da atlıyordu . bunu duyunca vazgeçti adam 

Hepimiz durduk yere gülmeye başladık.İçeri girdiğimizde sanki hiç gitmemiş gibiydik her şey ilk günkü gibi davranıyorduk ama hepimiz bunun bir oyun olduğunu biliyorduk.Kendimi bir filmin içinde gibi hissediyordum.hepimiz açtık o yüzden akşam yemeğine oturduk.yemeğimiz bitince konuşmaya başladık.

Sincap : Sonunda burayı da ele geçirdiniz demek.

Garip bir sessizlik oldu.

Kemirik : aslında olanlar bildiğiniz gibi değil albay intahar etti.Birçok kişi burayı terk etti.

B.M. : nasıl lan neden oğlum

Gergedan : telsiz den gelen bir mesaj geldi. Eğer doğruysa buraya saldırı düzenlenecek 3 günümüz kaldı telsize göre.

Sincap : O zaman toparlanıcaz yarın gidiyoruz.Beyler sanırım başka şansımız yok.

Kurt : Ne kaçıcaz lan ! erke adam kaçar mı oğlum ben kaçmıyorum siz gidin lan.

Bizon : Bir sakin olun lan ! Gidiyoruz buradan nereye ve nasıl olduğunu sabah görürsünüz şimdi ben gidiyorum rahatsız etmeyin hır çıkar.

17.Bölüm : Usp

 

Tüm gece düşünmüştüm herkesi ayaklandırdım saldırı gerçek olsada olmasada onları bir yere götürmek zorundaydım.O görevde bize böyle bir saldırı yaptırmışlardı o geceyi asla unutmayacağım.Bize anlatılan oranın Askeri üs olduğu ve bize saldırmak için adam topladıklarıydı ama  oranın durumuda burası gibiydi içeride sadece korumasız siviller vardı.Geri döndüğümüzde oraya ait çekilmiş gerçek görüntüleri görünce şoka girmiştik biz birer kahraman değil katildik.Hayatımda ilk defa suskunluğa gömülmüştüm ne bir şey düşünebiliyor nede konuşabiliyordum dışardakiler bizi kahraman sanıyordu.Ama biz sadece birer katildik.Bunu hiç kimseye anlatamadım o günün yazdığı günlük sayfasını bile yakmıştım ama.Kendine yalan  söylediğinde günahların yok olmuyor.Bunları düşünürken aklıma bir fikir gelmişti.Kurucu nun elindeki tüm bilgileri bir usp ye atmıştık ve gömmüştük. Belkide onu almalı ve bu adamların p

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
Dikkat!
- Türkçe imla kurallarına uyarak, ingilizce kelime kullanmadan mesajınızı yazınız.
- Unutmayın ki o kadar emeğe karşın "bir kuru teşekkür serinin emektarlarını mutlu eder." Teşekkür etmek hayattan bir şey kaybettirmez. Maddi ve manevi bir zarara da uğratmaz.
- Bir "Teşekkürler" kelimesini bile yazamayıp, "random harflerle", "hmm", "ok", "tşk", büyük harfllerle" v.b. şekilde yorum atmak, açıklamada bulunan teşekkür yazısını kopyalamak yasaktır ve uyarılmaksızın sistem tarafından hesap kalıcı olarak askıya alınır.

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • ..

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

.

logo.png.c9c7979e5a58750c2eb2f340594d083

AniSekai Fansub | Türkçe Fansub, Türkçe Anime & Manga & Kore & Japon Dizi & Film Çeviri ve İzleme, Anime/J-Pop/k-Pop/Kore Radyo, Uzakdoğu Anime Manga Haberleri ve Oyun Dünyasına Dair Herşey

Bizi Takip Edin.

×