Jump to content
Benli11 / Sessiz İnsan

The Experimental Log of the Crazy Lich ve İlk 2 Bölüm -İPTAL-

Öne Çıkarılan Mesaj

The Experimental Log of the Crazy Lich

 

 

Tür:

Aksiyon, Macera, Komedi, Drama, Fantazi, Romantik(pek geçerli oldunu sanmıyom), Trajedi, Reancarnasyon, Çin yapımı :D

 

Yazar: Angry Squirrel (

愤怒的松鼠)

 

 

 

Durum: 836 bölüm (Bitti)

Raws

 

 

 

 

 

 

 


 

Tanıtım:

 

 

 

Bu çılgın bir Lich'in hikayesi, içsel oyun sistemine sahip, dünyaya felaket getiren.

 

 

 

 

 

"Günlük görevlere bak....  Lanet  ikisinden birini seçmeye yine.

 

 

 

Otuz bin kişiden fazla nüfusa sahip bir şehri yok et, ödül onbin Kötülük puanı.

 

 

 

Üç çocuktan lolipop çal, Ödül bir kötülük puanı.

 

 

 

İkisinden biri yapılmazsa iki puan düşülür.

 

 

 

"Tsh! Sen beni aptalmı sanıyosun? Eğer ben gerçekten bir şehri yok edersem bir tabur epik sınıf Kutsal Şovalye beni avlar. O zaman eğer puanları kazansam bile, orda benim o paunları harcamak için ömür kalmamış olacak.                    Sanırımki itatkar bir şekilde lolipop hırsızı olmaya başlayalım."

 

 

 

 

 

Dile düşmüş bir lick olmaktan bıktım. Kim demiş Lichler iyi biri olamaz diye ? Ben kesinlikle bu lanet sistemi karşı çıkmanın yolunu bulacağin ve  onurlu ve dürüst  İyi birisi olacağim.

 

 

 

 

 

Çeviri Novel bölümlerinin acayip uzun olması, kurulan cümlelerin çeviri zorluğundan ve okuyucu kitlesinin düşük olmasından dolayı DURDURMUŞTUR!

Önemli Not: Novelin İçinde cinsel dokundurmalar ve bir miktal cinselliğe dair konusmalar var.

Benim ingilizcemin iyi olduğu söylenemez ve bu Novelin zaman zaman öyle güzel cümle kurma şekli varki destanlara layık. Yanlış çeviriler olma olasılığı var. Zaten 3 sene önce üni versteye girerken lys de türkçede 10 netim vardı bir diyer diyişle bol bol yazım hatası ve devrim cümle ilede karsılasacak sınız

 

 

[spoiler=Bölüm_1]Ben Gerçekten İyi Biriyim

 

"Ben iyi biriyim"

 

 

Herkez benim  iyi biri olduğumu biliyor ve yasalara bağlı bi vatandasım ama buna rağmen neden benim önümdeki kamu güvenlik görevlisi beni taciz etmeye son vermiyor.

 

 

"Yasalara bağlı bir Liu Huang dağı sehri yerlisi olarak vergilerimi zamanında öder ve gayretle çalışırım.

İşyerimde gayretli bir çalısanım. Bu çevrede, iyi bir komşu ve arkadaşım. hatta hırslı bir hayvan dostuyum!

Bu madalyalara bakın, benim Ah Bao'm Evcil süperstar topluluğu yarısmasında birincli oldu!"

 

 

Duvarda asılı olan madalya ve kurdele benim geçmiş şanımın kanıtı.Madalyaya şu kelimeler oyulu "7. yıllık Liu Huang Dağı Şehri Evcil Süperstar Topluluğu Yarısması Şampiyonu" "Bizim canlı ve sevimli Ah Bao'muzun sonsuza kadar sağlıklı kalması için dua edelim"

 

 

Aynı zamanda benim gurul duydum Ah Bao duvarın dibinde yemeğinin keyfini çıkarıyor.

 

 

Nedense ne kadar anlatırsam anlatıyım, önümdeki Dark Elf Kamu Güvenlik Görevlisi sanki benim yalan söyledimden emin olmuşcasına sadece sessizce bana dik dik bakıyor.

 

 

"Evcil hayvan ? Ay Bao ? Kasteddin bu korkunç yaratık mı ! O bizim senin hakkında şikayet almamızın nedenlerinden biri. Lop ailesi senin evcil hayvanın oğularına saldırdından şikayetçi."

 

 

Madalyanın altında benim Ah Bao'm salyasını akıtarak çoşkuyla bir kemiği yalıyor. Sahibinin ona baktını farkedince ona dönüp, bana dönüp gülümsüyo. Ne sevimli bi hayvan.

 

 

"lop ailesi ? Kim onlar ? Ben hafızamda gerçekden onlarla ilgili birşey yok."

 

 

Kötüleşen hafızamı yenilemek için Keşif Büyüsü kulansammı kulanmasammı diye tereddüt ederken, Dark Elf Kamu Güvenlik Görevlisi benim hafızamdaki boşluğu fark etmişgibi anieden soğuk birşekilde gülümser.

 

 

"... Sözlerinden gerçeklik eksiği oldunu düşünmüyormusun ? Nihayetinde, onun oğlunun kaval kemiği hala yetiştirdiğin yaratığın ağzında. "

 

 

"Aa sen bitişikteki iskelet asker ailesinden bahsediyorsun. Onların ailesi Ah Bao ile oynamaktan hoşlanıyor gibi görünüyor. Ne nazik kişiler onlar."

 

 

Ah Bao'ya doğru uçup, kaval kemini ağzından almaya çalıyorum ama boşuna.

 

 

Sinirle elimi kaldırıyorum ve bu sersem köpeğin kafasını sertçe tıklıyorum.

 

 

"Bırak, bırak, seni aptal. Eğer barınağa kapatılmak istemiyorsan bırak!"

 

 

Ne itatkar bi köpek. Bu konuda ne kadar inatçı oldumu görünce, sızlanarak ve acınası bir bakışla hazinesinden vazgeçiyor.

 

 

"Endişelenme Ah Bao. Bu cadaloz peşimi bıraktıktan sonra bir yıl boyunca tüm Lop Ailesinin seninle oynamasını sağlıcam." ona sessiz bir şekilde söz verdim.

 

 

Bu kaval kemiği suçun kanıtı olarak geçtiğinden, ona suçsuzlummu ispatlamak zor olacak. Kamu güvenlik personeline yalakalık etmek için zorla da olsa gülümsüyorum.

 

 

"Bir yanlıs anlasılma, bu sadece bir yanlıs anlasılma. Ah Bao sadece çok tutkulu. O aynı yamanda yeni arkadaşlar edinmeye bayılır ve aylırık zamanı geldinde herzaman gönülsüzdür. Arkadaşından hatıra almak normal deil mi ?"

 

 

Kaval kemini vermeye çalıstım ama Kamu güvenlik personali aniden geri çekildi.

 

 

"Uzak dur, güvenli bir mesafeyi koru. Kimbilir ne tür alçak bir lanet hazırladın orda. Eğer ben dönmezsem tüm Şehir Düzen Koruma Ordusu'nun (kısaca: Şehir Koruma) öfkesi ile yüzleşirsin."

 

 

Kendimi bu kadar düşük bir pozisyona soksamda bu kız bana hala biraz yüz vermeyi reddediyor. Kaval kemiğini verirkenki iyi niyetim iğrenme ile buluşuyor ve hatta benden iki adım uzaklaşyor ve sahte bir meydan okuma olarak alıyorve bu tedbir büyülerini bana karşı kulanıyor.( özürlü cümle altında ingilizcesi var )

Even though I have put myself in such a lowly position, this lass is still unwilling to spare me some face. My good intention of handing over the tibia bone was met with a look of disgust and she even retreated two steps away from me and assumes a false bravado that spells of wariness against me.

 

 

 

 

“Ben şehri temsil eden bir Kamu Güvenlik görevlisiyim. Kamu güvenlik görevlisine saldırmanın nasıl sonuçlar doğurcanı biliyormusun?”

 

 

“Sadece bir yanlış anlaşılma, yanlış anlaşılma. Ben gerçekten iyi biriyim.”  Dark elf'lerin büyüye karsı ne kadar duyarlı ve tetikte olmalarına kendi kendime sessizce bir içkerim, yas tutarım .

Başka seçenek olmadından, kaval kemiğine koyduğum hipnoz ve yılan zehri lanetini sesizce çözerim.

 

 

“Senin iyi biri olup olmadığın umrumda deyil. Liu Huang dağı şehri kamu güvenliği kuralları ve yasakarını takip ederek, üç gün içinde açıkbir özürle birlikte elli altın sikke para cezasını teslim ediyorsun."

 

 

Bu cadaloz. Bu kaba kelimelerden sonra, kaval kemiğini alıp, arkasını dönüp gidiyor.

 

 

“Tekrar kapını çalmamı istemiyorsan söylediklerimi iyi hatırla. Bi daki sefer, tüm şehir savunma birliği kapında olacak!”

 

 

kapıyı kapattıktan sonra, beni suratım aniden ekşir.

 

 

“bu cadaloz, sende dikkatli ol bi sopa ile bayıltılıp esil pazarına satılmadına.  Bu yer altı dünyasında, Dark Elf'ler her zaman en iyi satan değerli ticaret malzemleridir.”

 

 

İçimden onu zehirli bir şekilde lanetlerım. nede olsa, benim sözlerim duyulur ve bu cadaloz gerçekten satılırsa ilk şüpeli ben olmazmıyım ? Kendimi mezarımı kazacak kadar aptal deyilim.

 

 

“Abla, sen gerçekten müthişssin öyle korkutucu bir yaratığa karşı çıktın. Ben onun karşısında kendi sakinleştiremiyorum.”

 

 

“Peki Armin, bunların hepsi aslında aynı. Dığarı güçlü görünürler ama aslında zayıflar. Şerefli bir Şehir Koruma üyesi olarak, sende bilmelisin ki...”

 

 

Uzak olamayan bir yerden iki Dark Elf'in konusması duyulur.

 

 

“Tsk, beni küçümseme. Eğer iyi bir insan olarak yeni bir sayfa açmaya karar vermemiş olsaydım sen simdiden bir geneleve satılmıştın.”

 

 

Tatlı Ah Bao,  sahibinin ne kadar bunalımda oldunu görünce, buraya geliyor ve benim suratımı büyük dikanli ve zehirli diliyle yalıyor .

 

 

“sakin ol, sakin ol. Ah Bao, hatırla sen bir onurlu Chromaggus her yere salya akıtan aptal bir ev köpeği deyil .Hadi Lop ailesine özür dilemeye giderim hazır ordayken yemekte yiyelim. Evet, ‘yemek’ yiyelim.”

 

 

Akşam yemek yemeğe birşey olduğunu duydunda, bu aptal köpeğin iki kafası sıra ile salya akıtmaya başlıyo. Üzerime atladı ve beni enerjik bir şekilde yaladı.

 

 

Şüpe yokki insanların en iyi dostu köpekler. Çif başlı cehannem köpeği için bu daha fazla geçerli, sadece onun yemeği biraz daha pahalı. Büyüyle dolu kemikler onun için en iyi yemek. Lop ailesinin tutkulu desteği ile bir aylık yemeğinden tasarruf edebilirim.

 

 

A doğruya ben kendimi tanıtmayı unuttum. Ben, Roland Mist, yaş 376, iyi biriyim. Daha doğrusu iyi bir Lich.

 

 

 

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

 

Eğer biri bu dünyanın insanlarına Lich'ler hakkında ne düşündüklerini sorarsa, muhtemelen fazla sayıda iyi yorum olmaz.

 

 

"İğrenç cani" "Kara bütü ve Undead'lerin son hali" "Canlıların kabusu Undead'lerin kralı"

 

 

Gerçi ben bunları ortalamanın kıskanması ve iyi yüzlü hipotezler olarak kabul etsemde reddedilemezki bu ayrımcılık bana zaman zaman başıma bayağı der açıyor.

 

 

En azından, iç satışmanın yasaklı olduğu Liu Huang Dağı şehrinde, ayda  benim birkaç tane "Canavar avlayan Kahraman grubu" veya "kötülük yuvası sololayan maceracı" ilgilenmem gerekiyor.

 

 

Çoğu zaman, onlar evimin barierini kırmayı bile beceremiyor. Ama zaman zaman içeri girmelelirini hoş karşılıyorum, mesela deneysel malzeme eksiğim oldum şimdi gibi.

 

 

"...ben... seni öldürcem... oraya dokunma! Lanel dokungaç şeytanı! ...Orasıda olmaz! Ben ordan hassasım. ha.. ha .. ha.. hayır... yarvalırım, beni ölüdr lütfen beni öldür!! Cesaretin varsa beni öldür!"

 

 

Tam da geçen hafta,karşımda ağır ızdırap çeken Yarı-Elf maceracı,  karşısındaki iğrenc caniye ilahi adaleti getircem diye böbürlenerek tehdit eden Yarı-Elf maceracı Şimdi, o kirli hüçrede sadece hareketsiz bir şekilde yatıyor.

 

 

"Beni bırak, en azından... beni öldür.... sakın!!"  Bir çok kez, dozu ucundan verince, anında bağrış geliyor, belli bir doza gelince, kasılmaya zayıf birşekilde başlıyım geriye düşüyor.

 

 

Bu gözler nefretle dolu, odağını kaybetse bile bana cansız bir şekilde bakmaya devam ediyor. Yarım gün sonra, gözleri yeniden nefretle doluyor.

 

 

"hey, bana böyle bakma, aşırı heycan bedenine zarar verir."

 

 

"Adi herif! Adi herif! Adi herif!"

 

 

"... Elf'lerin kelime darcında küfürlere karsı bi limit mi var  yoksa senin dil hocan erken mi öldü ? Biliyorsun aynı kelimeyi tekrar ve tekrar kulanmak beni tahrik etmiyor."

 

 

"sen haydut..." Bu hücrede işkence ile geçirdiği sayısız gün  bayan maceracının iradesini eritiyor ama onun High-Elf olarak gururu kalıyo. Hatta direnç limitlerini geçtikten sonrabile sarı saçlı kız bana lanet okumaya devam ediyor

 

 

"Tamam yeterince dinlendin.Sıradaki tur başlıyor."

 

 

"Şak!" Parmaklarımı şıklatmamı takiben, sayısız siyah dokungaç şeytanı yeniden hareket etmeye başlıyor. Pembe kitaptan çağrılan bu şeytanlar bir kıza yakın olmanın cazibesine daha fazla dayanamıyorlar.

 

 

"hayır!!! ...Sana yarvarıyorum, beni bırak!!"

 

 

Ama , tutsağın isteğini dinlersem o zaman yazık olur nede olsa şeytanları caırma nedenim olmaz.

 

 

"Gıdıklanmaya dayanamıyorum!!"

 

 

Evet, sadece gıdıklama. Ben iyi biriyim biliyorsunuz. İllegal birşey yapmam.

 

 

"Bu sana kalmadı. Dokungaçlar, beline ve boynuna büyük bir dokunuş verin. Orlar onun zayıf noktası!"

 

 

"ha... hee hee... öldür beni seni adi !! .. ha ha"

 

 

Beklendiği gibi  bayan maceracı  cezadan dehşete düşmüş durumda. Sayısız dokungacın saldırısı altında çabucak yer yuvarlanıp , gülemye başlıyor.

 

 

"Tü! Hak ettiğini buldun. Benim evime izinsiz daldın bu açıkca bir suç. Eğer skoru eşitlemezsem, herkez beni kolay av olarak düşünecek!"

 

 

Tabikide, bana yararı olmayan birşey yapmam. Kendi mana mı ona ceza vermek için  çarçur etmek m, bu nasıl mümkün ?

 

 

"Sana yarvarıyorum, kendi kaybımı kabul ediyoru. Teslim oluyorum... Senin her isteğini kabul edicem!!"

 

 

"Grek yok, senin ızdırabını görmek benim için en büyük ödül."

 

 

Ekranda yavaş yavaş yüklenen sayılara bakınca, iç çekmeme hakim olamıyorum.

 

 

"off, şimdiden 3 gün oldu ama ben iki kötülük puanı kazandım. Bir bedenle yeniden doğmak için gerekli yüz bin kötülük puanına ulaşmam ne kadar sürecek."

 

 

Bir çok kişinin de düşündüğü mutlu sex hayatını düşünürken, aşağı doğru baktım, tek görebildiğim benim sadece kemikten oluşan bendenim. Çok hızlı birşekilde, benim bakışlarım hücredeki şanssız kişiye çevirdim.

 

 

"Zalimleri cezalandırmakda iyi bir davranıştır. Tabiki benim puanlar.... Hayır, adalet için, Mutlu sex... Hayır, iyi biri olmak için, senin acın benim mutluluğum için gerekli, pes et!"

 

 

Her kafeste çeşitli ırklardan mahkumlarvar, Taurenlerden tutun, Elflere kadar ve büyük çoğulu İnsanlar

 

 

"Bırak beni!!" "Ben masumum!" "Buraya gelme!!" Izdırabın çığlıkları ve yalvarmaları duyulabilir ama Lich sadece hepsini görmezden gelir. Şuanda, sözde sert olan bunlar gözcülüklerini yapan İskelet Askerler tarafından kırbaçlanıyor.

 

 

"hmm, İnsan, tecavüzcü, altı seferden suçlu ve 3 kez yakalanmış. Ancak, onun güzel abi, limanda bir çete lideri, kurbanları korkuttundan, hiçbiri onu ihbar etmemiş. Sonunda, Liu Huang dağı şehri yüksek mahkemesi yetersiz delil nedeni ile onu serbest bırakmaya zorlanmış."

 

 

Şu anda, çetenin genç efendisi sefil birşekilde bağrıyor.

 

 

"Nede olsa kendine bir eş buldun, bende senin ve eşine kalbini memnun etmene izin veiryorum."

 

 

Böylece bir çift üç metre uzunlunda ogre onla hergün oynuyor... Ancak ikiside erkek ve bu birşek insan ayağı kadar kalın...

 

 

Tamam, onun kafesin içinde o kadar korkunçki ben bile sadece onun hakkında konuşmaktan bile iğreniyorum, hadi komşusu hakkında konuşalım.

 

 

"Diq Gold, Gnom , profesyonel kazıkçı. Ancak ona karşı aynı anda düzinelerce dava var, onun bu konuyu halletme şekli muhteşem buda kurbanlarının ona karşı kanıt eksikliği. Aynı zamanda bu delikanlı Liu Huang Dağı Şehri'ndeki en iyi avukatı tutmak için para harcamak içinde gönüllü. Böylece, bu günde adaletin ona ulaşmasından kaçmaya devam ediyor."

 

 

Şuanda, bu kumarbaz duellosunda kırmızı gözlü.

 

 

"Ben... Kazandım!! Senin paran benim artık, sözünü yerne getirip beni burdan çıkar!! Elim Dört Krall!!"

 

 

Undead kart oyuncusu ona karsı güler ve kartlarını açar. Dört As, bir el sadece Dia'nın elinden biraz daha iyi.

 

 

"Hayır, hayır, hayor, imkansız! Sen zaten ard arda yediyüz atmış yedi el kazandın! Seni hilekar!!"

 

 

"Fark edilmemiş hile şekilleri yasaldır, bu senin herzaman dedin birşey deyilmiydi ? Tamam, bana kendi saklı hazinenin yerini ve içindeki sırları demeye endersin!"

 

 

"Ben.. Ben kendimi bir dahaki maç kurtarıcam!!"

 

 

Undead kart oyuncusu tabikide hile yapıyor. Bu özel bir deste kart, benim büyülediğim. Undead oyuncu kartları istedigibi manipule edebiliyo buda Dia'nın zaferini imkansız kılıyo.

 

 

Eğer herhangibi bir nomal insan olsaydı, o birkaç yüz el kaybettikten sonra çoktan pes etmişti. Ancak, Dia, gözleri kumardan kırmızıolan, özgürlüğünden ve sevetinden bir adım uzak, nasıl olsunda bu durumdayken pes etsin ?

 

 

Undead kart oyuncusunun  Dia'yı oyuna çekmek için birşey pilanlamıyor, o sadece işsiz Dia'nın dikatini çekicek şekilde kartları karıştırıyor, kanının son damlasına kadar aç gözlü olanın, katılması kendi hareketi.

 

 

"Eğer... Eğer tek bir el kazanırsam, herşeyi telafi edebilirim."

 

 

Bu, onun kazıkladı kurbanları gibi, onun aç gözlülüğü onun cehenneme çekiyor, hayatı boyunca arttırdığı servetini kaybetmesini sağlıyor, örnekteki gibi.

 

 

Aslında, benim onun kazıklama taktiklerine veya sırlarına bir ilgim yok. Ama, her kaybettiği maçta, kalbinin derinliklerinde ki öfke ve umutsuzluk bana daha fazla Kötülük Puanı kazandırıyor. Kıyasla, komşusu , artık uyuyşmuş olan, bana daha az  ve daha az  Kötülük Puanı veriyor.

 

 

 

 

Burası cehennem, sadece bana ait bir cehennem.  Bu hapisane tiksindirici suçlulara barındırıyor yalnızca çeşitli nedenlerden,  Liu Huamd dağı şehri hakimlerinin yargılayamadığı kimesleri.

 

 

Benim güvenilmez sistemim başkalarının sansızlından ve acısından  güç elde edebiliyor ve iyi Biri olarak, sadece kötüyü cezalandırma yolunu tercih edebilirim, iyliğie teşvik etmek için.

 

 

Böylece bazı bağlantıları kullanalarak, bu adileri "Evil Lick Sistemi"ne yem ediyorum.

 

 

Tek başına cehennem akını yapan maceracı burdaki en iyi muameleyi görüyor zaten. Herneyse, o sadece birkaç çicek sakcısı kırdı ve iskeret bahçivanı. Birkaç gündaha onunla oynadıktan sonra onu salarım.

 

 

 

 

Dierleri ise ölüm cesası garantili caniler. Böylece bende onları başkalarına yaptıkları gibi acı çekmelerini sağlıyorum.

 

 

Örneğin, tecavüzcüye tecavüz edilmenin nasıl hissetttiriyor, bi kazıkçıyı hayat boyu tasarufunu kaybetmenin verdi hissin keyfini çıkarmasını, gaspçı ve hırsızlara birşeylerinin çalınmasının nasıl hissetmelerini ve son olarak kıtlığa neden olan fırsatçılara bir dağ altının üstünde uyuyabildi halde bir dilim ekmek alamama nasıl hisstetini öğreityorum.

 

 

"Kaçık!!! Seni kaçık!"

 

 

"Lütfen, bırak beni!"

 

 

Bunu başkalarını yapsanız, onları üzersiniz ama bu benim üzerimde pek bir anlam ifade etmiyor. Onları acısı, benim isimsiz sistemimden geçip, benim gücüme dönüyor ve benim dirilişime bir basamak oluyor.

 

 

"Deli olan ben deyillim, sen deli olansın!"

 

 

"Seni delisin Lich! Sana yalvarıyorum, beni bırak. Herşeyi yapmaya rağzıyım!"

 

 

Deli Lich? Etrafta benim delirdimi söyleyen çok sayıda insan var, ama ilk söyleyen bu herifti.

 

 

Çenemi işaret parmağımla hafifçe kaşırım ve hatırlamaya çalısırım.

 

 

"Tam olarak ben ne zaman ben çıldırmaya başladım ? Önceki hayatımda  adil ve dürüst bir yargıç olmakta ısrar ederek sonunda elimden işimi alıp beni daha fazla bir yargıç olarak bile hizmet edemyiyek bir şekilde sektörden men ettiklerin de mi ?"

 

 

"Yoksa, bu dünyaya garip sistemimle birlikte reankarne olduğumdamı, bunu düşünmüştüm "ben bu dünyanın anakarekteriyim ve aileme, halkıma refahı getirceğim vaat edilmiştir" ensonunda benim için planlanmış zalim kaderin deiştirilemiyeceğini bulup, ülkemii ailemi ve halkımı kay bettimde mi ? "

 

 

"Veya, tanrılara ve ikiyüzlülere karsı intikam yemi ettiğimde ve tamamlanmamış bir bedenle büyük Undead oldurusu kurdumda. İntikam yolununda fark ettimki, arkamda dağlarca ceset ve enkaz dolu ve benim bu ikiyüzlü, açgözlü kişilerden hiçbir farkım olmadı, salih bir hedef koyup yinede trajedi ve afetten başka birşey getirmediğim demi ?"

 

 

"hahaha, belki en başından beri, ben iki hayatın anısı olan kişi, bu dünyanın gerçeğini fark ettiğimde, çoktan çıldımıştım."

 

 

--------------------------------------

 

 

Liu Huang Dağı Şehri -> Sülfür Dahğı Şehri anlamına geliyor

Chromaggus -> Hearthstone referanslı

Mutlu sex hayatı-> Çince bir kelime oyunu. Çevirisi mutlulukla aynı.

 

 

 

 

 

 

 

[spoiler=Bölüm_2]

Bölüm 2: Kötü Lich Sistemi

 

 

 

 

Efsaneler derki herkim uzay ve zaman limitlerini aşarsa Dünya tarafından ödüllendilirlirler....

 

Evet, alelade "altın halka" olarak bilinen şey, her aşan kişide bulunur.

 

(gene çok güzel bir cümlemiz bulunmakta  Yeah, it is commonly known as the Golden Ring that is said to be a must-have of every transcender. buranın çevirisinden emin değilim ama en muhtemeln olan çeviri bu transcend kelimesi aşmak anlamına gelçiyo -er eki ile aşmış olan aşan tarzı bi anlam çıkıyor )

 

(not: Golden ring-Altın halka bu çinlilerde baska dünyalarda reankarne olanlara verilen hilenin adı diyebiliz)

 

Kötü Lich Sistemi... bu benim lanet altın halkam.

 

 

 

 

Uzun zamaan önce, ismi bu değildi. Onun "kutsal şovalya eğitim sistemi" diye güzel bir ismi vardı ve kutsal şovalye kimlimi terk edip, Kara büyü yoluna başlamamla birlikte şuan ki halini aldı

 

 

 

 

Uzun zaman önce, verdiği günlük görevler yaşlıların karşıdan karşıya geçmesine yardım etmek, küçük kızların kedilerini bulmak vebenzeriydi, son zamanlarda ki lanet görevlerden farklı olarak.

 

 

 

 

"Günlük görevlere bak... Lanet ikisinden birini seçme yine. Nüfusu otuzbinden fazla olan bir şehriyok et, ödül onbin kötülük puanı. Üç çocuktan lolipop çal, ödül bir kötülük puanı. Eğer ikiside yapılmazsa iki puan geri alınır."

 

 

 

 

"Tsh! Sen beni aptal mı sanıyorsun ? Eğer gerçekten bir şehri yok edersem, bir tabur epik Sınıf Kutsal Şovalye kesinlikle beni avlar. O zaman eğer puanları kazansamda orda bana o puanları harcamak için ömür kalmıyacak."

 

 

 

 

Gündelik bir şekilde geçmekte olan Tauren loli'den bir lolipop çaldım, ağlayan kızın annesi tarafından çekilmesini izledim. Lolipop ağzıma koydum ve lolipopla kemiklerim arasında çarpısma sesi duyuldu. Ondan sonra tat alma duyumu kaybettiğim aklıma geldi.

 

 

 

 

"Pff, nezaman ben yeniden lezzetli yemekler yeminin hazzını tekrar hissedebileceğim? Mana beni tok hissettiryor ama hiç tatmin olmuş hissettirmiyor."

 

 

 

 

Annesinin kızı götürme çabasına rağman, küçük kız pes etmek istemiyor gibi görünüyor. Bana sulu gözlerle bakıyor, umutları artmış galiba benim yemek yiğemedimi fark edince.

 

 

 

 

Bu amca lich sadece şaka yaptını mı sandın? Sana lolipopu geri vereğimi mi düşündün ?

 

 

 

 

Tamam, diğer tarafın beklendilerine ihanet etmiyelim, kacha kacha, lolipop yere tükürmeden önce lolipop parçalara ayırcak şekilde ısırdım.

 

 

 

 

"Ingaaa!!! Anne bu garip amca benim şekerimi çaldı."

 

 

 

 

"Bakma, hadi gidelim."

 

 

 

 

Beklendiği gibi, ağlamamnın yankalanmalarını duydum. O an, benim ruh halim gerilil belirli bir  korkusuz çocuk aklıma geldi.

 

 

 

 

"Undead insan hakları sahip değil dimi ? Antik büyü parşomenine kağıt muamelesi etmek ve  yırtmak, ejderkani mürekkebi ile renkli resimler, yapması beni aşırı soruna sokan simya ilacını soda niyetine içmek. Hatta kemiklerimi yapboz oynar gibi söküp takmak. Sadece iki saat uyumuştum ve laboratuvarım harabeye dönmüştü. Çocukları yıkım gücü gerçekten korkunç..."

 

 

 

 

"Pff, ne zaman intikamımı alabilecem?" Bu korkusuz veletleri düşünürken, özellikle belli bir evcilleşmemiş çocuğu,  sinirden dişlerimi gıcıırdattırım.

 

 

 

 

Aniden sistemin bildirisini duydum.

 

 

 

 

"Ding, tebrikler yüzüncü çocuğu ağlattın. Ödül : On Kötülük Puanı.  ——Bir loli bu altı yaşında gibi görünüyor ama yirmi yaşında bu yasal loli mi ? Hesap sınırı dışında, geçerliliğini yitirmiş sahte-loli günahtır!"

 

 

 

 

Ani başarımıma bakarken, keyfimin yerine geldini hissettim. İlk başarımı açmak her zaman on puan, bu benim günlük görevlerden aldım on puana denk.

 

 

 

 

"Örneği takip edersek, eğer yüz çocuğu ağlatma bir başarımsa, bin çocuğu ağlatmakta bir başarımdır ve ödülde en azından birkaç kat..."

 

 

 

 

Böyle gözlerimi sokakdaki lolilere ve bacaksızlara çevirdim...

 

 

 

 

"Hmm. Günlük görevi almasaydım bile, bu asi çocuklara kuralları takip ediceğini öğreterek, dierlerinin benimle aynı kaderden acı çekmelerini engellemekte, iyi birinin görevi."

 

 

 

 

"Şimdi ne oynasam? Doğru, Hayat Verme, bu veletlerin oyuncaklarını iğrenç yaratıklara çevirip ve benim büyü boyamla lolipoplarını dışkı rengine boyayayım."

 

 

 

 

Bu çocukların kurbanı olarak sadece benim yokedilen büyü parşomenini ve değerli klasik kitabımı düşünmekle birlikte durmaksızın kötü fikirler pat diye geliyor.

 

 

 

 

"Hayır, hayır, yeterli deil, yastık kılıfını insan yiğen büyülü bir canavara dönüştürmek nasıl olur, ne zaman yastık görürlerse titremelerini sağlar. Tamam Evard'ın Siyah Dokungacı'da olması lazım, ben onların gıdıklanma cehennemin tadını çıkarmasını sağlıycam."

 

 

 

 

"Aaa, bu çocuklar canvar ve hayaletlerden korkmuyor muydu? hehe, Undead ordumu yeniden kurma zamanı. Uyan, benim Undead Felaketim!!"

 

 

 

 

Bu gün, ben bu çevrede 200 den daha az çocuk olduğunu öğrendim...

 

 

 

 

Birkaç bin tane İskelet, Abomination ve dullahan sokağa getirmekle biraz aşırıya kaçtım...

 

 

 

 

Bu gün, Şehir Koruma ordusu gelip beni yakalamadan önce, ben tüm sokağı karış karış gezdim ve sadece yüz atmış tanesini ağlatabildim...

 

 

 

 

Şehir Güvenlik üyeleri geldiğinde Undead ordusunun çağrılma sebebi gerçekten oyuncu çocuklardan intikam almak olduğunu fark ettiler, onların şaşkın suratları ve adam yerine koymayan bakışları benim yeni karanlık tarihim oldu.

 

 

 

 

"Tebrikler, aynı anda yüzden fazla bayandan adam yerine koymayan bir bakıl aldın, sen özel bir başarım aldın "Acaba Bu Çocuğun Beyni Suyla veya Geçmişle Sarhoşmu?",ve sen asil ünvan "Zihinsel Engeli Çocuk" ile ödülendirlirdin. Bu ünvanı kulanırken, bayanlar belli bir miktar sempati duyacak ama erkek olarak izlenimin yüz puan azalacaktır."

 

 

 

 

...Herneyse ben çoktan Sistem tarafından aptal yerine konuldum ve benim itibarım zaten en kötü. Sisteminin onayına bırakırsam benim karizmam -88 oldunu kanıtlıyor, eğer benim karşı cinse karsı olan şansım 100 azaltılsa bile fazla bir fark yok... Sonu hep aynı, kız arkadaş bulamıyorum.

 

 

 

 

Neden, o sadece rsayonal analiz ama buna rağmen ben bunları söylersem, benim gözlerim  kan akıtcakmış gibi hissediyorum... Herneyse, Ben üçyüz yasında büyük büyücüyüm ama sonunda veletlere karsı olan intikamımı aldım!

 

(japon ve çinliler otuzuna kadar teksen büyücü/bilge olursun diye bir söylendi var)

 

 

 

 

Ağlayan çocukları hatırlıyıp tatmin olmuş şekilde gülüyorum. Ben çoktan günlüğüme ne yazıcağımı buldum.

 

 

 

 

Milattan sonra 1896, ejder yılının yazı, altı mart, kaderinde Liu Huang Dağı Şehri'nin çocuklarının aklına kazınmak varmış, efsane şöyle bilinir "lolipop avcısı kazası" ve "insan-yiyen yastık kazası".

 

 

 

 

"Bu gün, çocuklar adamın gücünü korkusunu öğrendi... Sevilen eşyanın kaybı, oyuncakları tarafından yenilmenin umutsuzluğı ve Undeadler tarafından çevlirmenin korkusu...

 

 

 

 

Günlüğe ne yazıcağımı düşünürken, Sistem Bilgilendirmesinin sesi geldi yine.

 

 

 

 

"Ding! Bir günde yüz çocuğu ağlatma başarımın kilidini açtın! Ödül: On Kötülük Puanı. Tebrikler, Asil ünvan "Çocuk Felaketi" ile ödüllendilirdin. Bu ünvaı kullanırken, oniki yaşından küçük loliler ve bacaksızlar senden olağan bir tehlike hissedecekler. Nazik bir hatırlatma, eğer tek seferde beşyüz çocuğu ağlatırsan asil  ünvan "Çocuk Katili" ile ödüllendirileceksin ve eğer bin çocuğu ağlatırsan ...."

 

 

 

 

Sistem bildirimi aniden durdu. Elimde olmadan, beklentiye girmeye başladım. Kötü bir ünvan olmasına rağmen bu veletleri benden uzak tutacaksa beklenmedik bir lütuf olarak da düşünülebilir  .

 

 

 

 

"... asil ünvan "Kendi Yaşındaki Çocuklarla Uğraş, Daha Olgun Olamıyormusun" ile ödüllendirileceksin. Oh, bana teşekkür etmelisin. Aslında bu ünvan en çok sana yakışır."

 

 

 

 

"Lanet, daha fazla buna dayanamıyorum. Lanet sistem bu hep senin hatan! Sana bunu ödeteceğim!"

 

 

 

 

-------------

 

"Efendim, bu sefer lolipop çalmaktan hapse atıldınız... Bidaki sefer kızların iç çamaşırını çalmaktan mı olacak?  Bi sapığı çıkarmaya gelmek istemiyorum açıkcası."

 

 

 

 

Şimdi benim sadık hizmetkarım, konağımın yarı-iblis, gümüş saçlı Elisa.

 

 

 

 

Altın-siyah çerçevili gözlük, gümüş at kuyruğı, kaplan dişleri, mor sonunda kelebek düğüm olan kuyruk ve avrupa hizmetçi kostümü, tüm bunlar küçük iblis'in karekterini mükkemmel bir şekilde gösterirken aynı zamanda belirli bir Lich'in zevkinide ortaya koyuyor...

 

 

 

 

Başından beri, Elisa'nın görünüşünden memnundum. Eğer kişiliğini, duygusuz yüzünü ve zehirli dilini deiştirise, mükkemmel olur.

 

 

 

 

"Benim lanet sistemimden habersiz değilsin. Birkaç küçük kızı ağlatıp biraz puan almak her iyi birinin yapması gereken birşey."

 

 

 

 

"Burda!"

 

 

 

 

Bana kalın bir fotograf albümü verir.

 

 

 

 

"Bu... oh, iyi yaptın Elisa! Benim sadık hizmetçimden beklendiği gibi!"

 

 

 

 

"Ben sadece ne olduğunu tahmin ettim. Bunlar Liu Huang Dağı Şehri'nin en büyük kreşine giden çocukların iletişim bilgileri , ben dikkatli bir şekilde listeden isimleri seçtim, senin şimdiki görevini bitirmende yardımcı olacaktır."

 

 

 

 

"İyi yaptın! Şimdi düşündümde senin benim ölümümü sabırsızlıkla beklediğini düşünmüştüm ve böyle özgürlüğünü kazanıcağını ama sanırım benim yanılmışım. İyi iş, gerçekten iyi birisin."

 

 

 

 

"Bakmama izin ver!" Ulaşım bilgileri listesini açınca benim yüzüm acı bir hal alır.

 

 

 

 

"Liu Huang Dağı Şehri'nin Kutsal Kilise'sinin Başpsikopos'unun üç çocuğunun ulaşım bilgileri, kreşe gitmeye yeni başlamış Ejder Avcısı Amro'nun kızı, Savaş Tanrısı'nın değerli oğlu... Sen bana yardım etmeye çalıstına ve beni cehenneme yollamaya çalısmadına eminmisin!"

 

 

 

 

Benim öfkem her zamanki gibi göz ardı edildi. Yarı-İblis genç bayan gözlüklerinin çerçevesini geri iter  ve lenslerden soğuk parıllama yansır.

 

 

 

 

"Büyük ünlü 'lolipop avcısı'  her zaman Liu Huang Dağı Şehrinde gezer. Şuanda konaktan ayrılmayı düşünüyor. Bu bayanın itibarı için gerçekten mesleğimi deiştirmek istiyorum. Veya efendim bana on yıldır borçlandığın maaşımı ödermisin."

 

 

 

 

"Hahahaha, para hakında konuşmayalım, dostluk bozar, biliyorsun. Hadi giderim, bizim sıcak evimize dönmek için sabırsızlanıyorum."

 

 

 

 

"Kaçma beyfendi dediğin sorunlarla uğraşmalı ve konuyu deiştirme lütfen... Neden beni seninle beraber kaçmam için çekiyorsun, bu sefer ne planladın?"

 

 

 

 

"Uzun zamandır yanımda olan benim küçük Elisa'm dan beklendiği gibi. Bu günün günlük görevi muhteşembir patlama, biliyorsun..."

 

 

 

 

"Anladım. Sıkı tutun, manamı kaçmam için kulanacam!"

 

 

 

 

 

 

 

Gümüşb ir Dokodemo Door açılır , efendi ve hizmetcisi aceleyle girerler. Kısa mesafede anlık hareket büyüsü kaybolur, artık etrafımızda kimse yok. Arka planda, büyük bir patlama yankılanır ve onu hemen ardından takipeden yangın alarmları.

 

(Dokedemo door = Dokodemo japoncadan bir kelimedir ve nereye olursa anlamı taşır yani bu 2 kelimenin anlamı Heryere açılan kapı olmak üzere japonların fantastik düşüncelerine bir daha hayranlık duyuyoruz :D )

 

 

 

 

"Gecikmeli bomba? Şehir Koruma'nın mahkumların büyülerini mühürledinini sanıyordum ama ?"

 

 

 

 

"Hayır, bomba gibi gözükebilir ama aslında unla toz biberin karıştırıp üzerine birazda toz ekleyerek tamamlanan toz bombası. Fazla bir etkiye sahip deyildir, kimseyi öldürmeye yetmez. Hepsinden önemlisi, onların benim hakkımda kanıt bulabileceğinden şüpheliyim."

 

 

 

 

"'Bilge' Lich'ten beklendiği gibi, büyün mühürlendikten sonra bile sadece yemek artıklarından bomba yapabildiğini düşününce."

 

 

 

 

"Teşekkür ederim, övgün beni utandırıyor."

 

 

 

 

"Seni kimse övmedi. Tamam Lich'lere göre övgü olarak düşünülebilir belki."

 

 

 

 

Lich nedir?

 

 

 

 

"İyi biri değil, en korkunç Undead." Bu muhtemelen çoğu kişinin düşüneceği şeydir.

 

 

 

 

"Tüyleri diken diken eden kemik yığını, gözlerinde yanan ruhateşi korkunç, sanki her an kötü birşey yapıyor gibi bir his veriyor." Bu normal vatandaşların düşüncesi.

 

 

 

 

"Kötünün nihai hali, alçak komplocu!" Bu Kilise'nin kutsal şovalyelerinin ne düşündüğü.

 

 

 

 

Bir Undead olarak, Kara Büyücülerin nihai hali, Lich'ler, sadece kemik kalmış olanlar, pekte iyi bir nama sahip deiller, ama...

 

 

 

 

"İftira, apaçık ayrımcılık!! Nasıl olurda ırkına bakarak karsındakini yargılarsın! Ben herzaman; ırk, ten rengi, sosya statü ve bu tür ayrımcılıklar insanın aptallığı olarak düşündüm. Dünya sadece başkalarını ırkına, ten rengine ve doğumuna göre ayrımcılık yapanlara sahip. Ben gerçekten iyi biriyim."

 

 

 

 

"Eğer senin gibi biri iyi biri ise o zaman şehrin doğusunda yaşayan kana susamış Undead'lerde bilge olarak düşünülebilir o zaman?"

 

 

 

 

"Ben onlara bilge demem ama hepsi soğuk suratlı sıcak kalpli barış severler. Sadece bi bak, Undead'lar erzakları konusunda tutumlu ve fazla yerde kaplamıyolar. Bir mezara tek bir aile sığabiliyor. Yemeden içmeden işlerin çalışıyorlar. Katkıda bulunuyorlar ama lüx birşey istemiyorlar. Hepsi iyi kimseler."

 

 

 

 

Yarı-İblis hizmetçi güler. Giren herhangibi bir canlının dışarı çıkamadığına dair söylentiler olan yasak bölgenin, aslında efendisinin gözünde iyi kimselerin toplanma yeri.

 

 

 

 

"Hoho. Efendim gerçekten şaka yapmayı biliyorsunuz. Kanasusamış Undead'ler iyi kişiler? O zaman vatandaşlar tarafından iyi kabul edilen Kutsal Kilise'nin rahibeleri ne? Vatamdaşları bedava iyleştirip ve hatta her pazar bedavaya yemek dağıtıyorlar."

 

 

 

 

"Bir grup ikiyüzlü ve sübyan. Görüyorsun Elisa, insanları arzuları ve gereksinimleri vardır. Eğer biri bu arzuları çok fazla bastırılsa şimdi sübyancı olmasalar bile arzularını daha fazla bastıramadıklarında ve patladıklarında birine dönüşürler. Arzular günah diyolar ancak perde arkasında etoburlar. Kastetmiştim ki, şu  ufaklıklara sıkıfı davranan yaşlı adama bak, orda yanlış birşey olmadığını düşünmek garip. Ayrıca  tek hücleri organizmalar da var Kutsal Şovalye olarakta bilinen, onlarda bir grup barbar beni ne zaman görseler öldürmeye çalışıyolar!"

 

 

 

 

"Tamam, efendim, senin hastalığın gene azdı. Sülfür dağının tepesinde yaşayan ve bir ülkeyi yoketmesi ile bilinen 'Veron Felaketi' olarakda tanınan Antik Kırmızı Ejderhada uysal ve sevimli görünüyordum Efendimin gözüne."

 

 

 

 

 

 

 

"Hayır, hayır, Xiao Hong dietine fazla dikkat etmiyor ve biraz kilo aldı. Eğer yirmi yada otuz ton ver ve bu fazla yağlardan kurtulup kıvrımlarını dışarı çıkarırsa, o daha bi tatlı olur."

 

 

 

 

"O zaman, şehrin barışını sağlayan göz kamaştırıcı ve yardımsever Dark Elf Şehir Koruma ordusu ne? Onlarla gayet yakınsın dimi? Sadece geçen iki ayda senin almak için beş kez hapisaneye geldim."

 

 

 

 

"... Sen bunu zulum ettikleri şanssız dükan sahiplerine sor. Benim görüşlerimde onlarla aynı. Tsk. bir grup çılgın cadaloz, bizimi Özgür Beyfendi Birliğimizin baş düşmanı."

 

 

 

 

Başını hayal kırıklığı ile sallıyıp, efendisnin konuştuğu kulağa şüpeli gelen organizasyonu görmezden gelip, sormaya devam ediyor.

 

 

 

 

"... O zaman bizim şehrimizin efendisi, dünyayı kurtalmış ve ismi çok ötelere yayılmış olan ne?  O eşitlik bayrağını kaldırığ bu kaotik Yeraltı Dünyasında şehir kuran, savaşın ve yıkımın hep devam ettiği bir yerde farklı ırkların birlikte ve barış içinde yaşadığı bir yer oluşturan."

 

 

 

 

"Son bir kaç yüz yıldır kritk chuunibyou hastası. Kaç yaşına geldi, hala Kahramanı oynuyor ve İblis kralı öldürüp dünyayı kurtarıyo. Bu eski nesil bir hikaye, onun tüm hayatı boyunca tek olmasını sağlıyor."

 

(chuunibyou denen şey doğa üstü şeylerin var olduna inanma hastalığı animelerde falangeçen olayların dünyadada olacağını sanma)

 

 

 

 

"... Sen gerçekten bunu söyledin huh. Onun iki düğününü batırdın ve şimdi herkez  onun tek kalmak kaderinde oldunu söylüyor. Doğumunda, ailesine bela getirdiğini. Maceraya  gittiğinde, kardeşlerine bela getirdiğini. Evlendiğinde, eşine bela getirceğini. Onun büyük vasıfları var güzel görünüşü ile birlikte ama Liu Huand Şehrinde bir tek bayan bile onun teklifini kabul etmez şimdi."

 

 

 

 

"... Düşündüğün gibi değil bilerek yapmadım, bukadar uzun zamandır kin güdüyormudur acaba..."

 

 

 

 

"Düşündüğün gibi değil bilerek yapmadın? Bilerek yaptın dimi? Hadi bana yaydırdığın  onun cennet tarafından tek kalmaya lanetlendiği söylendinden bahsetmiyelim. Onun düğününde bir  Undead Felaketi oluşturdun, hayaletleri orda gezmeye getirdin. O gece ne kadar kızı korkuttuğunu biliyormusun?"

 

 

 

 

"Ben sadece onun düğününü kutluyodum. Yaşlı bekarın evlendiğini görünce, ben sadece çok mutlu oldum ve bir kaç yüz hayaleti robot dansı yapmak için getirdim. Kimbilirdiki onun eşi olacak oldu yerde altına yapacak."

 

 

 

 

Hernekadar bilerek yapmadım desemde, yaptıpımla çok memnunum. "Tu, henüz ben tam bir bedenle hayata dönemedim nasıl olurda ben ona mutlu sex hayatından eylenmesine izin veriririm."

 

 

 

 

"Yaşlı Efendim, bilmen gerekiyorki ne zaman mutlu olursan, elini kalçalarına koyuyor ve ayağını yere vuruyorsun. Bak, senin karanlık düşüncelerin ortaya çıktı şimdi. Tamam, şimdi senin 'büyük başarılarından' bahsetmiyelim. O zaman Undead Xiluo İmparatoluğundaki kardeş Lich'lerin ne? Bu adamlar birçok ülkede aranıyo ve eğer herhangibi biri  dış dünyaya giderse, dünya'ya kaos saçar."

 

 

 

 

"...Aslında o sadece bir yanlış anlaşılma herkez bize karşı. Bizim yaşam ve ölüm döngüsününün derin karmaşasını araştırma nedenimiz, sadece herkeze uzun ömür vermek deyil mi? Aslında biz tedavide de uzmanlaştık. Eğer sadece tedavinin etkinliğinden ve tedavi sonucu mümkün olan yan etkilerden bahsedicek olursak, bizim tedavimiz Rahibe'lerinkinden çok daha iyi. Kutsal ışıklarının ne kadar kulanışlı olduna bakma. O aslında insanın yaşam enerjisini emiyor ve ömrünü kısaltıyor. Bizim biolojik yeniden-yapılandırma sanatımız zehirsiz, zararsız, bozulmaz ve biz tüm problemleri kökünden tek seferde çözüyoruz."

 

 

 

 

"...O zaman neden sen hayata dönme konusunda sisteme dayanıyorsun? Neden sen kendine birtane yapmıyorsun?"

 

 

 

 

"Ben üç elli altı ayaklı çarpık bir canvar olmak istemiyorum. Üstelik mükemmel bir insansı şekle sahip olsa bile problemler her zaman ortaya çıkar..."

 

 

 

 

Lich'in kendi biolojik yeniden yapılandırma yeteklerinde kendine güvenmediğini görünce, Elisa ne diyebilir.

 

 

 

 

"Tamam tamam, o zaman senin gözlerinde, ben neyim?"

 

 

 

 

"... Soğuk yüzlü şeytansı nine? A-cup genç kız?" Tabikide, ben bunları sesli söyliyecek kadar aptal deyilim.

 

 

 

 

"Oh, Elisa, tabikide sen benim en güvenilir çalışanımsın. Biz seninle hayallerimi gerçeklerştirip yıldız denizlerini fet edicez."

 

 

 

 

"Hayallerini gerçekleştirmeden önce, ilk bu zavallı kızın ona borçlandığın on yıldan fazla olan maaşını ödemen gerekmez mi?"

 

 

 

 

Efendisinin hastalının tekrar harekete geçiceğini biliyor, gümüş saçlı yarı-iblis gözlüklerini destekler, lenslerde söyleyeceği sözleri gibi soğuk, bir ışıltı parlar.

 

 

 

 

"Eğer hala arsızlığa vermeye devam edersen, senin hazine koleksiyonun..."

 

 

 

 

"Tamam, Elisa, özürdilerim" Değerli koleksiyonunu düşünerek, belli bir Lich anında teslim olur.

 

 

 

 

"Hmm" Başarılı bir şekilde üstünü bastırdıktan sonra, düşmüş melek bir melodi mılırdanarak kapıdan çıkar.

 

 

 

 

Evin temizlikçisi olarak, onun chuunibyou efendisi ile birlikte boşa harcıyacak vakti yok.

 

 

 

 

Ama onun karamsar arkasına bakarken, benim ruhsal halim dalışa geçti.

 

 

 

 

Kız dışarı çıktıktan bir süre sonra, ben bazı hatıralarımı hatırlamaya başladım ve kendi kendime mılırdandım.

 

 

 

 

"...Sanırım, istemesemde, o da aile olarak düşünülebilir. Ben hala o kızı hatırlıyorum, en kötü koşullar altın, Styx Nehri yüzen, azimle ve pes etmeyi reddderek. Karfırtınası gecesinde hayatta kalmak için avlanan. Sen muhtemelen bu dünyanın bana verdi en iyi şeysin ve seni getirmek benim hayatım boyunca yaptım seçimlerden en doğru olanıydı."

 

 

 

 

Aniden kapının arkasından bir surat belirir.

 

 

 

 

Normalde soğuk olan yüz  titreyen kulaklarına ulaşıcak şekilde parmak kırmızı ile boyanmış.

 

 

 

 

Sonra kapının arkasından bir kez daha kaybolur.

 

 

 

 

"Hee hee, beni bilmene rağmen seni anlamadğımımı sanıyorsun? Seni aptal sinsi nine. Nekadar sinsi olsanda, bana borçlandığın borcu itatkar bir şekilde bana ödeyeceksin."

 

 

 

 

Ben bu kaba kelimeleri sesli birşekilde söyledim ve manyak bir şekilde güldüm. Ama kalbimde panikledim.

 

 

 

 

"...Duydu! Kesinlikle duydu!!!"

 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Bir baba yiğit gönüllü varsa yazım hatalarını, imla hatalarını , çeviri hataların vb  hataları bana  bu konuun altına yaza bilirmi veya editliyip düzelte bilirmi  ?

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
Admin

:D Adamı editörken saldık çeviri yaparak geldi :D :D 

Emeğine sağlık :D 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

:D Adamı editörken saldık çeviri yaparak geldi :D :D

Emeğine sağlık :D

 

 :D ya bi zamandan sonra mangalarda türkçe beklemek sıktı, bende google çeviri ile çevire çevire yavas yavas okumaya basladım bi zaman sonra google çeviriye dokunmadan sonra novel okumaya geçtim yan sekmede goog çeviri açık bi şekilde sonra böyle bi ingilizce çıktı ortaya kasıtlı deil :D amaçok sayıda hata var o ayrı mesele :D

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
Admin

:D Adamı editörken saldık çeviri yaparak geldi :D :D

Emeğine sağlık :D

 

:D ya bi zamandan sonra mangalarda türkçe beklemek sıktı, bende google çeviri ile çevire çevire yavas yavas okumaya basladım bi zaman sonra google çeviriye dokunmadan sonra novel okumaya geçtim yan sekmede goog çeviri açık bi şekilde sonra böyle bi ingilizce çıktı ortaya kasıtlı deil :D amaçok sayıda hata var o ayrı mesele :D

 

Bi comeback yap :D  Manga çevir editle :D 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

:D Adamı editörken saldık çeviri yaparak geldi :D :D

Emeğine sağlık :D

 

:D ya bi zamandan sonra mangalarda türkçe beklemek sıktı, bende google çeviri ile çevire çevire yavas yavas okumaya basladım bi zaman sonra google çeviriye dokunmadan sonra novel okumaya geçtim yan sekmede goog çeviri açık bi şekilde sonra böyle bi ingilizce çıktı ortaya kasıtlı deil :D amaçok sayıda hata var o ayrı mesele :D

 

Bi comeback yap :D  Manga çevir editle :D

açıkcası  manga çevirmeyide editlemeyide düşünmüyomda fazla uğrastıran bişey yoksa edit yapcak biri yoksa edit yaparım

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Bölüm 2 yaklasık 2600 kelime ve 20000 harf var :/ ne uzunmus baslarken bilmiyodum

[spoiler=Bölüm 2]

Bölüm 2: Kötü Lich Sistemi

 

 

 

 

Efsaneler derki herkim uzay ve zaman limitlerini aşarsa Dünya tarafından ödüllendilirlirler....

 

Evet, alelade "altın halka" olarak bilinen şey, her aşan kişide bulunur.

 

(gene çok güzel bir cümlemiz bulunmakta  Yeah, it is commonly known as the Golden Ring that is said to be a must-have of every transcender. buranın çevirisinden emin değilim ama en muhtemeln olan çeviri bu transcend kelimesi aşmak anlamına gelçiyo -er eki ile aşmış olan aşan tarzı bi anlam çıkıyor )

 

(not: Golden ring-Altın halka bu çinlilerde baska dünyalarda reankarne olanlara verilen hilenin adı diyebiliz)

 

Kötü Lich Sistemi... bu benim lanet altın halkam.

 

 

 

 

Uzun zamaan önce, ismi bu değildi. Onun "kutsal şovalya eğitim sistemi" diye güzel bir ismi vardı ve kutsal şovalye kimlimi terk edip, Kara büyü yoluna başlamamla birlikte şuan ki halini aldı

 

 

 

 

Uzun zaman önce, verdiği günlük görevler yaşlıların karşıdan karşıya geçmesine yardım etmek, küçük kızların kedilerini bulmak vebenzeriydi, son zamanlarda ki lanet görevlerden farklı olarak.

 

 

 

 

"Günlük görevlere bak... Lanet ikisinden birini seçme yine. Nüfusu otuzbinden fazla olan bir şehriyok et, ödül onbin kötülük puanı. Üç çocuktan lolipop çal, ödül bir kötülük puanı. Eğer ikiside yapılmazsa iki puan geri alınır."

 

 

 

 

"Tsh! Sen beni aptal mı sanıyorsun ? Eğer gerçekten bir şehri yok edersem, bir tabur epik Sınıf Kutsal Şovalye kesinlikle beni avlar. O zaman eğer puanları kazansamda orda bana o puanları harcamak için ömür kalmıyacak."

 

 

 

 

Gündelik bir şekilde geçmekte olan Tauren loli'den bir lolipop çaldım, ağlayan kızın annesi tarafından çekilmesini izledim. Lolipop ağzıma koydum ve lolipopla kemiklerim arasında çarpısma sesi duyuldu. Ondan sonra tat alma duyumu kaybettiğim aklıma geldi.

 

 

 

 

"Pff, nezaman ben yeniden lezzetli yemekler yeminin hazzını tekrar hissedebileceğim? Mana beni tok hissettiryor ama hiç tatmin olmuş hissettirmiyor."

 

 

 

 

Annesinin kızı götürme çabasına rağman, küçük kız pes etmek istemiyor gibi görünüyor. Bana sulu gözlerle bakıyor, umutları artmış galiba benim yemek yiğemedimi fark edince.

 

 

 

 

Bu amca lich sadece şaka yaptını mı sandın? Sana lolipopu geri vereğimi mi düşündün ?

 

 

 

 

Tamam, diğer tarafın beklendilerine ihanet etmiyelim, kacha kacha, lolipop yere tükürmeden önce lolipop parçalara ayırcak şekilde ısırdım.

 

 

 

 

"Ingaaa!!! Anne bu garip amca benim şekerimi çaldı."

 

 

 

 

"Bakma, hadi gidelim."

 

 

 

 

Beklendiği gibi, ağlamamnın yankalanmalarını duydum. O an, benim ruh halim gerilil belirli bir  korkusuz çocuk aklıma geldi.

 

 

 

 

"Undead insan hakları sahip değil dimi ? Antik büyü parşomenine kağıt muamelesi etmek ve  yırtmak, ejderkani mürekkebi ile renkli resimler, yapması beni aşırı soruna sokan simya ilacını soda niyetine içmek. Hatta kemiklerimi yapboz oynar gibi söküp takmak. Sadece iki saat uyumuştum ve laboratuvarım harabeye dönmüştü. Çocukları yıkım gücü gerçekten korkunç..."

 

 

 

 

"Pff, ne zaman intikamımı alabilecem?" Bu korkusuz veletleri düşünürken, özellikle belli bir evcilleşmemiş çocuğu,  sinirden dişlerimi gıcıırdattırım.

 

 

 

 

Aniden sistemin bildirisini duydum.

 

 

 

 

"Ding, tebrikler yüzüncü çocuğu ağlattın. Ödül : On Kötülük Puanı.  ——Bir loli bu altı yaşında gibi görünüyor ama yirmi yaşında bu yasal loli mi ? Hesap sınırı dışında, geçerliliğini yitirmiş sahte-loli günahtır!"

 

 

 

 

Ani başarımıma bakarken, keyfimin yerine geldini hissettim. İlk başarımı açmak her zaman on puan, bu benim günlük görevlerden aldım on puana denk.

 

 

 

 

"Örneği takip edersek, eğer yüz çocuğu ağlatma bir başarımsa, bin çocuğu ağlatmakta bir başarımdır ve ödülde en azından birkaç kat..."

 

 

 

 

Böyle gözlerimi sokakdaki lolilere ve bacaksızlara çevirdim...

 

 

 

 

"Hmm. Günlük görevi almasaydım bile, bu asi çocuklara kuralları takip ediceğini öğreterek, dierlerinin benimle aynı kaderden acı çekmelerini engellemekte, iyi birinin görevi."

 

 

 

 

"Şimdi ne oynasam? Doğru, Hayat Verme, bu veletlerin oyuncaklarını iğrenç yaratıklara çevirip ve benim büyü boyamla lolipoplarını dışkı rengine boyayayım."

 

 

 

 

Bu çocukların kurbanı olarak sadece benim yokedilen büyü parşomenini ve değerli klasik kitabımı düşünmekle birlikte durmaksızın kötü fikirler pat diye geliyor.

 

 

 

 

"Hayır, hayır, yeterli deil, yastık kılıfını insan yiğen büyülü bir canavara dönüştürmek nasıl olur, ne zaman yastık görürlerse titremelerini sağlar. Tamam Evard'ın Siyah Dokungacı'da olması lazım, ben onların gıdıklanma cehennemin tadını çıkarmasını sağlıycam."

 

 

 

 

"Aaa, bu çocuklar canvar ve hayaletlerden korkmuyor muydu? hehe, Undead ordumu yeniden kurma zamanı. Uyan, benim Undead Felaketim!!"

 

 

 

 

Bu gün, ben bu çevrede 200 den daha az çocuk olduğunu öğrendim...

 

 

 

 

Birkaç bin tane İskelet, Abomination ve dullahan sokağa getirmekle biraz aşırıya kaçtım...

 

 

 

 

Bu gün, Şehir Koruma ordusu gelip beni yakalamadan önce, ben tüm sokağı karış karış gezdim ve sadece yüz atmış tanesini ağlatabildim...

 

 

 

 

Şehir Güvenlik üyeleri geldiğinde Undead ordusunun çağrılma sebebi gerçekten oyuncu çocuklardan intikam almak olduğunu fark ettiler, onların şaşkın suratları ve adam yerine koymayan bakışları benim yeni karanlık tarihim oldu.

 

 

 

 

"Tebrikler, aynı anda yüzden fazla bayandan adam yerine koymayan bir bakıl aldın, sen özel bir başarım aldın "Acaba Bu Çocuğun Beyni Suyla veya Geçmişle Sarhoşmu?",ve sen asil ünvan "Zihinsel Engeli Çocuk" ile ödülendirlirdin. Bu ünvanı kulanırken, bayanlar belli bir miktar sempati duyacak ama erkek olarak izlenimin yüz puan azalacaktır."

 

 

 

 

...Herneyse ben çoktan Sistem tarafından aptal yerine konuldum ve benim itibarım zaten en kötü. Sisteminin onayına bırakırsam benim karizmam -88 oldunu kanıtlıyor, eğer benim karşı cinse karsı olan şansım 100 azaltılsa bile fazla bir fark yok... Sonu hep aynı, kız arkadaş bulamıyorum.

 

 

 

 

Neden, o sadece rsayonal analiz ama buna rağmen ben bunları söylersem, benim gözlerim  kan akıtcakmış gibi hissediyorum... Herneyse, Ben üçyüz yasında büyük büyücüyüm ama sonunda veletlere karsı olan intikamımı aldım!

 

(japon ve çinliler otuzuna kadar teksen büyücü/bilge olursun diye bir söylendi var)

 

 

 

 

Ağlayan çocukları hatırlıyıp tatmin olmuş şekilde gülüyorum. Ben çoktan günlüğüme ne yazıcağımı buldum.

 

 

 

 

Milattan sonra 1896, ejder yılının yazı, altı mart, kaderinde Liu Huang Dağı Şehri'nin çocuklarının aklına kazınmak varmış, efsane şöyle bilinir "lolipop avcısı kazası" ve "insan-yiyen yastık kazası".

 

 

 

 

"Bu gün, çocuklar adamın gücünü korkusunu öğrendi... Sevilen eşyanın kaybı, oyuncakları tarafından yenilmenin umutsuzluğı ve Undeadler tarafından çevlirmenin korkusu...

 

 

 

 

Günlüğe ne yazıcağımı düşünürken, Sistem Bilgilendirmesinin sesi geldi yine.

 

 

 

 

"Ding! Bir günde yüz çocuğu ağlatma başarımın kilidini açtın! Ödül: On Kötülük Puanı. Tebrikler, Asil ünvan "Çocuk Felaketi" ile ödüllendilirdin. Bu ünvaı kullanırken, oniki yaşından küçük loliler ve bacaksızlar senden olağan bir tehlike hissedecekler. Nazik bir hatırlatma, eğer tek seferde beşyüz çocuğu ağlatırsan asil  ünvan "Çocuk Katili" ile ödüllendirileceksin ve eğer bin çocuğu ağlatırsan ...."

 

 

 

 

Sistem bildirimi aniden durdu. Elimde olmadan, beklentiye girmeye başladım. Kötü bir ünvan olmasına rağmen bu veletleri benden uzak tutacaksa beklenmedik bir lütuf olarak da düşünülebilir  .

 

 

 

 

"... asil ünvan "Kendi Yaşındaki Çocuklarla Uğraş, Daha Olgun Olamıyormusun" ile ödüllendirileceksin. Oh, bana teşekkür etmelisin. Aslında bu ünvan en çok sana yakışır."

 

 

 

 

"Lanet, daha fazla buna dayanamıyorum. Lanet sistem bu hep senin hatan! Sana bunu ödeteceğim!"

 

 

 

 

-------------

 

"Efendim, bu sefer lolipop çalmaktan hapse atıldınız... Bidaki sefer kızların iç çamaşırını çalmaktan mı olacak?  Bi sapığı çıkarmaya gelmek istemiyorum açıkcası."

 

 

 

 

Şimdi benim sadık hizmetkarım, konağımın yarı-iblis, gümüş saçlı Elisa.

 

 

 

 

Altın-siyah çerçevili gözlük, gümüş at kuyruğı, kaplan dişleri, mor sonunda kelebek düğüm olan kuyruk ve avrupa hizmetçi kostümü, tüm bunlar küçük iblis'in karekterini mükkemmel bir şekilde gösterirken aynı zamanda belirli bir Lich'in zevkinide ortaya koyuyor...

 

 

 

 

Başından beri, Elisa'nın görünüşünden memnundum. Eğer kişiliğini, duygusuz yüzünü ve zehirli dilini deiştirise, mükkemmel olur.

 

 

 

 

"Benim lanet sistemimden habersiz değilsin. Birkaç küçük kızı ağlatıp biraz puan almak her iyi birinin yapması gereken birşey."

 

 

 

 

"Burda!"

 

 

 

 

Bana kalın bir fotograf albümü verir.

 

 

 

 

"Bu... oh, iyi yaptın Elisa! Benim sadık hizmetçimden beklendiği gibi!"

 

 

 

 

"Ben sadece ne olduğunu tahmin ettim. Bunlar Liu Huang Dağı Şehri'nin en büyük kreşine giden çocukların iletişim bilgileri , ben dikkatli bir şekilde listeden isimleri seçtim, senin şimdiki görevini bitirmende yardımcı olacaktır."

 

 

 

 

"İyi yaptın! Şimdi düşündümde senin benim ölümümü sabırsızlıkla beklediğini düşünmüştüm ve böyle özgürlüğünü kazanıcağını ama sanırım benim yanılmışım. İyi iş, gerçekten iyi birisin."

 

 

 

 

"Bakmama izin ver!" Ulaşım bilgileri listesini açınca benim yüzüm acı bir hal alır.

 

 

 

 

"Liu Huang Dağı Şehri'nin Kutsal Kilise'sinin Başpsikopos'unun üç çocuğunun ulaşım bilgileri, kreşe gitmeye yeni başlamış Ejder Avcısı Amro'nun kızı, Savaş Tanrısı'nın değerli oğlu... Sen bana yardım etmeye çalıstına ve beni cehenneme yollamaya çalısmadına eminmisin!"

 

 

 

 

Benim öfkem her zamanki gibi göz ardı edildi. Yarı-İblis genç bayan gözlüklerinin çerçevesini geri iter  ve lenslerden soğuk parıllama yansır.

 

 

 

 

"Büyük ünlü 'lolipop avcısı'  her zaman Liu Huang Dağı Şehrinde gezer. Şuanda konaktan ayrılmayı düşünüyor. Bu bayanın itibarı için gerçekten mesleğimi deiştirmek istiyorum. Veya efendim bana on yıldır borçlandığın maaşımı ödermisin."

 

 

 

 

"Hahahaha, para hakında konuşmayalım, dostluk bozar, biliyorsun. Hadi giderim, bizim sıcak evimize dönmek için sabırsızlanıyorum."

 

 

 

 

"Kaçma beyfendi dediğin sorunlarla uğraşmalı ve konuyu deiştirme lütfen... Neden beni seninle beraber kaçmam için çekiyorsun, bu sefer ne planladın?"

 

 

 

 

"Uzun zamandır yanımda olan benim küçük Elisa'm dan beklendiği gibi. Bu günün günlük görevi muhteşembir patlama, biliyorsun..."

 

 

 

 

"Anladım. Sıkı tutun, manamı kaçmam için kulanacam!"

 

 

 

 

 

 

 

Gümüşb ir Dokodemo Door açılır , efendi ve hizmetcisi aceleyle girerler. Kısa mesafede anlık hareket büyüsü kaybolur, artık etrafımızda kimse yok. Arka planda, büyük bir patlama yankılanır ve onu hemen ardından takipeden yangın alarmları.

 

(Dokedemo door = Dokodemo japoncadan bir kelimedir ve nereye olursa anlamı taşır yani bu 2 kelimenin anlamı Heryere açılan kapı olmak üzere japonların fantastik düşüncelerine bir daha hayranlık duyuyoruz :D )

 

 

 

 

"Gecikmeli bomba? Şehir Koruma'nın mahkumların büyülerini mühürledinini sanıyordum ama ?"

 

 

 

 

"Hayır, bomba gibi gözükebilir ama aslında unla toz biberin karıştırıp üzerine birazda toz ekleyerek tamamlanan toz bombası. Fazla bir etkiye sahip deyildir, kimseyi öldürmeye yetmez. Hepsinden önemlisi, onların benim hakkımda kanıt bulabileceğinden şüpheliyim."

 

 

 

 

"'Bilge' Lich'ten beklendiği gibi, büyün mühürlendikten sonra bile sadece yemek artıklarından bomba yapabildiğini düşününce."

 

 

 

 

"Teşekkür ederim, övgün beni utandırıyor."

 

 

 

 

"Seni kimse övmedi. Tamam Lich'lere göre övgü olarak düşünülebilir belki."

 

 

 

 

Lich nedir?

 

 

 

 

"İyi biri değil, en korkunç Undead." Bu muhtemelen çoğu kişinin düşüneceği şeydir.

 

 

 

 

"Tüyleri diken diken eden kemik yığını, gözlerinde yanan ruhateşi korkunç, sanki her an kötü birşey yapıyor gibi bir his veriyor." Bu normal vatandaşların düşüncesi.

 

 

 

 

"Kötünün nihai hali, alçak komplocu!" Bu Kilise'nin kutsal şovalyelerinin ne düşündüğü.

 

 

 

 

Bir Undead olarak, Kara Büyücülerin nihai hali, Lich'ler, sadece kemik kalmış olanlar, pekte iyi bir nama sahip deiller, ama...

 

 

 

 

"İftira, apaçık ayrımcılık!! Nasıl olurda ırkına bakarak karsındakini yargılarsın! Ben herzaman; ırk, ten rengi, sosya statü ve bu tür ayrımcılıklar insanın aptallığı olarak düşündüm. Dünya sadece başkalarını ırkına, ten rengine ve doğumuna göre ayrımcılık yapanlara sahip. Ben gerçekten iyi biriyim."

 

 

 

 

"Eğer senin gibi biri iyi biri ise o zaman şehrin doğusunda yaşayan kana susamış Undead'lerde bilge olarak düşünülebilir o zaman?"

 

 

 

 

"Ben onlara bilge demem ama hepsi soğuk suratlı sıcak kalpli barış severler. Sadece bi bak, Undead'lar erzakları konusunda tutumlu ve fazla yerde kaplamıyolar. Bir mezara tek bir aile sığabiliyor. Yemeden içmeden işlerin çalışıyorlar. Katkıda bulunuyorlar ama lüx birşey istemiyorlar. Hepsi iyi kimseler."

 

 

 

 

Yarı-İblis hizmetçi güler. Giren herhangibi bir canlının dışarı çıkamadığına dair söylentiler olan yasak bölgenin, aslında efendisinin gözünde iyi kimselerin toplanma yeri.

 

 

 

 

"Hoho. Efendim gerçekten şaka yapmayı biliyorsunuz. Kanasusamış Undead'ler iyi kişiler? O zaman vatandaşlar tarafından iyi kabul edilen Kutsal Kilise'nin rahibeleri ne? Vatamdaşları bedava iyleştirip ve hatta her pazar bedavaya yemek dağıtıyorlar."

 

 

 

 

"Bir grup ikiyüzlü ve sübyan. Görüyorsun Elisa, insanları arzuları ve gereksinimleri vardır. Eğer biri bu arzuları çok fazla bastırılsa şimdi sübyancı olmasalar bile arzularını daha fazla bastıramadıklarında ve patladıklarında birine dönüşürler. Arzular günah diyolar ancak perde arkasında etoburlar. Kastetmiştim ki, şu  ufaklıklara sıkıfı davranan yaşlı adama bak, orda yanlış birşey olmadığını düşünmek garip. Ayrıca  tek hücleri organizmalar da var Kutsal Şovalye olarakta bilinen, onlarda bir grup barbar beni ne zaman görseler öldürmeye çalışıyolar!"

 

 

 

 

"Tamam, efendim, senin hastalığın gene azdı. Sülfür dağının tepesinde yaşayan ve bir ülkeyi yoketmesi ile bilinen 'Veron Felaketi' olarakda tanınan Antik Kırmızı Ejderhada uysal ve sevimli görünüyordum Efendimin gözüne."

 

 

 

 

 

 

 

"Hayır, hayır, Xiao Hong dietine fazla dikkat etmiyor ve biraz kilo aldı. Eğer yirmi yada otuz ton ver ve bu fazla yağlardan kurtulup kıvrımlarını dışarı çıkarırsa, o daha bi tatlı olur."

 

 

 

 

"O zaman, şehrin barışını sağlayan göz kamaştırıcı ve yardımsever Dark Elf Şehir Koruma ordusu ne? Onlarla gayet yakınsın dimi? Sadece geçen iki ayda senin almak için beş kez hapisaneye geldim."

 

 

 

 

"... Sen bunu zulum ettikleri şanssız dükan sahiplerine sor. Benim görüşlerimde onlarla aynı. Tsk. bir grup çılgın cadaloz, bizimi Özgür Beyfendi Birliğimizin baş düşmanı."

 

 

 

 

Başını hayal kırıklığı ile sallıyıp, efendisnin konuştuğu kulağa şüpeli gelen organizasyonu görmezden gelip, sormaya devam ediyor.

 

 

 

 

"... O zaman bizim şehrimizin efendisi, dünyayı kurtalmış ve ismi çok ötelere yayılmış olan ne?  O eşitlik bayrağını kaldırığ bu kaotik Yeraltı Dünyasında şehir kuran, savaşın ve yıkımın hep devam ettiği bir yerde farklı ırkların birlikte ve barış içinde yaşadığı bir yer oluşturan."

 

 

 

 

"Son bir kaç yüz yıldır kritk chuunibyou hastası. Kaç yaşına geldi, hala Kahramanı oynuyor ve İblis kralı öldürüp dünyayı kurtarıyo. Bu eski nesil bir hikaye, onun tüm hayatı boyunca tek olmasını sağlıyor."

 

(chuunibyou denen şey doğa üstü şeylerin var olduna inanma hastalığı animelerde falangeçen olayların dünyadada olacağını sanma)

 

 

 

 

"... Sen gerçekten bunu söyledin huh. Onun iki düğününü batırdın ve şimdi herkez  onun tek kalmak kaderinde oldunu söylüyor. Doğumunda, ailesine bela getirdiğini. Maceraya  gittiğinde, kardeşlerine bela getirdiğini. Evlendiğinde, eşine bela getirceğini. Onun büyük vasıfları var güzel görünüşü ile birlikte ama Liu Huand Şehrinde bir tek bayan bile onun teklifini kabul etmez şimdi."

 

 

 

 

"... Düşündüğün gibi değil bilerek yapmadım, bukadar uzun zamandır kin güdüyormudur acaba..."

 

 

 

 

"Düşündüğün gibi değil bilerek yapmadın? Bilerek yaptın dimi? Hadi bana yaydırdığın  onun cennet tarafından tek kalmaya lanetlendiği söylendinden bahsetmiyelim. Onun düğününde bir  Undead Felaketi oluşturdun, hayaletleri orda gezmeye getirdin. O gece ne kadar kızı korkuttuğunu biliyormusun?"

 

 

 

 

"Ben sadece onun düğününü kutluyodum. Yaşlı bekarın evlendiğini görünce, ben sadece çok mutlu oldum ve bir kaç yüz hayaleti robot dansı yapmak için getirdim. Kimbilirdiki onun eşi olacak oldu yerde altına yapacak."

 

 

 

 

Hernekadar bilerek yapmadım desemde, yaptıpımla çok memnunum. "Tu, henüz ben tam bir bedenle hayata dönemedim nasıl olurda ben ona mutlu sex hayatından eylenmesine izin veriririm."

 

 

 

 

"Yaşlı Efendim, bilmen gerekiyorki ne zaman mutlu olursan, elini kalçalarına koyuyor ve ayağını yere vuruyorsun. Bak, senin karanlık düşüncelerin ortaya çıktı şimdi. Tamam, şimdi senin 'büyük başarılarından' bahsetmiyelim. O zaman Undead Xiluo İmparatoluğundaki kardeş Lich'lerin ne? Bu adamlar birçok ülkede aranıyo ve eğer herhangibi biri  dış dünyaya giderse, dünya'ya kaos saçar."

 

 

 

 

"...Aslında o sadece bir yanlış anlaşılma herkez bize karşı. Bizim yaşam ve ölüm döngüsününün derin karmaşasını araştırma nedenimiz, sadece herkeze uzun ömür vermek deyil mi? Aslında biz tedavide de uzmanlaştık. Eğer sadece tedavinin etkinliğinden ve tedavi sonucu mümkün olan yan etkilerden bahsedicek olursak, bizim tedavimiz Rahibe'lerinkinden çok daha iyi. Kutsal ışıklarının ne kadar kulanışlı olduna bakma. O aslında insanın yaşam enerjisini emiyor ve ömrünü kısaltıyor. Bizim biolojik yeniden-yapılandırma sanatımız zehirsiz, zararsız, bozulmaz ve biz tüm problemleri kökünden tek seferde çözüyoruz."

 

 

 

 

"...O zaman neden sen hayata dönme konusunda sisteme dayanıyorsun? Neden sen kendine birtane yapmıyorsun?"

 

 

 

 

"Ben üç elli altı ayaklı çarpık bir canvar olmak istemiyorum. Üstelik mükemmel bir insansı şekle sahip olsa bile problemler her zaman ortaya çıkar..."

 

 

 

 

Lich'in kendi biolojik yeniden yapılandırma yeteklerinde kendine güvenmediğini görünce, Elisa ne diyebilir.

 

 

 

 

"Tamam tamam, o zaman senin gözlerinde, ben neyim?"

 

 

 

 

"... Soğuk yüzlü şeytansı nine? A-cup genç kız?" Tabikide, ben bunları sesli söyliyecek kadar aptal deyilim.

 

 

 

 

"Oh, Elisa, tabikide sen benim en güvenilir çalışanımsın. Biz seninle hayallerimi gerçeklerştirip yıldız denizlerini fet edicez."

 

 

 

 

"Hayallerini gerçekleştirmeden önce, ilk bu zavallı kızın ona borçlandığın on yıldan fazla olan maaşını ödemen gerekmez mi?"

 

 

 

 

Efendisinin hastalının tekrar harekete geçiceğini biliyor, gümüş saçlı yarı-iblis gözlüklerini destekler, lenslerde söyleyeceği sözleri gibi soğuk, bir ışıltı parlar.

 

 

 

 

"Eğer hala arsızlığa vermeye devam edersen, senin hazine koleksiyonun..."

 

 

 

 

"Tamam, Elisa, özürdilerim" Değerli koleksiyonunu düşünerek, belli bir Lich anında teslim olur.

 

 

 

 

"Hmm" Başarılı bir şekilde üstünü bastırdıktan sonra, düşmüş melek bir melodi mılırdanarak kapıdan çıkar.

 

 

 

 

Evin temizlikçisi olarak, onun chuunibyou efendisi ile birlikte boşa harcıyacak vakti yok.

 

 

 

 

Ama onun karamsar arkasına bakarken, benim ruhsal halim dalışa geçti.

 

 

 

 

Kız dışarı çıktıktan bir süre sonra, ben bazı hatıralarımı hatırlamaya başladım ve kendi kendime mılırdandım.

 

 

 

 

"...Sanırım, istemesemde, o da aile olarak düşünülebilir. Ben hala o kızı hatırlıyorum, en kötü koşullar altın, Styx Nehri yüzen, azimle ve pes etmeyi reddderek. Karfırtınası gecesinde hayatta kalmak için avlanan. Sen muhtemelen bu dünyanın bana verdi en iyi şeysin ve seni getirmek benim hayatım boyunca yaptım seçimlerden en doğru olanıydı."

 

 

 

 

Aniden kapının arkasından bir surat belirir.

 

 

 

 

Normalde soğuk olan yüz  titreyen kulaklarına ulaşıcak şekilde parmak kırmızı ile boyanmış.

 

 

 

 

Sonra kapının arkasından bir kez daha kaybolur.

 

 

 

 

"Hee hee, beni bilmene rağmen seni anlamadğımımı sanıyorsun? Seni aptal sinsi nine. Nekadar sinsi olsanda, bana borçlandığın borcu itatkar bir şekilde bana ödeyeceksin."

 

 

 

 

Ben bu kaba kelimeleri sesli birşekilde söyledim ve manyak bir şekilde güldüm. Ama kalbimde panikledim.

 

 

 

 

"...Duydu! Kesinlikle duydu!!!"

 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
Dikkat!
- Türkçe imla kurallarına uyarak, ingilizce kelime kullanmadan mesajınızı yazınız.
- Unutmayın ki o kadar emeğe karşın "bir kuru teşekkür serinin emektarlarını mutlu eder." Teşekkür etmek hayattan bir şey kaybettirmez. Maddi ve manevi bir zarara da uğratmaz.
- Bir "Teşekkürler" kelimesini bile yazamayıp, "random harflerle", "hmm", "ok", "tşk", büyük harfllerle" v.b. şekilde yorum atmak, açıklamada bulunan teşekkür yazısını kopyalamak yasaktır ve uyarılmaksızın sistem tarafından hesap kalıcı olarak askıya alınır.

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • ..

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

.

logo.png.c9c7979e5a58750c2eb2f340594d083

AniSekai Fansub | Türkçe Fansub, Türkçe Anime & Manga & Kore & Japon Dizi & Film Çeviri ve İzleme, Anime/J-Pop/k-Pop/Kore Radyo, Uzakdoğu Anime Manga Haberleri ve Oyun Dünyasına Dair Herşey

Bizi Takip Edin.

×