Jump to content
  • Sign Up

Leaderboard


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 12/23/19 in all areas

  1. 3 points
    Taoculuk ve Tao felsefesi. Bu gün sizinle aslında hayatımızı şekillendirirken her an kullandığımız kuralların yaklaşık olarak milattan önce 6. yüz yılda yaşamış Lao Tzu tarafından yazdığı felsefe kitabını anlatacağım. Taoculuk felsefesinin temeli olan ve her şeyin toparlandığı kitabın adı "Toa Te Ching" dir. Kısa ancak üzerinde bütün insanlık tarihini değerlendirmeye yetecek kadar uzun ve oldukça akla yatkın kavramlar üzerinde durmuştur. Elimde bulunan çevrilmiş kitabında seksen bir tane dünya ve dünyanın düzenini anlarken kendimizi şekillendirmeye yarayacak aforizması vardır. Aslında bu gün o maddeleri konuşmanın ötesinde bunların nasıl bize şekil verdiğine bakacağız. Lao Tzu temelde insanın bencil olduğunu ve bu bencillik ile hayatını yanlış şekillendirip "yaşamı" algılarken nasıl hatalardan kaçınması gerektiğini vurgulamış. Aslında hayatın sadece tek bir eksen üzerinde olmadığını söylemiş. Hayatın tezatlıklarla bu kadar renkli olduğunu belirtmiş. Bir noktada dini bir düşünce ve savaş sanatının temelleirni attığını söyleyebiliriz. Tezatlıkların ve "yol" un insan yaşamını oluşturduğunu ve yaşamların aslında dengenin temeli olduğunu söyler. Şöyle bir göz attığımda bir çok çin romanı, filmi ve dizisinde (tarih ve savaş temalı olan) ve hatta animelerinde bile "yin ve yang" ın bozulmayan dengesinin işlendiğini gördüm. Yin ve Yang 'ın Taoculuk için önemi ise tezatlık ve dengenin oluşturduğu "yol"un temel taşı olması. Her siyah içinde bir beyaz, her beyazlık içinde bir siyahlık olması. Bu da Tao Felsefesi için aslında her şeyin belirlenen kadar çizgisinde doğru ve yanlışlarla dolu olmasına eş değer görülüyor. Yol'un insanı şekillendirmesinin yanı sıra insanın yolu şekillendirmesinin daha mümkün olduğunu belirtiyor. Kitabın felsefesini konuşmak ve değerlendirmesini yapmak oturup bütün hayatımı gözden geçirmem anlamına geldiğini belirtmem gerek. Doğru ve yanlışın olmadığı ve sadece kararların inançların nasıl yolu şekillendirip yol içinde şekilendiğimizi anlatıyor. Sekiz bin yıl önce yazılmış olan bu felsefe kitap bu gün kolayca ulaşılabilir olsada hızlıca okunup sindirilecek bir kitap değil. Neden mi? Bir kaç maddede kitabın genel hatları ile açıklayalım bunları; 1. Hayatın dengede olması gerektiğini söylüyor felsefe. (Hayatımızın dengesini sorguluyoruz.) 2. Doğrunun ne kadar yanlış olduğu gerçeğini bulmaya itiyor biz. 3. Yol'da hayatın dengesi içinde siyahı mı beyazı mı bulduğumuzu aratıyor bize. 4. Bencilliğimizin yolda ki hayallerimizi nasıl engellediğini sorguluyoruz. 5. En önemlisi ise bu yolun kalıcılığının ne olduğunu düşünürken sözleirn kalıcılıkla nasıl çeliştiğini görüyoruz. Demem o ki aslında her okuyanın farklı bir son bulacağı bir kitap. Bana kalırsa bir felsefe kitabından daha çok kendi hayatımızı adım adım sorguladığımız bir otobiyografiye dönüşüyor kitap . Yinede isteyen olursa daha makul bir anlatım olarak şuraya kitabın alıntı tanıtımını bırakıyım. ... " İnsan zihninin varoluşu anlama sürecinde derin düşünce. Tao Te Ching 81 adet aforizmadan oluşmuştur. Tao artık bildiğimiz üzere Yol; Te (De) erdem ve bu sayede elde edilen güç; Ching (Jing) de klasik eser, külliyat gibi anlamlara gelir. Birinci kitap Yol'un külliyatı, ikinci kitap da Erdem Gücü'nün külliyatı gibi anlamlar taşımaktadır. Tao Te Ching (Daode Jing) aforizmaları aslında, ìinsan zihninin, varoluşu anlama süreciîne bir tür anlam kazandırmak ve bir biçimde referans noktası oluşturmak adına, sistematik biçimde birbiriyle etkileşen kavramları anlatır. Zıtlıkların bünyelerinde var olan bir enerjinin başlattığı zincirleme etkileşimler üstünden bazı kuvvetler birbirlerini var eder. Gerçek dünya dediğimiz varlık durumunda cereyan eden olaylar bu kuvvetlerin bir ürünüdür. Bir şey ortaya çıkarken yokoluşunu da birlikte getirir. Olmak ya da olmamak, birbirlerinin veçheleridir ve karşılıklı olarak birbirlerinin nedeni olurlar. (www.dr.com.tr)"
  2. 2 points
    Merhabalar. Önecelikle uzakdoğu başlığı altında açtığım bu konu hakkında ufak bir bilgi vermem gerek. Uzakdoğu ve Uzak Asya'da cinsiyet kavramı batının aksine sadece iki kalıp şeklinde değildir. Tayland'da resmi kabul edilen 5 cinsiyet olması, Çin imparatorlarının erkek sevgililerin varlığının yüz yıllarca halktan saklanmaması ve efendilerine sağdık Samurayların evlenmemeye dair ettikleri yemin sonucu birbirlerine karşı besledikleri dostluğun zamanla aşk kavramı kazanması gibi durumlar olduğunu belirtmem gerek. Bu gün sizinle Samuray'ların ufak sırlarından ve aslında Japonya'nın da beş cinsiyet kavramını geleneksel olarak içinde tutmasına rağmen batıcıl sistemin etkisi ile değişiminden söz edeceğiz. Bundan söz ederken arkadaşımın tavsiyesi üzerine güç bela bulup izlediğim Gohatto filminden yola çıkarak konuşmak isterim(ingilizce adı Taboo bu şekilde daha rahat bulunduğunu belirtmek isterim merak eden olursa). Konumuza gelirsek, biraz tarihi bir girişle başlamak isterim. Son zamnalarda kafayı taktığım eski medeniyetlerde cinsiyet algısının farklılığının yeni dünya kurallarından çok farklı olduğunu söylemeye çekinmem ve bunun için ciddi kaynakçalar verebilirim. Yunan mitolojisinden yazılı kaynaklarını, İran, Pers imparatorluğunun Anadolu'da ve İyonya sularında yaşattığı geleneklere kadar cinsiyet algısının nasıl bir farklılık taşıdığı bariz şekilde karşımızda. Kadın doğurgandır. Erkek doğurganlığı sağlar. Ancak bir erkek bir kadına aşık olmak zorunda değil. Üzülerek söylüyorum kadın için batı ve ortadoğu topraklarında aşk kavramını pek nitelendirmemişler. Aksine sadece bir erkeğin onun için dünya olduğundan söz ediyorlar. Ancak savaşçı imporatorluklarda ve uzun savaşlarda büyük ordularda erkeklerin erkeklerle yaşadığı ilişkiler hem dostlukla hem aşkla bağdaştırılmış. Birazda asya toplumlarına bakarsak onların bu konuda daha açık görüşlü olduğunu ancak susmanın her şeyi sır olarak sakladığını söylemek gerekir. Kadınların cinsel eğilimlerinden çok söz edilmezken erkekler hakkında ciddi konuşmalar olduğunu söylemek gerekir. Biz bütün asya için değil daha uzakkdoğuda yer alan Japonya'nın savaşçıları olan samuraylara bakacağız. 19. yüzyıl Japonya'sında eşcinsellik alay konusu olarak gösterilsede hala kabul edilebilir bir durumda. Bunu filmde görmenin yanı sıra Oksaçan'ın kitabında şöyle okuyoruz. "Japonya'ya misyonerler girene kadar onlar için doğanın yaratmış olduğu sıradan bir davranıştı üremek, sevişmek ve bunun için partner seçmede sınırlar olmaması... Misyonerler yasaklar ve tabuları getirerek onlar için utanç duyulan bu davranışın günah olduğunu belirttiğinde Samuray geleneği son bulmaya yakındı." Bu durumda batı inançlarının doğuya taşınması ile aslında var olan geleneğin bozulduğunu görüyoruz. Samuray geleneğinin bitmesi hem düzenli ordunun kurulması hemde beylik sisteminin kalkmasına ve artık batı tarzı yaşama geçilmesi ile alakalı olsada bu geleneksel sistem bir çok kişi için onur kaynağı ve geçim kaynağıydı. Dokunacağımız nokta sistemin ortadan kalkmaya başlamasının öncesi ile alakalı. Gohatto da işler biraz iç savaşın başladığı daha 19. yüz yıla yakın dönemlerde gerçekleşiyor olduğu için orada bahsedeceğim şeylerden birisi bu eşcinsel ilişkilerin biliniyor olmasına rağmen göz ardı edilmesi ve Samuray birlikleri arasında oldukça sıradan karşılanan ve konuşulması yasak şeylerdi. Ana karakterin yaşadığı bulanık olayların içinde Samuray birliği içinde bu durumun yaygınlığı ve istismarların sıklığını görüyoruz. Ve bu sadece halkın içinde olmayan özel yetiştirilip efendisine ölümüne sadık adamlar için geçerli değil. Beyliklerde bir çok yetkili kişinin bir kadınla evli olmasının yanı sıra erkek bir sevgili edinmesi oldukça normal görülüyor. Gohatto filminde aslında sanılanın aksinde çirkince şeylerle göz göze gelebiliyoruz. Bunlardan en önemlisi ise kast sisteminin getirisi olan itaat yüzünden çok fazla kişinin istismara uğramış olması. Ve işin acı veren noktası bu gerçek hikayelerden derleme bir film olması. Yani izlediğiniz kurgunun bir zamanlar yaşanmış olması kan donduruyor. İzleyen sosyolog arkadaşım olayı şöyle değerlendirmişti; "Toplumun üst kesiminde katı kuralların arasında sıkışıp kalmış insanların kıskançlıkları ve hiyerarşi içinde yer edinmek için girdikleri savaşta duygusal boşluklarını doldurma çabaları aslında bu. Orada bulunan bir çok samuray kadınlarla ilişiki yasak olduğu için bu yolla baskın erkek modelini oluşturma çabası içinde. Bu yaşanan ilişkiler sır olarak tutulsada dövüşmek için karşı karşıya geldiklerinde baskınlık kurma gereksinimi olmadan rakibini ezebilecek kadar cinsel yakınlık ve baskınlık kurmuş oluyor." Bu yoruma katıldığım yerler kadar katılmadığım noktalarda var. İstismar durumu olduğu doğru. Film için bunu ve yaşanan bazı durumlar için konuşmak doğru ancak başka gerçek öyküler üzerinden ilerleyince iki samurayın genelde birbirlerine yarenlik etmeleri durumu ile eşcinsle ilişki ve aşkların doğduğundan söz ediliyor. Öyle ki Çin imparatorluğu içinde imparatorunu imparatoriçe kıskanmasın diye ihtiyaçlarının giderilip ona dostluk etmesi için bir erkek yetiştirildiği söylenir. Samuraylara tekrar dönersek, batıdan gelen yeni "ahlaki" çerçevenin içinden bakmak doğru olmaz onların bu yaşamına. Bu yüzden onların öykülerini anlatan bir kaynaktan söz etmek gerekir. "Erkek Aşkının Büyük Aynası" 1867 yılında Ihara Saikaku tarafından yayınlandığında saklanan bir çok sırda ortaya çıkmıştı. Samurayların oğlan sevgilileri sadece içlerinde değil dışarıda zengin bir tüccar, sıradan bir sahaf olabiliyordu. Kısa kısa öykülerde büyük aşkları ve kıskançlıkları işliyordu. Burada sadece genç sevgililer değil samurayların yaşlı olgun sevgililerine edilgen cinsel yaklaşımda bulunduğundan söz ediyordu Saikaku. Paul Gordon Schalow'ın bu etkenlik(aktif) ve edilgenlik(pasif) kavramlarına yaklaşımını açıklayışını size aktarmak isterim. Japon kültürü içinde cinsel özgürlük vardı ve bu özgürlük hem kadınlar hem erkekler için geçerli miydi tartışılır. Ancak "Modern Japonya'nın İlk Dönemlerinde Erkek Aşkı" eseri sansasyonel olan gerçeği ortaya koyuyor. Erkekler kendilerini her türlü cinsel ilişkide görmeyi tercih ediyordu. Her türlü zevki tatmanın gerekli olduğunu düşündükleri için cinsel olarak kendilerine belli sınırlamalar koymuyordu sadece bu ilişki anında etken ve edilgenlik için var olan yaş sınırından söz ediliyor. Erişkin olmayan her oğlan edilgendir. Erişkinler ise etken ve edilgenliği kendisi tercih edebilir. Şunu belirtmem gerek 19. yüz yıldan sonra yavaş yavaş hukuki olarak eşcinsellik kabul görsede uzun süre boyunca samuraylar ve rütbeli kişiler arasında bu zaten kabul görmüş normal bir davranıştı. Anormal olarak görülmesi evlenme şansı olup evlenmeyerek bir erkeğe bağlı kalma çabası içinde olan erkekler için geçerliydi. Samuraylar için efendisi izin verdiğinde evlilik yolu gözüküyor ancak hala erkek aşıkları ile vakit geçirmeye devam ediyorlar. Ufak bir not olarak, Meiji – Shouwa Dönemlerinde eşcinsellik yasaklanmış ve bunun temel nedeni hıristıyan ahlakının oraya misyonerlerce taşınmış olmasıdır. Meiji Devrimi zamanında geçen Gohatto filminde devrim döneminde eşcinsleliğin henüz yeni yeni ahlaki bir suç ve anormallik olarak görülmeye başlandığını fark ediyoruz. İşi özüne gelirsek; savaşçı olarak kendi cinsi ile bir arada kalmak zorunda kalan ve evlilik ile kadınlarla ilişki yaşaması yasak olan kişilerin eşcinsel ilişkiye yöneldiğini görüyoruz ancak Ihara'nın yayınlanan kısa kısa öykülerinde toplum içinde eşcinsel birey sayısınında az olmadığını ve zamanla değişsede oldukça etkileyici aşkların yaşandığını okudum. Merak edenler için bir not: Film içinde fazlası ile eşcinsel cinsel ilişki bulunuyor. Eğer Homofobik bir birey iseniz ne acaba bu diye girip bir sanat eserine küfür etmeyin. Okuduğunuz için teşekkürler.
  3. 2 points
    Selam gençler yeni geldim bu güzelim krallığa Adım Habil efe 13 ile başladım 20 oldum hala grafik tasarım ile uğraşıyorum seviyorum yani korel olsun cc olsun onun dışında gereğinden fazla Ring of Elysium bağımlısıyım yani yardım sever biri pek değilim ama hoşuma da gidiyor el uzatmak destek vermek birazda fazla konuşan biriyim tekrardan sonunda böyle güzel bir krallığa girdiğime pek mutlu oldum umuyorum ki buradaki dostlarım ile iyi anlaşacağım iyi günler
  4. 1 point
    [mal type=anime id=34437] Çevirmen: @whosgoodbadass Redakter: Vali & nht.ctn Editör & Encoder: @Deat H Note. DW:
  5. 1 point
    [mal type=anime id=38084] Çevirmen: whosgoodbadass Openin ve Ending: Lilith Editör ve Encoder: libero1i 0 - 14 Arası İndirme Linkleri
  6. 1 point
    [mal type=anime id=23273] Çevirmen: ClauseoveR, Nizo Düzenleme: Ronron Karaoker ve Encoder: libero1i -v2- Blu-Ray 720p İndirme Linkleri
  7. 1 point
    Mangakalar çizim, kurgu ve olay örgüsü yaratma konusunda kendilerini kanıtlamış insanlardır ( en azından büyük bir kısmı). Üstelik sadece Japonya ile sınırlı kalmayıp Uzak Doğu ve ardından tüm dünyaya ünlerini salmış ilgi çekici yazarlardır. Öyle ki birçok yapıma esin kaynağı olmuş ve küresel çapta önemli ödüller almış, aldırmıştır. Biz de bugün bu nitelikte önemli çalışmalara imza atmış kişilerin çok da bilinmeyen özelliklerini derledik. Gelin birlikte eserleri kadar özel yaşamları da ilgi çeken birkaç mangakaya bakalım: 1-HİDEAKİ SORACHİ / (Gintama) Shonen Jump'da en yavaş çizerin kendisi olduğu hakkında garip bir iddiası vardır. Çizimlerini en yavaş 2. çizerden namını korumak adına 1 gün daha geç verdiğini söyler. Manga çizmeye başlamasında Hayao Miyazaki'nin Gökteki Kale'si etkili olmuştur. 2-HAYAO MİYAZAKİ / (Studio Ghibli) Hayao Miyazaki 1941 yılında 4 erkek kardeşten 2. si olarak dünyaya geldi. Ağabeylerinin savaş uçağı üreten fabrikasında yöneticilik yaptı. İmparatorluk ailesiyle sıkı ilişkileri Marksizm'den etkilenmesine sebep olmuştur. 2002 yılına kadar Japonya'da yeterince tanınmıyordu. 3-NAOKO TAKEUCHİ / ( Sailor Moon) Sailor Moon karakterlerinin tasarlamasında gittiği lisenin denizci üniformaları etkili oldu. Üstelik astronomi ve manga klüplerine katılıyordu. 4-YOSHİHİRO TOGASHİ / (Hunter X Hunter) Hunter X Hunter için yanında asistanlığa başlayan Naoko Takeuchi ile evlenmiştir. 5-TİTE KUBO / (Bleach) Kubo Sensei günlük yaşamında oldukça utangaç bir insandır. Ancak anime/mangaların başka sektörlerle karşılaştırılması gibi durumlarda lafını esirgemez. Bu nedenle "The Boss" gibi lakaplarla anılır. Kariyerinin başlarında birçok mangakadan "Bundan mangaka olmaz." gibi eleştiriler almıştır. Kubo Sensei tam bir rock müzik tutkunu. Ayrıca modayla ilgilenmeyi seviyor. Bleach ilk çıktığı zamanlarda Yoshihiro Tagashi'nin yazdığı Yuu Yuu Hakusho ile olan benzerliği için de eleştiri almıştı. 6-SATOSHİ TAJİRİ / (Pokemon) Çocukluğunda böcek kolleksiyonu yaptığını ve buradan esinlendiğini söylemiştir. Ayrıca video oyun tasarımcısı olan Satoshi Tajiri, Mario spin-off'larının geliştirilmesinde de rol aldı. 7-MASASHİ KİSHİMOTO / (Naruto) Masashi Sensei'nin Naruto ve Hinata'nın ilişkilerini oluştururken kendi evliliğinden ilham aldığını söylemiştir. Birçok mangaka gibi Quentin Tarantino etkisindedir. Ayrıca Naruto'nun dövüş sahnelerinde Jackie Chan'i esas almış, film tekniği kulanmış yani aynı sahneyi 2-3 farklı açıdan göstererek daha çarpıcı kılmayı amaçlamıştır. 8-HAJİME ISAYAMA / (Attack On Titan) Mangaka olmadan önce internet kafede çalışan Iseyama Sensei'nin mangaya başlama sebebi internet kafeye gelen sarhoş bir müşteridir. Kafasında şimşekler çaktıran olayda asıl korkunç olan varlığın insan olduğunu anlamıştır. 9-EİİCHİRO ODA / (One Piece) Oda Sensei de Masashi Kishimoto gibi Quentin Tarantino etkisindedir. One Piece'i yayınlamaya başladığında lakabı Japonca haftanın günleridir. Küçükken futbolu çok sevdiği için arkadaşları ona "Odacchi" ismini takmıştır. Kendisine "Eğer bir manga karakteri olsaydın hangisi olurdun?" diye sorulduğunda: Nico Robin olduğunu söyleyerek eller çıkartarak 20 kez daha hızlı manga çizerdim, demiştir 10-MACHİKO HASEGAWA / (Sazae-san) Kendisi şu ana kadar yayınlanmış en çok bölümlü mangayı yazmıştır. Ve ilk kadın manga sanatçılarındandır. Hasegawa hiç evlenmemiştir ve ablasıyla yaşamıştır. Ablasıyla birlikte sanat kolleksiyonu yapmıştır. Kolleksiyon şu an kendi adını taşıyan sanat müzesinde sergilenmektedir. Bıraktığı vasiyetnameye göre cenazesinden sonra 35 gün gizli tutulmuştur ölümü. Bonus: Japonya' da en çok bilinen mangaka Tezuka Osamu'dur. Animenin Babası olarak görülür. Yani Japonya'nın Walt Disney' idir. Kaynakça: https://tr.wikipedia.org/wiki/Anasayfa Esen Kalın.
  8. 1 point
    Seirei Tsukai no Blade Dance Çeviri Grubu: Fatality Fansub Çevirmen: PLsdontkillme (1-2-3-4-5-6) wok108 (7-8-9-10-11-12) Şarkı Çevirisi: PLsdontkillme Düzenleme & Kodlama: Mantus Türü: Aksiyon, Komedi, Ecchi, Fantastik, Romantizm, Okul, Harem, Supernatural, Seinen Diğer Adlar: Seirei Tsukai no Kenbu Çıkış Tarihi: 14 Temmuz 2014 Anime Tanıtım: Sadece saf bir bakire, ruhlarla sözleşme yapma ayrıcalığına sahiptir. Ve burada, Areishia Ruh Akademisi'nde, asil ailelerden gelen bakireler ruh yüklenicileri olmak için seçkin bir eğitimden geçirilir. Kamito , Clair adlı bir kızı banyo yaparken yanlışlıkla görür ve kızın çok istediği bir ruhla kızı kurtarmak için anlaşma yapar. Artık, Kamito bugüne kadar var oluşu imkansız sanılan, sıradışı bir erkek ruh yüklenicidir. Acaba kader Kamito'ya neler gösterecek? -İndirme Linkleri- 1.Bölüm :mega: 2.Bölüm :mega: 3.Bölüm :mega: 4.Bölüm :mega: 5.Bölüm :mega: 6.Bölüm :mega: 7.Bölüm :mega: 8.Bölüm :mega: 9.Bölüm :mega: 10.Bölüm :mega: 11.Bölüm :mega: 12.Bölüm :mega:
  9. 1 point
    TÜR: Aksiyon, Macera, Dram, Komedi Çeviri: ilyas_247 Düzenleme :Rapier Encode&Upload: Rapier Tanıtım: Rapier Gizemli bir grup Shinobi Konoha'ya sürpriz bir saldırı düzenleyince köy harabeye dönmüştür. İşte o zaman, başka bir shinobi savaşının gerçek olabileceği anlaşılır. Bu arada, abisi Itachi'yi öldürerek klanından intikam almak için köyü terk eden Sasuke, bir kez daha arkadaşlarının karşısına çıkar. NOT: En yüksek linki Game Front verdiğinden bu linki normal linkimiz yapmaya karar verdik. Movie boyutu yüksek olduğundan ötürü bir çok linke atamadık. Tek link seçenekleride indirme konusunda yavaş olduğundan ötürü part part link vermek zorunda kaldık. Bunun için de en uygun link Game Front linki olduğundan Alternatif linklerimizin başına getirdik... Naruto Shippuden Movie 2
  10. 1 point
    [mal type=anime id=1535] Çevirmen: anchan07 Düzenleme&Encoder&Karaoker: Deat H Note. - Death Note 1-37 HD Versiyon İndirme Linkleri -
  11. 1 point
    Plastic Memories Çeviri: PufpufTavsan Düzenleme: libero1i Encode: Ashriel Tür: Sci-Fi Bölüm Sayısı: 13 Orijinal İsim: プラスティックメモリーズ Yayın Tarihi: 5 Nisan 2015 Konu Bu hikaye yaşadığımız zamana pek uzak olmayan ve androidler(insan görünümlü robotlar)'in dünya üzerinde yayılmaya başladığı bir zamanda geçiyor. Android üretici firması olan SAI, Giftia adı verilen önceki modellerden daha fazla duygu ve insan niteliği taşıyan bir android yarattı. Yinede, teknoloji konusundaki bazı sorunlar sebebiyle, androidlerin bir hizmet ömrü vardır. Ve bu süreyi geçtiklerinde... güzel şeylerin olmayacağını söylemek yeterli olabilir. Bu yüzden de SAI, bu süreyi geçen Giftia'lar için bir servis terminali kurmuştur. Bu terminalde yeni çalışmaya başlayan Tsukasa Mizugaki bir Giftia olan Isla ile birlikte diğer androidleri geri almak ister, ama... PV [Hidden Content] Klasör Linki :usercloud::ruu::mega: 1.Bölüm :pc: 2.Bölüm :pc: 3.Bölüm :pc: 4.Bölüm :pc: 5.Bölüm :pc: 6.Bölüm :pc: 7.Bölüm :pc: 8.Bölüm :pc: 9.Bölüm :pc: 10.Bölüm :pc: 11.Bölüm :pc: 12.Bölüm :pc: 13.Bölüm :pc:
  12. 1 point
    [imdb=tt9099938] Çevirmen: whosgoodbadass Editör ve Encoder: libero1i - İndirme Linkleri -
  13. 1 point
    [mal type=anime id=32379] Çeviri: Blood Bath Squad Düzenleme: S.Erturk Karaoker: S.Erturk Encoder: ellesar67 Şarkı Çeviri: Xyzzy - KLASÖR LİNKLERİ -
  14. 1 point
    Çevirmen: bgmgmgm & hdeyr Düzenleme: Ronron Encoder: libero1i Tür: TV serisi, Macera, Aksiyon, Shounen, Doğaüstü Bölüm sayısı: 13 Yayın Tarihi: 3 Ocak 2015 KONU: Yato ve Yukine sonunda aralarındaki ilişkiyi düzeltiler ve herkes normal hayatına geri döner. Yato hala eskisi gibi bilinmeyen bir tanrı olup, birgün yeterince para biriktirip kendine bir tapınak inşa etme umutlarıyla iş başı beş yen alıyor. Hiyori ise hala ruhunu düzeltmeye çalışıyorken bir yandan eğleniyor bir yandan da liseye girmeye hazırlanıyor. Birinci sezonun ardından bu sezonda, Yato'nun karışık geçmişi ve Yato ile savaş tanrısı Bishamon arasında geçenler anlatılıyor. Bu kadın tanrı, Yatoya karşı bilinmeyen bir kin besliyor ki bu da onları sürekli bir kavgaya sürüklüyor. Bishamo'nun en sevdiği Shinki'si Kazuma'nın da Yato'ya karşı borçlu olması bu duruma hiç yardımcı olmuyor. Konu hayatlar olunca, gizemler çözülecek ve geçmişteki hatalar düzeltilecek. Klasör Linkleri v2 :ruu: :mega: :usercloud: :ff: [/url]
  15. 1 point
    [mal type=anime id=12729] Çeviri & Düzenleme & Karaoker & Encoder: DirtyDragon Yardımcı Çevirmen: FireHozeO_o & pachinko KLASÖR LİNKLERİ (Sansürsüz)
  16. 1 point
    [mal type=anime id=6795] Çevirmen: eray.gns Editör ve Encoder: libero1i - İndirme Linkleri - Not: Bir birinden bağımsız diğer filmleri aşağıdadır. Genius Party Beyond - Moondrive Genius Party Beyond - Dimension Bomb Genius Party Beyond - Wanwa the Doggy
  17. 1 point
    Merhaba, görünen o ki büyük emekler göstermişsiniz. Ecchi izlemeyi severim ve bu fansuba ilk girişim oluyor, bundan sonra her zaman bu siteyi kullanacağımı düşünüyorum, emek veren tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum,bizlere böylesine keyifli bir türkçe anime izletme keyfi yaşattırdığınız için çok mutluyum,hepiniz seviliyorsunuz.Linklere giriş yapabilir miyim?
  18. 1 point
    Flying Dog şirketinin 10. yılı anısına çıkacak filmin 2. tanıtımı dün yayınlandı. Yönetmen koltuğunda Kyohei Ishiguro'nun oturduğu kaliteli bir romantik movie bizi bekliyor gibi gözüküyor. Shigatsu wo Kimi no Uso'nun da yönetmenliğini yapan Ishiguro Sensei bu orijinal film de bizleri şaşırtacak gibi. 15 Mayıs'ta Japonya'da gösterime girecek olan filmin hikayesi şu şekilde: "Cherry pek de sosyal olmayan, insanlarla iletişimde zorlanan, sürekli kulaklıkla dolaşan, haiku seven bir çocuktur. Bir gün sıradan bir alışveriş merkezinde, diş tellerini kapatmak için maske kullanan Smile ile tesadüfen karşılaşır. Hikaye sosyal medyanın ve müziğin etkisiyle ilişkilerinin derinleşmesini konu alıyor." ("17. yazımda seninle tanıştım.") ("Oğlan kızla buluşuyor.") İlk yayınlanan tanıtım; 2. tanıtım; Kaynakça: https://www.crunchyroll.com/ https://www.animenewsnetwork.com/ Esen Kalın.
  19. 1 point
    [mal type=anime id=269] AnimeOU 1-150 :mega: AnimeOU 151-366 :mega:
  20. 1 point
    [mal type=anime id=12477] Çevirmen: eray.gns Editör ve Encoder: libero1i Spoiler (Animeyi bitirdikten sonra okuyunuz); - İndirme Linkleri -
  21. 1 point
  22. 1 point
    Hoş geldin dostum. ^^ Png güzelmiş. Psd varsa ateşlesene.
  23. 1 point
    Uzun bir aradan sonra merhabalar. Bu gün hakkında konuşacağımız konu "The Witcher" olacak. Biliyorsunuz ki 20 aralık sabahı yayınlanan dizi birçok Witcher hayranını ekrana kilitledi. Bu kişilerden birisi olan ben ve arkadaşım ise iki koldan diziyi değerlendirme şansı elde ettik. O oyunlarını oynamış ve haritada açılmayan bölüm bırakmamış iken ben kitaplarını sırasıyla okumayı başarmış birisi olarak bir gecede diziyi izledik hatta yedik yuttuk. Peki sindirebildik mi? HAYIR! Üstte gördüğünüz görsel aslında hazımsızlığımızın temel noktası olsada bir çok açıdan güzeldi. Özellikle Geralt karakteri olarak kaba saba yapısı ve mimiksiz yüzü ile Henry Cavill'i tam oturmuş bulduk. Ama asıl acımız Yennefer ve Cirilla karekterlerinin beklenildiğinin çok aksi olması. Cirilla bence oyunda da kitap da da çekilmez akılsız bir kız çocuğu olarak bir nevi karaktere uygun seçilmiş olsada güzellik ve beğenilme için kusurlarını kapatmak için çocuk doğurma yetisinden büyük acılarla vazgeçen Yennefer'i "Anya Chalotra" oynamamalıydı. Onu çirkin bir kadın olarak bulmuyorum fakat Yennefer arsız ve güzelliğini kullanma konusunda belli kalıplar içinde yaratılmış bir karakter. Aslında birçok karakterin oturmadığını görebiliriz. Bunun temel noktasına kafa yormaya çabalasamda bir türlü mantıklı bulamıyorum. Bir çok amatör olsada Triss, Ciri ve Yen'e benzeyen oyuncu bulunabilirdi. En kötü makyajların doğru yapılması gerekirdi. Bir açık kapı olarak oyun ve kitap içinde sembolik olarak oluşan karakterlerin yakalanmasına çalışılmış olabilir diye düşünüyorum. Bazı karakterlerin fiziksel özelliklerinden çok söz edilmeyip oyunu yaratan firmanın tasarımcıları tarafından oluşturulan karakteri arayan çok izleyeni olduğunu fark ettim. Şunu demek gerekir; yeni Game Of Thrones olabilir düşüncesi The Witcher evreninin sonsuz şekilde genişleyecek kadar açık uçlu oluşuna bağlı. GoT gibi evren ve arita genişledikçe yeni karekterler ve yeni hikayeler ile sürükleyici bir akım yakalanabilir. Ancak unutulan nokta zaten belli bir okuyucu ve oyunlarını oynayan oyuncu kesimine sahip bir hikayeyi bu kadar yanlış sunmak ağır tepkilerle projenin geri tepmesine sebep olmaz mı? OLDU! İzleyici kitlesinin ikiye bölündüğü gerçeğini ortaya koyalım ve iki açıdan nasıl bir risk aldıklarına bakalım. Daha önceden karakterlere ve olaya hakim olan kitabı ve oyunu bilenleri karakterleri canlandırmak üzere seçilen oyuncuların tutarsız tiplemeleri ve uyumsuz hareketleri diziye karşı umutları kırdı. Bir de ne oyunu ne kitabı bilen var. Tamamen Netflix'de çıkacağını duyup araştıran kişilerden oluşan kitle ise olayların işleyiş ve zaman dengesini anlayana kadar sezon bittiği için bir çok şey altı boş kalmış oldu. Kurgu oldukça yavan kaldığı için yeni hayran kitlesi oluşturmakta baya zorlandığı anlaşılıyor. Ancak buna rağmen iki hafta boyunca viral ve hit listelerinde zirvede asılı kalmayı başarmış olması aklımıza "reklamın iyisi kötüsü olmaz" sloganını getiriyor. İnsanlar sırf yermeleri anlamak için bile izliyor sonuç olarak . Bakalım 2. sezon çekim aşamasında imiş. Umarım bir çok oyuncunun sözleşmesi iptal edilip senaryo kurgulayıcıları değişmiştir. Ancak o zaman yeni bir Game Of Thrones esintisi yakalar ve sekizinci sezonda kafa üstü çakılışı izleriz.
  24. 1 point
    Yeni yılın bu ikinci gününde hepinize mutlu yıllar diliyorum. Emeği geçen tüm arkadaşların da eline sağlık. Teşekkürler.
  25. 1 point
  26. 1 point
  27. 1 point
    Şu ana kadar gördüğüm en iyi çeviri sayfalarındansınız geçte olsa Tokyo ghoul a başladım çevirdiğiniz için teşekkürler
  28. 1 point
    Emekleriniz için teşekkür ederim. Death Note, Shingeki no Kyojin ve Noragami-Arogoto'dan sonra Tokyo Ghoul ile devam etmeye karar verdim. Bu dünya çok değişik bir dünyaymış tam olarak tanışınca anladım.
  29. 1 point
    ilk 25 bitti bakalım devamı nasıl umarım konuyu biraz toparlarlar çeviri ekibine tüm emekleri için teşekkür ediyorum 0 sorun ile rahat rahat izliyoruz
  30. 1 point
    Arkadaşların isteği üzerine başlamak istedim ve tabiki ilk ziyaret ettiğim yer burası tüm emekleriniz için teşekkür ederim
  31. 1 point
    [mal type=anime id=28677] Çevirmen: (1x11)Vaiune (12)Hdeyr Redakte: sugarsoldier Düzenleme: (1x10) Ronron (11&12) bgmgmgm Encoder: MaxweLL KLASÖR LİNKİ
  32. 1 point
    @Deat H Note. @Deat H Note. 1, 9, 16, 17, 18, 19, 21, 22, 23, 23, 25. bölümler eksik teşekkürler. ve bir de mega linkinde de drive açılıyor önemli bişey değil ama söyleyeyim istedim
  33. 1 point
    emeği geçenlerin eline sağlık ama link ölmüş sanırım o kadar uğraşılmış kontrol ederseniz iyi olur.

.

logo.png.c9c7979e5a58750c2eb2f340594d083

AniSekai Fansub | Türkçe Fansub, Türkçe Anime & Manga & Kore & Japon Dizi & Film Çeviri ve İzleme, Anime/J-Pop/k-Pop/Kore Radyo, Uzakdoğu Anime Manga Haberleri ve Oyun Dünyasına Dair Herşey

 . 

Bizi Takip Edin.

×
×
  • Create New...