Jump to content

Ayşe Serat

Moderator
  • İçerik sayısı

    3
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

1 Neutral

Following 0 members

Ayşe Serat does not follow anyone.

Ayşe Serat Hakkında

  1. HALLYU ( KORE DALGASI )

    1990 yılının ortalarında Kore’nin TV dizileri ve popüler müzikleri Çin’de ilgi görmeye başlayınca ‘Hallyu’ denilen terim ortaya çıkmıştır. 1992 yılında Çin ile diplomatik ilişkiler kurulduktan sonra Kore’nin eğlence ürünleri ve şarkıcıları Çin’de aktifleşmeye başlamıştır. Özellikle ‘What is Love?’ adlı dizi, 1997 yılında Çin’in CCTV kanalında yayınlanarak %4,2’ lik yüksek bir izlenme oranı yakalamış ve yaklaşık 150 milyondan fazla insanın izlediği bir dizi olmuştur. 1997 yılından itibaren Pekin’in ‘Seoul Music Room’ adlı yayınında Kore müziği tanıtılmaya başlanmış, özellikle dans müzikleri gençler arasında yoğun ilgi görmüştür. Çin’in içindeki Hallyu ateşinin artmasındaki anahtar rol, 2000 yılının Şubat ayında Pekin İşçi Stadyumu’ndaki H.O.T isimli Koreli idol erkek grubunun verdiği konserdir. Bu konserin yapılmasıyla ülke basınında Hallyu terimi büyük ölçüde kullanılmıştır. Kasım 1999 tarihinde ‘Beijing Youth Daily’de yapılan Hallyu haberiyle Koreliler bu terimin farkına varmaya başlamıştır. PSY'den “Gangnam Style” - Kensine has hareketleri olan malchum(at binme dansı)u başlatan PSY(gerçek adı Park Jae-sang)’ın ‘Gangnam Style’ şarkısı dünyadaki müzikseverlerin arasında oldukça rağbet görmüştür. 2012 yılında Koreli bir şarkıcı olarak ilk defa Birleşik Krallık’taki Official Charts Company’de 1 numaralı single olarak listelenmiş, ABD’deki Billboard dergisinin ‘Hot 100’ bölümünde yedi hafta boyunca 2 numarada kalmıştır. Sağdaki fotoğraf 2012 yılında Seul Belediye Binası önündeki konser görüntüsüdür. Kore Dalgası’nın Japonya’ya varması 2003 yılında NHK kanalında ‘Winter Sonata’ adlı dizinin yayınlanmasıyla gerçekleşmiştir. Winter Sonata dizisiyle ‘Yon-sama’ (başrol oyuncusu Bae Yong-joon’a Japoncada verilen isim) Hallyu ateşini arttırmış, birçok Japon turistin Chuncheon’da bulunan Namiseom Adası gibi dizinin çekildiği yerleri ziyaret etmesini sağlamıştır. "Kore Dalgası" çılgınlığı Kore’nin geleneksel kültürüne, yiyeceklerine, edebiyatına ve diline kadar yayılmış, fanları da devamlı artmıştır. 2013 yılının sonları itibariyle dünyanın 78 ülkesinde kurulmuş fan grupları 987 adet olup, toplam üye sayısı yaklaşık 9 milyon kadardır. Bölgesel olarak Asya ve Okyanusya civarında 234 adet ( yaklaşık 6,8 milyon üye ), Amerika bölgesinde 464 adet ( yaklaşık 1,25 milyon üye ), Avrupa bölgesinde 213 adet ( yaklaşık 1,17 milyon üye ), Afrika ve Orta Asya bölgesinde 76 adet ( yaklaşık 60 bin üye ) fan grubu bulunmaktadır. Hallyu fan grupları içinde K-pop fan kulüpleri en yüksek derecede olmakla birlikte, Kore dizileri, yemekleri ve turizmi gibi çeşitli alanlarda da kulüpler kurulmuştur ve aktif bir şekilde faaliyet göstermektedir. Güney Kore’nin en çok bilinen şarkıcı grupları Bigbang ve 2NE1. K -POPK-Pop, Güney Kore’de büyük ilgi gören popüler müziklerin genel adıdır. Gayo (şarkı) ya da yuhengga ( popüler şarkı) olarak da söylenmekte, genelde İngilizceden gelen pop kelimesi ülkenin baş harfiyle birleştirilerek ( Tayland: T-pop, Japonya: J-pop, Çin: C-pop) ortaya çıkan K-pop kelimesi kullanılmaktadır. 2000’li yıların ortalarından itibaren yurtdışında oldukça gelişen K-pop, günümüzde Güneydoğu Asya’dan sonra Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’ya kadar yayılmış durumdadır. 2012 yılının ikinci yarısında sıradışı at binme dansını başlatan PSY’ın ‘Gangnam Style’ şarkısı dünyadaki müzikseverler arasında oldukça rağbet görmüştür. Gangnam Style, Kore şarkısı olarak ilk defa Birleşik Krallık’taki Official Charts Company’de 1 numaralı single olarak listelenmiş, ABD’deki Billboard dergisinin ‘Hot 100’ bölümünde yedi hafta boyunca 2 numarada kalmıştır. Youtube izlenme sayısı da 15 Temmuz 2012 tarihinde yüklendikten sonra 2 milyara ( Kasım 2014 itibariyle) ulaşarak büyük bir kayda imza atmıştır. PSY’nin Gangnam Style şarkısı ortaya çıkana kadar K-pop’un önemli sanatçıları gruplar şeklindeydi. Günümüzde Güney Kore’de DBSK, Super Junior, Bigbang, 2NE1, Beast ve Girls’ Generation gibi yaklaşık 80 tane idol grup bulunmaktadır. DBSK, 2006 yılından 2012 yılına kadar sayısı 65’e ulaşan Japonya turne konserleri gerçekleştirmiştir. 700 bin kadar izleyici konserlere gelmiş ve Japonya’da satılan albüm sayısı 6,3 milyona ulaşmıştır. Beşli bir kadın grubu olan Wonder Girls, 2009 yılında ‘Nobody’ şarkısıyla ABD’ye yayılmış, Koreli grup olarak ilk defa Billboard Top 100 listesine girmiştir. K-Pop’un bu kadar popüler olmasının sırrı üstün ses performansları, yetenekli sahne şovları ve mükemmel danslarla harmanlanan gösterişli performanslarıdır. En önemli nokta ise, K-pop şarkıları ve danslarının bir ya da iki günde ortaya çıkmayıp idol sanatçıların çok yönlü yeteneklerinin uzun zaman boyunca eğitimden geçtikten sonra oluşturulması gerçeğidir. Güney Kore’nin idol grupları, Asya başta olmak üzere Avustralya, Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika gibi dünya bölgelerinde K-pop ateşini yaymaktadır. Günümüzde sadece bireysel performanslar değil, aynı zamanda ortak konserler de yavaş yavaş artan bir trend olmuştur. Ağustos 2011 tarihindeki Fransa Paris konseri, K-pop’un Avrupa’ya girişi ve sahnelerini dünyaya genişletmelerinin önemli bir kaydıdır. Le Zenith de Paris sahnesinde yapılan canlı konsere yaklaşık 7 bin fan katılmış ve büyük bir başarı elde edilmiştir. Temmuz 2011 tarihinde, Japonya Tokyo Dome’da düzenlenen K-pop festivaline yaklaşık 45 bin dinleyici katılmış ve oldukça büyük bir başarı sağlanmıştır. Benzer zamanlarda idol grup JYJ, İspanya ve Almanya’da konserler vermiş, Cube Entertainment da İngiltere ve Brezilya’da düzenlediği ortak konserleri başarılı bir şekilde tamamlamıştır. Ekim 2011 tarihinde ABD’de bulunan New York Madison Square Garden’da düzenlenen Girls’ Generation konseri, K-pop’un gücünü bir kez daha kanıtlamıştır. New York Daily News, 23 Ekim 2011 tarihinde ‘Attack of the K-pop Stars (K-pop Yıldızları’nın Saldırısı)’ gibi sansasyonel bir başlıkla Girls’ Generation resminin ilk sayfada olduğu bir haber yayımlamıştır. Şubat 2012 tarihinde, Fransa Paris’te bulunan Palais Omnisports Bercy Stadyumu’nda K-pop yurtdışı turu festivali düzenlenmiştir. O gün soğuğa rağmen yaklaşık 10 bin izleyici alanı doldurmuştur. Bu izleyiciler arasında Almanya, İspanya ve Portekiz’den gelen fanlar da bulunmaktadır. K-pop’u Seven Dünya Fanları ( İspanya ) TV DİZİLERİ Çin ve Japonya’da Kore dalgasını başlatan ‘What is Love?’ ve ‘Winter Sonata’ dizileri dışında da dizilerin Hallyu çılgınlığı devam etmektedir. Güney Kore’de 2003-2004 yılları arasında yayınlanan saray yemeklerinin tanıtıldığı tarihi dizi ‘Dae Jang Geum (Saraydaki Mücevher)’, Japonya, Çin, Hong Kong ve Türkiye gibi 87 ülkede yayınlanmıştır. Bu dizi İslami bir ülke olan İran’da bile %80’den daha fazla izlenme reytingi alarak büyük rağbet görmüştür. 2011 yılında da Big Thing, Giant, Secret Garden vb. gibi TV dizileri yurtdışında yayınlanmaya başlamış, 2012 yılında yayınlanan Love Rain, yayınlanması henüz sona ermeden bölüm başı 450 milyon olmak üzere toplam 9 milyar Kore Wonu karşılığında Japonya’ya ihraç edilmiştir. 2013 yılında SBS kanalında yayınlanan ‘That Winter, the Wind Blows’ dizisi ise Japonya, Çin, Hong Kong ve Tayvan dahil olmak üzere 10 Asya ülkesine ihraç edilmiştir. Özellikle Amerika bölgesindeki bazı yerel yayınlar için de ihraç sözleşmesi imzalanmıştır. Yurtdışındaki izleyiciler tarafından ilgi gören diziler ‘Big Thing’ ve ‘Love Rain’ FİLMLER Bae Yong-joon, Jang Dong-gun, Lee Seo-jin, Kwon Sang-woo ve Won Bin gibi Kore filmlerinin Hallyu yıldızları, yurtdışındaki popülaritelerini sürekli arttırmaktadır. Lee Byung-hun, Rain, Jun Ji-hyun, Bae Doo-na gibi yıldızlar ABD’deki Hollywood filmlerinde rol almıştır ve Jang Keun-suk ise Japonya’da gittikçe popülerleşmektedir. Her sene düzenlenen Busan Uluslararası Film Festivali’nin de dahil olduğu Bucheon ve Jeonju gibi yerlerde düzenlenen uluslararası film festivalleri de Kore filmlerini yurtdışına tanıtma konusunda önemli bir rol üstlenmektedir. Uluslararası film festivalleri aracılığıyla Kore filmi ve film yönetmenleri yurtdışına geniş ölçüde tanıtılmaktadır. Im Kwontaek, Park Chan-wook, Hong Sang-soo, Kim Ki-duk, Kim Jeewoon, Bong Joon-ho gibi yönetmenler, yurtdışındaki film endüstrisinde ön plana çıkmıştır. Painted Fire, Secret Sunshine, Thirst, The Taste of Money gibi filmler yurtdışı film festivalleri aracılığıyla denizaşırı ülkelere tanıtılmıştır. Özellikle Eylül 2012’de yönetmen Kim Ki-duk, ‘Pieta’ filmiyle 69. Venice Uluslararası Film Festivali’nde Koreli yönetmen olarak ilk defa Altın Aslan ödülünü kazanmıştır. Paris’te güzel sanatlar işiyle uğraşırken film sektörüne geç bir şekilde giriş yapan Kim Ki-duk, Birdcage Inn, The Isle, 3-Iron gibi ses getiren eserler yapmıştır. Ayrıca Eylül 2012 tarihinde 37.Toronto Uluslararası Film Festivali’nde ‘The Thieves’ filmi Çağdaş Dünya Sineması alanında yarışmak üzere davet edilmiştir. Park Chan-wook, Kim Jee-woon, Bong Joon-ho gibi yönetmenler de Hollywood’a girmiş, dünya film endüstrisinin dikkatini çekmiştir. 2012 yılında yayımlanan ‘The Thieves’ filmi yurtiçinde 12,98 milyon kişi tarafından izlenmiş ve Singapur, Malezya, Brunei, Endonezya dahil olmak üzere 8 Asya ülkesine satılmıştır. Aynı yıl yayımlanan Masquerade filmi ise 12,12 milyon kişi tarafından izlenmiştir. Bu filmler dışında izleyici sayısı 10 milyonu geçen filmler olarak Silmido (2003), Taegukgi: The Brotherhood of War (2004), King and the Clown (2005), The Host (2006), Tidal Wave (2009) vb. bulunmaktadır. Aynı zamanda, Temmuz 2011 tarihinde Meksika Guanajuato Uluslararası Film Festivali’nde Güney Kore onur konuğu olarak seçilmiş ve korku filmi alanında yönetmen Bong Joon-ho ve Kim Dong-won’un ‘Whispering Corridors’ ve ‘Bedevilled’ filmleri dahil olmak üzere toplam 76 Kore filmi gösterime sokulmuştur. Film Yönetmeni Kim Kiduk - ‘Pieta’ filmiyle 69. Venice Uluslararası Film Festivali’nde Koreli bir yönetmen olarak ilk defa Altın Aslan ödülünü kazanan yönetmen Kim Ki-duk ve oyuncu Lee Jung-jin ile Jo Min-soo. KORE' DEKİ BAŞLICA FİLM FESTİVALLERİ Busan Uluslararası Film Festivali Asya filmlerinin merkezi olan Busan Uluslararası Film Festivali, 1996 yılında başlamıştır ve her sene Ekim ayında düzenlenmektedir. Belgesel, animasyon, reklam filmi, bağımsız film, dijital film ve analog filmi gibi alanları bir araya getiren bu film festivali, Asya’daki yönetmenler ve oyuncuların dünya çapında tanınmasını sağlayan bir ortam olmuştur. Bucheon Uluslararası Fantastik Film Festivali (BiFan) Gyeonggi-do’da bulunan Bucheon şehrinde her sene Temmuz ayında düzenlenen bir film festivalidir. 1997 yılında başlayan BiFan, korku, gerilim, gizem ve fantastik içeriklerin olduğu, özellikle Güney Kore ve Asya ülkelerinde yapılan filmlere odaklanmıştır. Jeonju Uluslararası Film Festivali 2000 yılında başlayan Jeonju Uluslararası Film Festivali, her sene Nisan ya da Mayıs ayında Jeollabuk-do bölgesinin geleneksel kültür şehri olan Jeonju’da düzenlenmektedir. Bu festival şimdiye kadarki yaygın filmlerin aksine geleneğe meydan okuyan yaratıcı eserleri tanıtmaktadır. MÜZİK Güney Kore müzik alanında da vokal ve enstrümantal müzik bölümlerinde dünya standartlarında müzisyenler yetiştirmektedir. 2011 yılında dünyanın en büyük üç yarışmasından biri olan 14. Uluslararası Çaykovski Yarışması’nda piyano, vokal ve keman alanlarında 5 tane Koreli genç müzisyen önemli dereceler elde etmiştir. Vokal müzik alanında soprano bölümünde Jo Su-mi, Hong Hei-kyung, Shin Young-ok; bas bölümünde Kwang-chul Youn; bas bariton bölümünde Samuel Yoon gibi müzisyenler aktif bir şekilde çalışmaktadır. Enstrümantal müzik alanında ise piyanist Yeol Eum Son ve Dong-hyek Lim; keman virtüözü Sarah Chang ve Zia Hyun-su Shin oldukça başarılı müzisyenlerdir. Dört parmaklı piyanist olarak bilinen Lee Hee-ah da azimli sahne performanslarıyla dinleyiciler tarafından takdir görmektedir. Han Tong-il ve Kun-woo Paik, 1950-1970’li yıllardan itibaren uluslararası sahnelerde isimlerini duyuran Kore’nin ilk nesil piyanistleridir. Seul Filarmoni Orkestrası’nda daimi orkestra şefi olan Myung-whun Chung, Berlin Filarmoni, Londra Filarmoni ve Paris Orkestrası gibi yerlerde konuk orkestra şefi olarak görev almış, Paris Bastille Opera Binası’nda müzik genel müdürü ve daimi orkestra şefi olarak çalışmıştır. Piyanistlik de yapan Myung-whun Chung, Myung-wha Chung(çello) ve Kyung-wha Chung(keman) gibi müzisyenlerle birlikte ‘Chung Trio’ ismiyle dünya müzik endüstrisine adını kazımıştır. Koreli orkestra şefi ve piyanist olan Chung Myung-whun, Fransa’daki Opéra National de Paris’te müzik genel müdürü ve daimi orkestra şefi olarak çalışmıştır. Temmuz 2013 tarihinde Venedik’te bulunan Fenice Tiyatrosu’ndan Yaşam Boyu Müzik Ödülüne layık görülmüştür. MÜZİKAL Toplum genelinin kültürel istek ve ihtiyaçları yavaş yavaş büyüyerek müzikal alanını da aktifleştirmiş, yıl boyu gösteriler sergilenmesini sağlamıştır. Eserler, ‘Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’, ‘Chicago’ ve ‘Cats’ gibi ünlü yabancı müzikallerden çıkmış, Koreli ekiplerin yaratıcı opera teknikleriyle sahnelenmişlerdir. Japonya ve Güneydoğu Asya gibi yerlerde de gösteriler yapılmıştır. Başlangıçta müzikalle çıkış yapan Choi Jung-won, Nam Kyeong-ju, Jo Seung-woo ve popüler müzik ile müzikal sahnelerinde aktif olarak çalışan Yoon Bok-hee, Insooni, Ock Joo-hyun gibi müzikal sanatçılar bulunmaktadır. MODERN DANS VE BALE 1962 yılında Kore Ulusal Dans Topluluğu kurulmuş ve bu topluluk Korelilerin modern dansa olan ilgisinin artmasını sağlamıştır. Shin Cha Hong, avangart eğilimini takip eden temsili çağdaş dansçılardan biridir. ABD’de dans bölümünde uzmanlaşıp koreograf Alwin Nikolais ile beraber çalışmıştır. Kore Ulusal Bale Topluluğu, Evrensel Bale Topluluğu ve Seul Bale Topluluğu gibi yerlerde aktif olarak gösteriler sunmaktadır. Kang Su-jin, Almanya Stuttgard Ballet Topluluğu’na girmiş ilk Asyalı balerindir ve günümüzde üst düzey bir balerin olarak faaliyet göstermektedir. Hee Seo, Temmuz 2012 tarihinde dünya standartlarındaki Amerikan Bale Tiyatrosu(ABT)’ndaki ilk Koreli asıl dansçı olmuştur. Günümüzde dünyanın en iyi klasik bale topluluğu olarak bilinen Rusya Mariinsky Bale Topluluğu’nda Koreli erkek bir dansçı olan Kim Ki-min, orada çalışmaya başlayan ilk Asyalıdır. Kuğu Gölü - Mariinsky Balesi ve orkestra performansı. Mariinsky Balesine katılan ilk Asyalı olan Kim Ki-min ve Olesya Novikova. MODERN SANATGünümüzde aktif eser üretimini yayan önde gelen ressamlar olarak Chun Kwang Young, Park Seo-bo, Lee Jong-sang, Song Soo-nam, Lee Doo-shik, Lee Wal-jong, Youn Myeung-ro, Lee Il, Kang Ik-joong, Lim Ok-sang vs. bulunmaktadır. Chang Ree-suok, Chang Doo-kun, Paek Young-soo, Chun Kyung Ja, Kim Tschang-yeul ve Suh Se-ok gibi ressamlar ise kıdemli grup ressamlarıdır. Heykel alanında Gwanghwamun Meydanı’nda bulunan Kral Sejong heykelini yapan Kim Young-won ve Choi Jong-tae gibi heykeltıraşlar ünlüdür. 2006 yılında vefat eden Nam June Paik dünyaca ünlü bir video sanatçısıdır. Seul Insadong ve Samcheong-dong merkezli Gana Sanat Alanı, Gongpyeong Sanat Merkezi, Kyungin Güzel Sanatlar Müzesi dahil olmak üzere 60 tane sergi salonlarında önde gelen ressamların resimleri sergilenmektedir. Yakın zamanlarda Seul Gangnam’da bulunan Cheongdam-dong bölgesinde çok fazla sanat merkezi ortaya çıkmıştır. Uluslararası sergi olarak 1995 yılından itibaren 2 senede bir düzenlenen Gwangju Bienali ününü gittikçe arttırmaktadır. Gwangju Bienali - Kültür ve demokrasi şehri olarak bilinen Gwangju, Güney Kore, Asya ve dünyayla etkileşimini giderek genişleten uluslararası çağdaş sanatın merkezidir. Eylül 1995 tarihinde 1.Gwangju Bienali düzenlenmiştir. Bianel olarak düzenlenen modern sanat sergisi olmasının yanı sıra Asya’da düzenlenen ilk bienal olarak bilinmektedir. MODERN EDEBİYAT Roman yazarı Shin Kyung-sook, Kore dalgasının edebiyat bölümünde kilit bir rol üstlenmiştir. Günümüz annelerinin hayatı ve anlamını konu alan ‘Lütfen Anneme İyi Bak’ isimli romanı Nisan 2011 tarihinde ABD Knopf Doubleday yayımcılığında İngilizce’ye çevrilip basıldıktan sonra Amazon çok satanlar listesinde 10.sıraya yükselerek büyük bir başarıya imza atmıştır. Bu roman ABD’de yayımlandıktan sonra Japonya dahil olmak üzere Asya, Avrupa ve Avustralya kıtalarında 30 ülkede çevrilip basılmıştır. Haziran 2012 tarihinde Slovence dilinde de yayımlanmış, Slovenya başkenti Ljubljana’da yazar okuyucularıyla buluşmuştur. Shin Kyung-sook’un önemli eserlerinden biri olan ‘Li Chin’ de Fransız Philippe Picquier Yayınevi’nde Fransızcaya çevrilip basılmıştır. Gong Ji-young’un romanı ‘The Crucible (Deogani)’ Mayıs 2012 tarihinde Japonya’da çevrilip basılmış, Kore’de ise bu romanın filmi çekilmiştir. Yazarın diğer eserleri olan ‘Our Happy Hours (Urideurui Haengboghan Sigan)’ ve ‘My Joyful Home (Jeulgeoun Naui Jib) da Japoncaya çevrilip basılmıştır. Yazar Shin Kyung-sook'un Lütfen Anneme İyi Bak eserinin İngilizce baskısı ve Kore’yi temsil eden şairlerden Ko Un. 2011 yılında şair Ko Un’un şiir kitabı Almanya ve Türkiye’de yayımlanmıştır. Ko Un, Nobel Edebiyat Ödüllerine aday gösterilen bir şair olarak 1958 yılında ‘Tuberculosis (Pyegyeolhaeg)’ kitabını yayımlayarak istikrarlı bir şekilde eserlerini devam ettirmiş, yurtiçinde ve yurtdışında eserleriyle birçok insanı etkilemiştir. 2010 yılında, dev bir şiir serisi olan ‘On Bin Can (Maninbo)’ yayımlanmıştır. Yazar Eun Hee-kyung’un ‘Secrets And Lies (Bimilgwa Geocimmal)’ romanı da Rusçaya çevrilmiştir. 2009 yılında Yun Heung-gil’in ‘The Rainy Spell (Jangma)’, ‘Firewood (Ddaelgam)’ ve ‘The Ship With No Sail (Doddaedo Ani Dalgo)’ olmak üzere 3 hikayeden oluşan kısa hikaye antolojisi, İsviçre Tranan Yayım Evi tarafından basılmıştır. Yang Gui-ja’nın ‘Uzak ve Güzel Mahalle (Wonmidong Saramdeul)’ eseri Çince ve Türkçeye, ‘Contradictions (Mosun)’ eseri ise Bulgarcaya çevrilmiştir. 1995 yılında Bulgaristan’da bulunan Sofya Üniversitesi'nde Kore edebiyatı bölümünün açılmasıyla Cho Se-hui’nin ‘The Dwarf (Nanjangiga Ssoa Ollin Jageun Gong)’ ve Yi Munyol’un ‘Our Twisted Hero (Urideurui İlgeuleojin Yeongung)’ gibi Kore çağdaş edebiyatı eserleri yerel dilde basılıp okuyucuların ilgisini çekmiştir. K-pop çılgınlığının ardından Kore edebi eserleri yurtdışında da ilgi görmüş ve Korece öğrenen kişi sayısı da artmıştır. Yurtdışında Korece eğitiminden sorumlu olan Kral Sejong Enstitüleri’nin sayısı 2008 yılında 17 iken 2013 yılında 113’e yükselmiştir. Bu sırada, Eylül 2012 tarihinde Silla Krallığı’nın en eski yeri olan Gyeongju şehrinde 78. Uluslararası PEN Kongresi gerçekleştirilmiştir. Güney Kore’de 1970 yılı ve 1988 yılından sonra üçüncü kez düzenlenen etkinliktir. Dünyanın 114 ülkesinden 700 edebiyatçının katıldığı bu etkinliğe Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan Fransa’dan Jean-Marie Gustave Le Clézio, Nijerya’dan Wole Soyinka ve Türkiye’den Orhan Pamuk da katılmıştır. KORE MUTFAĞI Kore dalgası, Kore mutfağı alanında da etkili olmuştur. Paris, Londra ve New York gibi metropoller dahil olmak üzere dünyanın her yerinde Kore restoranları artış göstermekte ve gurmelerin Kore yemekleriyle ilgili değerlendirmeleri oldukça pozitif yönde değişmektedir. Kimchi, bulgogi, bibimbap vb. gibi Kore yemeklerini temsil eden yiyecekler artık dünya menüsü listelerinde bulunmaktadır. ABD’deki restoranlarda bibimbap burger, gochujang soslu pirzola gibi füzyon gıdalar ortaya çıkmıştır. Kimchili sosisli ve gochujang soslu biftek de New Yorkluların ilgisini çekmeye başlamıştır. Paris’te de Kore restoranlarının sayısı 100’e kadar ulaşmıştır. Geçmişte bu restoranlara Koreli göçmenlerin dahil olduğu Asyalılar gitmekteydi fakat günümüzde yerel Fransız vatandaşların gitme oranı %30-80 civarındadır. Paris’teki restoranlarda en popüler olan yiyecekler bibimbap ve bulgogidir. Özellikle bibimbap sebzelerden oluşan sağlıklı bir yiyecek imajı kazanmıştır. Londra Olimpiyatları zamanı olan Temmuz 2012’de Victoria ve Albert Müzesi’nde Londra Olimpiyat Oyunları Komitesi başkanı Baron Sebastian Coe’nun dahil olduğu 300 seçkin konuğa Kore yemeklerinin olduğu bir ziyafet düzenlenmiş ve övgüler alınmıştır.
×