Jump to content
  • Sign Up

Search the Community

Showing results for tags 'anime çevirmenliği'.



More search options

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Forums

  • Forum Genel
    • Genel Sohbet
    • Tanışma Faslı
    • Doğum Günü Kutlamaları
    • Duyuru ve Yenilikler
    • Forum Oyunları
    • İstek ve Şikayet
    • Ekibe Başvuru
    • Contact
  • AniSekai Fansub Çalışmaları
    • Tamamlanmış AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Gelecek AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Askıya Alınan AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Tamamlanmış AniSekai Manga Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Manga Çalışmaları
    • Tamamlanan AniSekai Kore&Japon Dizi&Film Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Kore&Japon Dizi&Film Çalışmaları
  • Diğer Anime Fansub Çalışmaları
    • Tamamlanmış Anime Fansub Çalışmaları
    • Devam Eden Anime Fansub Çalışmaları
    • Fansub Yapılmamış Animeler (.srt altyazılı)
  • Diğer Manga Grup Çalışmaları
    • Manga Çalışmaları
    • Webtoon ( Renkli Manhwa )
    • Tamamlanmış Manga Çalışmaları
  • Anime Filmleri (Live Action) & Uzak Doğu ve Güncel Filmler
    • Anime & Manga Filmleri (LiveAction) - Uzak Doğu Filmleri
  • Anime&Manga Dünyası
    • Türkçe Dublaj Anime & Çizgi Filmler
    • Anime ve Manga Sohbet
    • Anime ve Manga Dünyası
    • OST ve Müzik Paylaşım Alanı
    • Uzak Doğu Kültürü & Anime
    • Her Türden Çalışmalarınız & Paylaşımlarınız
  • Anime Logo Paylaşım Alanı
    • Anime Logo Paylaşım Alanı
  • AMV Çalışmaları
    • AniSekai Fansub AMV Çalışmaları
    • AMV Çalışmaları

Categories

  • Anime
  • Cartoon
  • Cosplay
  • Drawing
  • Dizi
  • Eğitim
  • Eğlence
  • Sinema
  • Fotoğraf
  • Gizem
  • Japonya
  • Kültür & Sanat
  • Kitap & Roman
  • Live Action
  • Manga
  • Music
  • Games
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Uzakdoğu
  • Video
  • MyAnimeList

Find results in...

Find results that contain...


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Joined

  • Start

    End


Group


Gender


About Me

Found 1 result

  1. Bir süre önce fark ettiğimiz ve oldukça ilgimizi çeken bir konu üzerine röportaj yapmak için uğraşıyorduk. Adminimiz Libero1i'in ve sevgili arkadaşımız Magnum357'nin katkıları ile hazırladığımız bu röportajda bizi kırmayıp bizimle sohbet ettiği için Aria'ya çok teşekkür ederiz. Sorularımız ile bu geleneğin nasıl başladığını öğrenmiş olduk. Bahsi geçen gelenek hakkında kısa bir bilgi vermek isterim. Planetdp 'e yüklenen çevirilerden haberiniz vardır. Bahsi geçen kişiler bu çevirileri Japoncadan İngilizceye ve İngilizceden Türkçeye çevirerek renk skalasını bir oyun haline getirmiş kişiler. Bir usta üç öğrenci.... Aria ile yaptığımız konuşmalarda bunu bir etki-tepki kanunu olarak yaptığını ve şahsi kanaatine göre %100 tam çeviri ve doğru çeviri olmayacağını kanıtladığını gördük. Sohbetimize başlayalım isterseniz. Creative-Miss: Merhaba Aria. Öncelikle seni tanırken merak ettiğimiz ilk soru Nickname'in nereden geliyor? Aria: İlk çevirdiğim seri Aria the Animation'dan geliyor aslında, en sevdiğim seri olmakla beraber bir türlü fansub olarak tamamını veremesemde aslında seriyi komple bitirdiğim zaman tam 8 yıl önce falandı herhalde, hala yatar çeviriler bi yerde, özet olarak bu aslında. tek dezavantajı hatun kişi sanılmam, o kadar çok ki artık "selam, bu arada erkeğim beyler ona göre" diye girmeye başladım muhabbetlere. Creative-Miss: Enteresanmış aslında hikayesi. Peki çevirmenlik fikri aklına nasıl geldi ve nasıl bu zamana kadar gelişti? Aria: Küçüklüğümden beri dillere ilgim vardı zaten, çeviriye lise zamanlarımda başladım, aslında meslek olarak çevirmenliği düşünüyordum, boş zamanlarda ileriye dönük antrenman olsun diye çeviri yapıyordum zaten. İlk seriyi çevirmem "abicim şu seri yarım kalmış bi tamamlayıp ver" diye iş kitlenmesiyle başladı küçük yaşta ve tabiri caizse biraz saf olduğum için ne anlarım lan ben diyemedim, ne zorun sahibiysem. Creative-Miss: İlk katıldığın fansub grubu neydi Aria? Aria: "Anitoryum"du herhalde, işin komiği encoder olarak katılmıştım. Orada itelemişlerdi seriyi bana zaten, sonra çok da yaşamadı orası, devamını "Animeou"da falan bitirmiştim serinin devamını. Creative-Miss: Bir baska sorum daha var Aria bu çevirmenlik sürecinde İngilizce hepimize dayatılmış bir meb dersiydi. İlla ki ilgi duyuyorduk peki Japoncaya ilgin ne zaman basladi? Japoncadan İngilizce çeviri yapıyorsun ve sonra onu Türkçe'ye çeviriyorsun ve bunları ayrı ayrı yüklüyorsun. Burada Japonca'ya ilginin nasıl başladığını hepimiz çok merak ediyoruz. Aria: Ben 6 yaşımdan beri anime izliyorum ulan diyerek ekşici vari bir giriş yapmak istemezdim ama... Creative-Miss: Aria eski anime fantiklerinden olarak böyle bir giriş yapmaya hakkin vardır bence Aria: Hakikaten çocukken "Meitantei conan" ve "slam dunk"ı televizyonda izlerdim, hakeza "pokemon" da öyle beni Japoncaya iten şey ise Türkiye'de olan anime yayınlama politikasıydı.1 sezonu ver, sonra onu çevir dur. Şimdi haksızlık olmasın yabancı kaynaklardan dublajları alıp çevirdiğimiz için bunu asıl yapan "4kids" benzeri yabancı yayın kuruluşları aslında. Ama sonuç olarak , insan devamını merak ediyor arkadaş japonca "öğrenecem ulen ben" dediğim an tam olarak Meitantei Conan'ın çevirilmiş bölümlerini bitirmeme denk geldi. İngilizce olarak da bi kaynak yoktu o zamanlar çünkü. Creative-Miss: Bu noktaya kadar normal bir cevirmenin merakini ve beklemeye dayanamama istegini görüyorum. Şimdi gizli servislerimizden aldigimiz ve "bu nasıl bir şeymiş" dediğimiz asıl konuya gelelim. Aria: Korkutmayın beni T_T Creative-Miss: Nasil basladi bu iş? Gelenek haline gelmis bir fantezi olarak nitelendirdiğimiz Japoncayı İngilizceye çevirip "panetdp" de yeşil alıp sonra indirip Türkçe olarak yükleme işi... Bize bu hikayeyi anlatman için seni esir tutacagiz bir süre burada. Aria: Olur valla ama uzun, benden söylemesi.. Creative-Miss: Bolca kahvemiz ve zamanımız var. Seni zevkle dinleyeceğiz. Aria: Şimdi ilk japonca çeviri denemem de yine hayır diyemememden kaynaklı zaten. Ne çektiysem bundan çektim ben. (gülüyor) Olaylar şu şekilde gelişti, zamanında ufaktan hayranlık duyup, "abi adam ne güzel japoncadan çeviriyor keşke ben de çevirebilsem" dediğim eski nickiyle "magic_lord" daha taze nickiyle "libert8" vardı o zamanlar. Kendisi ismi geçen "Umut abi" olur aynı zamanda. Tabii ben de bi yandan boş durmuyorum, heves ettim kendi başıma çalışıyorum evde çat pat da anlıyorum ha (anladığımı zannediyorum). Neyse bunu gören Anitoryum admini arkadaş "ehehe olm bizim Aria var ya, o da biliyor naabeeer" diye hava atmış kendisine. İlk başta tabii "e iyi, aferin ne diyem" şeklinde tepki veren Umut abi, iş kitleyebileceği adam olarak aklında tutmuş olacak ki bi gün geldi "dayı, şu one piece strong world filmine girişecez 4. olmak ister misin" dedi. Şimdi adam benim kafamda ünlü. Adamla konuşmak bile o yaştaki ben için doğaüstü olay. Niye büyüttüğümü falan da hatırlamıyorum aslında. Niyeyse ulaşılmaz bi havası vardı benim için. Bir yandan da dedim şimdi bu adam beni çağırıyorsa kesin beğenmiştir. "Ne süperim ben" modundayım böyle... Hani hedef olarak koyduğum kişi karşımda, All-might görmüş Deku'ya döndüm yemin ediyorum. "Abi dedim ben biliyom ama azıcık, size köstek bile olurum" hani düzeltmesi daha uzun sürer diyorum. Hani gaza gelmişim ama allahtan kendi seviyemi doğru olarak değerlendirecek kadar mantık kırıntısı duruyor bi kenarda. "Sen gel biz hallederiz eksik gedik ne varsa" dedi. İçimden “ Aman Allah’ım ne kadar da özverili bir senpai” dedim ama, kendisini tanıdıkça aslında aklından geçenin "ulan 30 satır çevirse gene iyi, bereket versin" olduğunu anladım orası ayrı. Creative-Miss: Zamanla işin kurdu olmuşsun diyebiliriz o zaman.(?) Aria: İşin kurdundan ziyade, kendisiyle daha çok çalışıp, daha sonra yarım bıraktığı serileri tamamlayarak aydınlanma yaşadım. (Kahkaha atıyor.) Creative-Miss: Bu noktada senpai ve kohai durumu iyice gelişme göstermiş gibi... Aria: 3 adet seriye 4 kişi girişip son bölümde tek ya da 2 kişi kaldığımız oldu. Hani ilk 5 bölümü çevirip, "siz tamamlayın ya yaparsınız siz" modunda bi yalandan gazlama yapıyordu. Zira arada beğendiği bölüm olunca da kendisi çeviriyordu kimseye vermeden. Neyse ilk çeviriye döneyim, giriştik çeviriye, 150 satır çevirmişim, ama sonuç; 50 den fazla değişen yer, 30 boş satır, işte 70 taneden 50'si değişmemiş, 20'sinde "türkçe mi lan bu" tepkisi almışım. Normal şartlar altında küsüp çeviriyi bırakmam lazım tası tarağı toplayarak . Çeviri bittiğinde bayağı yeni şey öğrendiğimi fark ettim. Yeni kelimeler, kalıplar, dilbilgisi ve dil yapısına dair şeyler falan oturmaya başlayınca dedim ben az daha takılayım bunlarla. Çünkü hata yaptıkça seviniyordum. “Aha doğrusu buymuş diye!” Buradan böyle devam ettik biraz aslında. "magic_lord" bildiğin eziyor ama beni. "Bu bölümde leş gibi çevirmişsin, bi sonraki bölümde almayacam yanıma" "Seninkileri düzelteyim derken kendi çevirimden daha fazla zaman yedim" falan diyor. Bu arada bunu dediği seri de şeydi; Deadman Wonderland. Creative-Miss: Bu süreçte kavgalar edip küskünler oluyor muydu? Aria: Valla kavga küslük olacak durum yoktu, hem kendisini büyüğüm hem de hocam olarak görüyordum. Şahsi kanaatim şimdiki Türkçe çevirilerdeki kalitenin düşmesinin bir numaralı sebebi; çevirmenlerin azaldıkça her gelen çevirmende "aman şevki kırılmasın" diye hatalarını ve eksiklerini görmezden gelmek hatta saklamak. Creative-Miss: Çok doğru bir yere nokta atışı yapmış oldun. Aria: Beni her hatamda "bu ne len ezik, böyle çeviri mi olur, az konu bütünlüğünü düşünsene, konuşmanın ortasında mevzu değişmesi çok mu normal" diyen Umut abi olmasa ben yerimde sayar dururdum. Hoş şimdi de çok matah bir seviyede değilim ama en azından bir şeyler öğrendiğimi düşünüyorum kendi çapımda. Creative-Miss: Tam bir usta çırak olarak bir bütünlük sağlanmış oldu ve seni bu güne taşıyan yeteneğini ortaya çıkarmış gibi geldi bana. O zaman bir baska soru ile baglayalim konuyu. Seni çeviride yeni bir seviyeye taşıyan bir olay oldu mu? Olduysa nedir? Bu olayı, çevirmenlik hobinde/işinde bir dönüm noktası ya da sıçrama tahtası olarak görüyor musun? Aria: Yeni bir seviyeye taşıyan durum ilk olarak "magic_lord"un whiplash vari laf sokarak eğitmesi, ki aslında eğitmek gibi bir niyetinin olduğunu hiç sanmıyorum. One piece strong world çevirisi bir numaralı sıçrama tahtası oldu diye bilirim. En etkili de oydu çünkü ilk defa hatalı, eksik vs de olsa ingilizceye bağımlı olmadan japonca anlayabildiğimi fark etmiştim. Creative-Miss: Şimdi merak ettiğim soruya gelelim. Duyduk ki yabancı fansublara da bulaşmışsın. Bu konuyla ilgili neler söyleyebilirsin? Aria: O durum da şöyle oldu aslında; "Nanatsu no taizai" animesi çoğu animenin aksine “simulcast” yani eş zamanlı lisanslı yayın almamış bir anime idi. Yani crunchyroll veya funimation tarafından resmi bir çevirisi yoktu. Zaten o sıralar can sıkıntısından kendime yapacak iş arıyordum. "Ryuga" nickli arkadaşım, benden önce Umut abiyle çeviri yapan ve beraber çok anime şarkısı çevirdiğim Owari ve meşhur Libert8 yani Umut abi ile çevirelim dedik. 4 kişi çeviriyorduk, aramızdan birisi düzenlemesini ve çeviri bütünlüğünü sağlayarak yayınlıyordu. Daha önce de bahsettiğim üzere 7. bölüme gelmeden 2 kişiye düşmüştük bu seride. İlk zamanlar baştan zamanlama olmasın diye japon televizyonlarında gizli olarak sunulan işitme engelliler için olan japonca altyazıyı buluyorduk. Bunun için japonyadaki birine ulaşıp dosyayı edinmek gerekiyordu tabii. Genelde yabancı fansublarla iletişimi eski olan libert8 getiriyordu altyazıyı bize ama kendisi de çeviri işlerini bırakınca dedim ben ulaşayım şu videoyu upload eden elemanlara. Belli bi süre sonra altyazı ararken, elemanın birisi "ne için lazım japonca altyazı" dedi. dedim "türkçeye çeviriyorum, kolaylık oluyor epey" hani sıfırdan zamanlamak cidden zulüm, bir bölümün çevirisi zaten 5 saati bulurken eli alışkın olmayan adamların sıfırdan zamanlama yapmasıyla 10 saati buluyordu çevirde. Hani biraz yaprak sarmaya benziyor bu iş. O bi tencere saatlerce sarılıyor. Yemesi 5 dakika. İzleyen için 20 dakika, çeviren için 10 saati bulabiliyor. Biraz da o dönemde eski adıyla "divxplanet"te fansublara karşı agresif bir tutum vardı. Tatsız bazı tartışmalar yaşadık. Ben de açıkçası Türkçe çeviri yapmaktan zevk alamaz hale gelmiştim. Çeviriyi yaparken takdir bekleme durumu hiç olmadı ama, daha öncesinde 65 bölüm sektirmeden çevirdiğimiz Kuroko no Basuke animesinde çevirdiğim arkadaşla beraber gribe yakalanınca bir bölümü geç vermek zorunda kalmıştık. O ara yediğimiz hakaretler açıkçası beni türkçe çeviri yapmamaya kadar itekledi diyebilirim. Düşünün, her hafta sektirmeden aynı gün ya da ertesi gün içerisinde çeviri veriyorsunuz. Herhangi bir ücret alma gibi bir durumumuz olmadığı gibi, vaktinizden yiyorsunuz. Kimse için yapmıyorum çeviriyi, kendimi geliştirmek için yapıyorum, o yüzden teşekkür beklemiyorum ama hakaret almak da gerçekten hoş değil. 1 hafta geciken bölüm sonrası "bu ne ya tembel herifler, hep böyle yapıyorsunuz, çeviremeyecekseniz başkası çevirsin" gibisinden pek çok mesaj alınca dedim madem kendimi geliştireceğim, ingilizce üzerinden geliştiririm, zira Türkiye'deki anime izleyen kitle, saygılı olanları tenzih ederek söylüyorum, hazıra konmaya alışmış paşa çocuklarına dönüşmeye başlamıştı. Hoş dünyanın her yerinde böyle insanlar var ve pek de kaale almamak lazım ama hastalık durumunda bu tip lafları yiyince, o zaman içime oturmuştu sanırım, hasta olunca insan hassaslaşıyor. Kuroko no Basuke'den sonra türkçe çeviriyi tamamen bırakmıştım anlayacağınız , zaten profesyonel olma gibi bir iddiam da yoktu, dediğim gibi, tek amacım birazcık daha japoncadan anlar hale gelebilmek için taze tutmak istiyordum bilgilerimi. İşte nanatsu ile geri dönüp japonca altyazı ararken, bana şöyle dedi birisi, "dude, we need an english version first" yani, daha ingilizcesi yok çevirebiliyorsan çevir de herkes izlesin. E dedim ben çeviririm ama ingilizce kullanımım doğal olmayacaktır elbette. Hani uygun değilim bu iş için. Dedi benim anadilim ingilizce, ben düzenlerim sorun yok. Ben de hem ingilizce üzerine yoğunlaşayım hem de bi bakayım yabancı fansublarda durum nasıl diye ardıma bile bakmadan gittim. Demek isterdim ama bi yandan ingilizceye, bi yandan türkçeye çeviriyorum aynı Nanatsu no Taizai bölümünü. Hatta, kötü ingilizce çeviri üzerinden kontrol edilip "vasat çeviri" aldığım divxplanet'e de trollük olsun diye kendi ingilizce alt yazımı yükleyip, kendi türkçe altyazımı yine kendi ingilizce altyazımdan onaylattırıyorum falan. Fikir babası ben değilim ama bunun ne yazık ki. Zamanında "libert8" eğlencesine yapıyordu. Creative-Miss: İste en zevkli konuya geldik! Aria: Kopyaladım sadece. (Gülüyor) Creative-Miss: Böyle bir şeyi kopyalayabilmek de güzel. Bizim icin, gelenekleşmiş fantazi olan bu konuya girişinin temel noktasi divxplanet e olan kinin miydi? Aria: Kin demeyelim de, kendimce bir tepki diyelim biz ona. Zira kin tutulacak bir durum yoktu. Sadece ingilizce altyazının her zaman yüzde yüz doğru olacağını savunan ve türkiyede japonca çeviri yapıyorum diyen herkesin yalancı olduğunu söyleyen bir insanla karşılaşmıştım. Bu site üzerinde altyazı denetleme ile alakası yoktu, ama sitede hatırı sayılır bir çevreye sahipti. Bu arada not düşmek isterim, çoğu lisanslı anime eş zamanlı yayınlarında ortalama 5-10 yanlış çeviri oluyor, irili ufaklı. Bunun sebebi de çevirmenlerin kötü oluşu değil aslında, çok kısa sürede çevirmelerinin istenmesi, kontrol mekanizmasındaki kişinin işi savsaklaması gibi etmenler var ama konumuz bu değil. Creative-Miss: "Ve türkiyede japonca çeviri yapıyorum diyen herkesin yalancı olduğunu söyleyen bir insanla karşılaşmıştım". Bunun kim olduğunu aşırı merak ettim ya söyleme ihtimaliniz var m? Aria: (güllüyor) Adı bende kalsın, flaming olmasın şimdi. Zaten kim olduğu da önemli değil , hani kimin dediğinden ziyade böyle bir şeyin söylenmesi asıl sorun. Creative-Miss: Şu noktaya parmak basmak gerekiyor. Gizli servislerimizden aldığımız bilgilerce bazı noktalarda bir seyi göstermek istemişsin ve bu aslinda cevirilerin %100 doğru olmayacagına karşı, sisteme karşı bir tepkiye dönüşen olay. Japoncadan ingilizceye İngilizceden türkçeye çevirip "yeşil"/renk alarak sistemi trollemekden söz etmek istiyorum. Bu olayı bizlere nasıl başlatığını ve kimin izinde olduğunu uzunca anlattın. Senin gibi bu olayi yapan 2 kişi daha olduğu bilgisi geldi elimize. Aria: Aslında "vasat çeviri" vermelerini isteyerek yollamıştım bu çevirileri. Creative-Miss: Net olarak nasil bir tepki politikasi izlediğini ve bunu nasıl gelenek haline getirdiğini öğrenebilir miyiz? Senin o olayda turuncu olmadı galiba. "libert8"in ulaştığı zevk seviyesine ulaşamadın yani... Aria: Evet turuncu vermediler malesef . Ona da vermemişlerdi sanırım. Creative-Miss: Olayın temeli vasat olabilme çabası mıydı? Aria: Evet, keşke vasat verselerdi, ne güzel eğlence çıkardı. Geleneklik bir durumda değil aslında. İlk başta kendim atmıştım ama ondan sonra ingilizce kaynak zaten genelde bizim çeviriler olduğu için otomatik olarak yükleniyordu. Yani ufak bi hinlik diyebiliriz. Önemser ya da önemsemezsiniz, ama insanların öyle ya da böyle en az 3 saatini verdiği işe gelişi güzel kalıp notlar verilmesini hoş bulmuyordum hala da bulmuyorum. Yapıcı eleştiri şekilde detaylı ve eğitici şekilde puanlarsınız bakın o olur işte. Creative-Miss: Aria-sama, Aria-sama, hiç profesyonel bir işiniz oldu mu? Dublaj çevirisi veya nf gibi bir platformda iş yapmak? Aria: Türkiyede BBS vardı fansublara not veren. Kökeni de "crymore.net"e dayanıyor aslında. Türkiye kopyasıydı diyebiliriz... O şekilde detaylı incelemeler hem çevirmene fayda sağlıyordu hem izleyene. Creative-Miss: Peki profesyonel Çevirmenlerden oluştuğunu söyleyebilir miyiz BBS 'in? Aria: BBS ile pek alakam yoktu açıkçası. İngilizce üzerinden değerlendirme yapıyorlardı ve hatırladığım kadarıyla başarılıydılar da. İngilizceye göre olan çeviri hatalarını değerlendiriyorlardı. Dediğim noktaya geliyor bu da, ingilizce mutlak doğru çeviri demek değil. Asıl dili dışından yapılan aktarma çeviriler her zaman bu tip şeylere açık oluyorlar. İlla hatalı oluyor demiyorum sadece oran epey yükseliyor. Creative-Miss: Bir nevi yorumlanmış bicimde ceviriler oluyor ve bunlara tam demek doğru olmaz başarılı iş demek daha doğru olur. Aria: Zaten tam doğru çeviri var mıdır mümkün müdür, konusu 2000 senelik tartışma girersek çıkamayız. Creative-Miss: O zaman asıl konudan devam eden başka bir soruya gecelim. Bir nevi tepki olarak gördüğümüz bu olayın gelenek olmadığını belirttin. Ancak gizli servislerin dediğine göre olay gelenek haline gelmiş ve bir süre sonra %100 ceviri olmayacağına katılan kişiler tarafından onaylanıp devam edilir halde gibi. Bu devam sürecinde sen işin kilit noktalarından birisi olarak tepki koymayi ne kadar onalıyor ne kadar onaylamıyorsun? Aria: Tepki konsun diyemeyeceğim, ben sadece kendi çevirimden emin olduğum için böyle bir şeye girişmiştim. Şimdi dönüp baksam yine hata bulabilirim belki kendimde ama mevzu hatanın olup olmaması da değil. Değerlendirme süreci ve şekli doğruluğu kesin olmayan bir kaynak üzerinden ve ezbere bir şekilde notlandırılmasına karşıyım. elbette onların şartları da bunu gerektiriyor. çok fazla çeviri, çok az insan, kontrol işi zor ama ben de kendimce tepki verdim işte. Creative-Miss: Peki bu puan ve değerlendirme işi için sistemin neleri düzeltmesini istersin Aria? Aria: Değerlendirme konusunun aslında çok değişime ihtiyacı yok gibi, şartlar gereği mümkün de değil, ama anime çevirisi kontrolü için bu konuya daha hakim birinin değerlendirme yapması gerekli bence. Creative-Miss: En iyi çevirdiğim dediğin seri hangisi? Aria: En iyi çevirdiğim seri, sanırım türkçe olarak "nanatsu" herhalde. En son çevirim oydu zira. İngilizce olarak da aslında doğrudan şahsım adına değil ama ekip olarak en iyi yaptığımızı düşündüğüm seri Captain Tsubasa 2018. Creative-Miss: Merakta bıraktığın bir konuya dönelim mi? Aria. Aria: Neyi merakta bıraktığım konusunda meraktayım şu an... (gülüyor) Creative-Miss: "biraz da o dönemde eski adıyla divxplanette fansublara karşı agresif bir tutum vardı tatsız bazı tartışmalar yaşadık" bu cümlede sorumuz şu olacak ne tür bir tartışma yaşandı ve tepkiler neydi? Aria: Aslında çok gereksiz ve çocukça bir tartışma idi, şunu çeviren var, onu çevireceğinize bunu çevirin, vs vs... Türkçe çeviri yapmanın eğlenceden, kabak tadı vermeye döndüğü nokta burada başladı. Konu, sadece paylaşım değil aslında gereksiz drama ve çok basit bir mevzunun bile saçma tepkiler görebilmesi idi. Zaten bu noktadan itibaren izleyici kitlenin yaş ortalaması da epey düşünce ve ingilizce çeviri yaptığımda neredeyse hiç bu tip olaylarla karşılaşmamış olmam da türkçe çeviri yapmamaya itti beni açıkçası. Dediğim gibi, benim en büyük amacım kendimi geliştirmekti. Creative-Miss: Şöyle anladığımi belirtmek isterim ; hiçbir maddi kazanci olmayan bir işe gönül vermis olunmasına rağmen bu işin emir verilme ve kontrollerin gereksiz derecede beklentisi artik seni Türkçe ceviriden uzaklaştırdı. Buna karşın yabanci fansublara girdin ama ayni seyin orada da oldugunu gördün(?) Aria: Tam olarak değil aslında.. Creative-Miss: Nasıl, peki? Bizi aydınlatır mısın? Aria: Çünkü ingilizce kısmında bu olaylarla neredeyse hiç karşılaşmadım taa ki "İNGİLİZCE FANSUB GRUBU CTF"ye türk bir arkadaşımız gelip ; "aga bölüm ne zaman" diyene kadar. Dedim burada da mı arkadaş.... Creative-Miss: "Kendi milletine değil de başka bir millete çalıştığında başına gelen en ilginç tartışma hangisiydi " İletilen bu sorusuna cevap alabilir miyiz o zaman? Aria: İşin komiği ingilizce çeviri kısmındaki ilk gereksiz tartışmayı da almancı bir Türkle yaşadım. Çocuk diyorum çünkü belli 15 yaşında falandı. Ondan sonra gelen "new part when" gibi absürt soruları soranların nickine bbaktığımda malesef Türk olduklarını görünce üzüldüm yani. O grupta her milletten insan var. Ve çoğu insan yeni bölüm gelince teşekkürünü edip izlemeye koyuluyor. Üzücü bir durum yani. Bölüm ne zaman diye darlayan ilk izleyicinin türk çıkması gerçekten şahsım adına üzücü. Creative-Miss: Çevirmenlik süreciniz boyunca sizin icin en büyük imtihan neydi? Aria: izleyenler bilir, Nanatsu no Taizai animesinde Galand ve Melascula isimli iki karakter partner olarak savaşırlardı, melasculanın galand a yönelik "şu ihtiyar da kafa şişirip duruyordu, gebertecektim pisliği " dediği çeviriye dair.Almancı arkadaşımız aynen şunu yazmıştı ingilizce olarak "onlar dost, birbirlerine karşı böyle konuşmaları imkansız, doğru düzgün çeviremiyorsunuz, sizin gibiler yüzünden çeviri sektörü yerlerde -para kazandığımızı sanacak kadar bilgisiz olduğunu da ekleyeyim, resmi çeviri sanıyor herhalde-" dedi. Üstelik mangada başka cümleler söylendiğini de söyledi. İşin komik tarafı mangada bahsettiği kısım 3-4 sahne sonra. Hani manga çevirisi doğru fakat sahne aynı sahne değil bunun bile farkına varamamışken gelip ithamlarda bulunması. ayrıca ben o sırada TLC yani çeviri kontrolünü yapıyordum. Çeviriyi yapan japon asıllı bir amerikan idi. Japon kültüründen uzakta yaşadığı için kaçırdığı bi kaç göndermeyi vs düzeltiyordum. İlk çevirisiydi çünkü genelde maksimum 10 cümle hatası olurdu, gayet başarılıydı yani. Hani japondan daha iyi bildiğini iddia eden insanların tepkilerine ve bunların peşine gelen saçma yorumlara maruz kalmak. Yorucu olabiliyor. Kendini açıklamaya çalışmak, hatta açıklamak zorunda olmak dahi takdir edersiniz ki heves kırıcı oluyor. 25-30 yaşında umarım akıllanır diyeyim. Cahil cesareti çünkü. Ben şu anda birinin çevirisine bakarken bu kadar net bi şekilde hatalı diye konuşamıyorum. Creative-Miss: Sınırlarını zorlamalarına rağmen fazlası ile dayanmış ve devam etmissin. Bu işte maddi kazanç olmadığını söylememize rağmen fazlasi ile kazanc olduğu söyleniyor. Senin tek dayanma sebebin kendini geliştirmek olarak gözüküyor. Başka bir sebep var miydi? Aria: İlk başlarda çocukça bir hevesle başladım, benim çevirimden izleyecekler yuppiii diye. Ama onun dışında japonca öğrenmek ve sevdiğim bir şeyi kendi cümlelerimle anlatabilmek diyebilirim. Hani bir animeyi beğenince, çevireyim bunu ya diye bir istek geliyor açıkçası kendimden bir şey katmak istiyorum. Creative-Miss: Bir çok noktada kendini geliştirdin ve çeviri işinin karanlık ve kirli tarafını da gördün. Buna rağmen pes etmeden ayni azimle çabaladın. Bundan kazançlı çıkan sen oldun. Gerektiğinde 15 senelik sitelere trol attin gerektiğinde 15 yaşında bir bireye adap dersi verdin. Bu durumda yeni yeni bu işe dahil olan genç ve çaylak olan cevirmenlere en büyük tavsiyen ne olur? Aria: Aslında üstte yazdığınız kadar da matah bir şey yapmadım diyelim, tamamen kendimi geliştirmek gibi bencil bir amacım vardı çünkü genç ve çaylak olan çevirmenlere tavsiyem, "çevirinizi öven insanlardan durup dinlenip kaçın" çünkü sizi öven adamın size katacağı hiçbir şey olmayacağı gibi, kendi seviyeniz hakkında yanılgıya düşmenize de sebebiyet vereceğini düşünüyorum. Çeviriye başlayıp bırakmanız önemli değil. Zaten eğer içinizde varsa bi yerden gelip tırmalıyor "niye çeviriyorum ben yine" demenize rağmen çeviriye dönüyorsunuz. Elbette sizi yeren kişilerin her dediğini dikkate alın demiyorum. Yalnızca, buradan kendime katabileceğim ne var sorusunu sürekli içinizde tutmanız lazım. Ben japonca öğrenmek istiyordum, şu an için öğrendim diyemeyeceğim, daha çok yolum var, anime izleyip anlayacak kadar yetiyor. Ben dilin kendisini sevdiğim için çeviriye devam edeyim ya da etmeyeyim , öğrenmek isteyeceğim büyük ihtimalle o yüzden "ben hala eğlenmeye devam ediyorum kendimce" diyeyim. Creative-Miss: O zaman son olarak bize söylemek istediğin bir şey var mı? Aria: Röportaj yapılmaya değecek biri olmadığımı düşünsem de, en azından düşündüklerimi söyleme fırsatı oldu. Teşekkür ederim. Creative-Miss: Hocam büyük bir bilgi kaynağı, birikiminiz cidden. Yaptığınız işler olsun eylemler olsun, daha bir çok şeyden ötürü saygı duyuyor ve takdir ediyoruz sizi. Bu vesileyle de tanışmış olmamızdan çok mutlu oldum cidden. Bu arada gercekten cok guzel bir söyleşi ve röportaj oldu. Söylemiş olduğunuz her şey çok kıymetli ve değerliydi . Çok teşekkür ederiz.

.

logo.png.c9c7979e5a58750c2eb2f340594d083

AniSekai Fansub | Türkçe Fansub, Türkçe Anime & Manga & Kore & Japon Dizi & Film Çeviri ve İzleme, Anime/J-Pop/k-Pop/Kore Radyo, Uzakdoğu Anime Manga Haberleri ve Oyun Dünyasına Dair Herşey

 . 

Bizi Takip Edin.

×
×
  • Create New...