Jump to content

Search the Community

Showing results for tags 'japonya'.



More search options

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Forums

  • Forum Genel
    • Genel Sohbet
    • Tanışma Faslı
    • Doğum Günü Kutlamaları
    • Duyuru ve Yenilikler
    • İstek ve Şikayet
    • Ekibe Başvuru
    • Contact
  • AniSekai Fansub Çalışmaları
    • Tamamlanmış AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Gelecek AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Askıya Alınan AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Tamamlanmış AniSekai Manga Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Manga Çalışmaları
    • Tamamlanan AniSekai Kore&Japon Dizi&Film Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Kore&Japon Dizi&Film Çalışmaları
  • Diğer Anime Fansub Çalışmaları
    • Tamamlanmış Anime Fansub Çalışmaları
    • Devam Eden Anime Fansub Çalışmaları
    • Fansub Yapılmamış Animeler (.srt altyazılı)
  • Diğer Manga Grup Çalışmaları
    • Manga Çalışmaları
    • Webtoon ( Renkli Manhwa )
    • Tamamlanmış Manga Çalışmaları
  • Anime Filmleri (Live Action) & Uzak Doğu ve Güncel Filmler
    • Anime & Manga Filmleri (LiveAction) - Uzak Doğu Filmleri
  • Anime&Manga Dünyası
    • Anime & Manga Çeviri Grupları
    • Türkçe Dublaj Anime & Çizgi Filmler
    • Anime ve Manga Sohbet
    • Anime ve Manga Dünyası
    • Anime ve Manga Tanıtımları
    • OST ve Müzik Paylaşım Alanı
    • Uzak Doğu Kültürü & Anime
    • Her Türden Çalışmalarınız & Paylaşımlarınız
  • Anime Logo Paylaşım Alanı
    • Anime Logo Paylaşım Alanı
  • AMV Çalışmaları
    • AniSekai Fansub AMV Çalışmaları
    • AMV Çalışmaları
  • Eğlence&Program
    • Forum Oyunları
    • Karaoke Effects & Encode

Categories

  • Anime
  • Cartoon
  • Cosplay
  • Cover
  • Drawing
  • Dans
  • Dizi
  • Eğitim
  • Eğlence
  • Sinema
  • Fotoğraf
  • Gizem
  • Japonya
  • Kültür & Sanat
  • Kitap & Roman
  • Live Action
  • Manga
  • Music
  • Games
  • Romantizm
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Uzakdoğu
  • Video

Find results in...

Find results that contain...


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Joined

  • Start

    End


Group


Gender


About Me

Found 13 results

  1. YN/ görseller rahatsız edici olabilir. Çalışkan ve renkli kişiliklerinin yanı sıra Japon toplumunun depresif, yalnız ve bireyselleşmiş kişiliklerinin arttığı 21. yüzyılda tespit edilmiş durumda. çalışkanlık, başarı ve becerinin beklentileri ile boğulmuş Japon toplumunda kişilik problemleri ve psikolojik sıkıntıların gün geçtikçe arttığı ve özellikle 15-30 yaş arası olarak belirtilen aralıkta intihar, toplumdan kendini soyutlama, şiddete eğilimli kişilik bozulmaları görüldüğü açıklanıyor bilim camiası tarafından. Bunun temel sebebi topluma karşı koyulan tepki ve topluma uyum sağlayamamak. Durkheim'in bir sözü geldi aklıma. ''Topluma aykırı olan davranışlar gösteren her birey patolojik ve toplum tarafından düzeltilmesi gereken bireylerdir.'' Japon toplumu da olaya böyle yaklaştığı için uyumsuz kişilik olarak görülen ve normlar dışına çıkan bireylerin düzeltilmesi ve uyumlu biçime getirilmesi için daha fazla uğraşmaktadır. Peki bu 15-30 yaş aralığının sıkça oluşturduğu ve topluma karşı gelen bireylerin bu tedaviye cevabı nedir? Genellikle olumsuz. Bu durumda araştırmalarım sonucunda karşıma enteresan ve toplumun hatta iktidar ve hükümetin bile benimsediği bir yer çıktı karşıma. ''İntihar Ormanı!''' Aokigahara Ormanı olarak bilinen bu yer medyada ''İntihar Ormanı'' olarak tanıdığımız yerdir. Öyle ki filmlere hatta kitaplara konu olacak kadar yerel olarak bilinen ve son zamanlarda bri çok ülkede adından sıkça söz ettirmeyi başarmış bu yerin hikayesine ve tarihine bakalım. Orman Fuji dağı eteklerinde yer alıyor. uzaktan bakıldığında mistik havası ve etkileyici yeşilin her tonu ile oldukça dikkat çekiyor. Gezilip görülmesi gereken bir yer olarak kendini cezbedici bir biçimde sunuyor. Aslında orman yürüyüş ve doğa gezileri için turistler ve yerli halk için açık durumda. ancak belirtilen patikalardan şaşılmaması gerektiği yönetim tarafından şiddetle öneriliyor. Çünkü doğal yapısı gereği sık ağaçlar ve birbirine benzer bitki örtüsünden dolayı kaybolan kişinin yönünü bulamaması ve orman içinde mahsur kalması mümkün. ve tabi bir de ''intihar ormanı'' olması. Bu ormanda bilerek rotadan çıkan ve bulunmayı ummadan yaşamına son vermek isteyenler oluyor. İntihar Ormanı Japon toplumu için tarih boyunca ruhlar ve ölümle özleşmiş bir yerdi. Onu popüler hale getiren ise Seicho Matsumoto'nun iki karakterinin bu ormanda intihar ettiği romanı Kuroi Kaiju'dan sonra bir intihar merkezi haline gelmiş. Zaman içinde popülerleşmeye başlaması hükümet ve yetkililer tarafından tehlike olarak görülmeye başlamıştır. Hükümet özendiriciliği azaltmak için çalışmalar yapıp tabelalar yapmasına rağmen net olarak açıkmasalarda yılda ortalama olarak ormanda bulunabilen cesetlere göre 50-100 arası kişinin intihar ettiği söyleniyor. Gündüz vakitleri bile ağaç sıklığında gece karanlığını yaşatan ormanda yetkililer her aramaya çıktığında bir ceset ile karşılaştıklarını söylemişler. Bir çok orman girişinde ve doğa parklarında yazılı olan yere çöp atmayın gibi kuralların olduğu tabelaların yanı sıra ''Lütfen intihar etmeyin'' yazan tabelalar ile başlayan orman girişinde daha da ilerlendiğinde bireylerin sosyal mesaj içeren ağaçlara çivilenmiş notları ve eşyaları ile karşılaşılıyor. Bazen son bir defa uyumak için girilmiş ve terk edilmiş çadırlarla, son defa kullanılmış eşyalar ile dolu çantalarla ve özel eşyalarla karşılaşılıyor. Daha da ilerlendiğinde ağır ilaçlar içerek ya da kendini asarak (genellikle bu yöntemler kullanıldığından söz ediyor araştırmacı ve etnograflar) intihar etmiş bireylerin cesetlerine ya da onlardan arda kalan iskeletler ile karşılaşılıyor. Öyle ki intiharın toplum içerisinde normal görüldüğünden söz eden sosyologlar kişinin kendini faydasız ve yetersiz hissettiği zaman geleneklere göre bir hata yaptığında canını alması oldukça normal karşılanılıyor. Bu durumda olan bir kişinin dönen çarkı yavaşlatması ve bozmasından daha iyisi kendi canını alarak son defa faydalı olmasının Japon geleneklerinde normal görüldüğünden söz ediliyor. Buna bir örnek olarak ''harakiri'' verilebilir. Samuray ve savaşçıların bri hataları sonucu canlarını kendi kılıçları ile alması onurlu bri ölüm olarak görülüyordu. Olabilecek en acılı yöntem olan harakiri kişinin onurunu temizlemesi için toplumun ona sunduğu bir fırsat olarak görülüyordu. Her ne kadar Uzak Doğu kültürüne yabancı kalanlar için ölüm korkunç bir durum olarak görülsede orada kişinin kendini kurtarması olarak karşımıza çıkıyor. inançlarında enerjinin ve yaşamın boyutsal olarak değiştiği ve asla yok olmadığını, hatıraların ise nesnelere yüklendiğini düşünürsek İntihar Ormanı kişinin kendini son defa onurlu ve bir şeyi yapmada kararlı hissettiği yer olarak görülüyor olmalı. Wataru Tsurumi intihar için detaylı bir kitap yazmış ve bu baya bir tartışma konusu olmuştur. ancak Japonya'nın eski kraliyet kütüphanesinde ve bir çok tapınaktan toplanan geleneksel kitap arşivinde Harakiri ve intiharın nasıl gerçekleştirilirse doğru olacağına dair kitaplar bulunmaktadır. (Watara Tsurumi'nin İntihar el kitabı) (Harakiri El Kitabı) Kaynaklar: https://www.wanderlustingk.com/travel-blog/aokigahara-forest-japan https://www.nst.com.my/world/2018/12/442646/lone-man-japans-suicide-forest-blasts-music-save-lives
  2. kyoHD

    Japon Pizzası

    OKONOMİYAKİ İstenilen her türlü malzeme ile pişirilse de genellikle, un, lahana, et, deniz ürünleri ile hazırlanan Japon pizzası diyebiliriz. Bazı işletmeler de hamuru ve malzemesi ayrı ayrı getirilir ve müşteriler kendileri yapıp pişirirler, bazı işletmelerde ise sipariş halinde hazır olarak getirilir. En önemli ana malzemesi lahanadır. Japonya'nın çeşitli bölgelerinde malzeme ve boyut olarak farklılık gösterebilir. Tokyo'da küçük halde yapılır. En popüler yeri ise Osaka ve Hiroshima ( Hiroşima)'dır. Tarifini göreceğimiz ise; Kansai usulü Okonomiyaki MALZEMELER ( 2 Servis ) ( Pişirme süresi 35 dakika ) 100 gram karides, kaynar suda 3-4 dakika haşlanmış 200 gram lahana, ince şeritler halinde kesilmiş 1 adet yumurta 100 gram un 1 tatlı kaşığı kabartma tozu 1/2 su bardağı su ( veya 100ml) 1 çay kaşığı tuz 1 tatlı kaşığı soya sosu 1 çay kaşığı balık tozu ( hon-dashi) 1 tutam karabiber Ayçiçek yağı Tonkatsu sosu için 2 yemek kaşığı ketçap veya domates püresi 1 yemek kaşığı soya sosu 1 yemek kaşığı Worcestershire sos İsteğe bağlı olarak Mayonez Yapılışı Lahanayı ince şeritler halinde kesin ve iyice yıkayıp, kurutun. Geniş bir kasede yumurtayı çırpın. Üzerine suyu, balık tozunu, tuzu, soya sosunu ve karabiberi ilave edip, çırpmaya devam edin. Son olarak un ve kabartma tozunu ekleyip, karıştırın. Hazırladığınız hamur karışımına lahanaları ve karidesleri ilave edip, iyice karıştırdıktan sonra 10-15 dakika dinlendirin. Geniş bir tavayı ayçiçek yağı ile hafifçe yağlayın ve ısıtın. Hazırladığınız hamur karışımının tamamını tavaya dökün ve bir spatula ile kenarlarını düzeltin. Tavanın kapağını kapatın ve kısık ateşte yaklaşık 7-8 dakika pişirin. Ardından okonomiyakiyi ters çevirin ve diğer tarafını da 7-8 dakika pişirin. Kapağını kapatmadan önce tavaya biraz yağ ilave edin. Bir kasede ketçap, soya sosu ve worcestershire sosunu karıştırın. Okonomiyakiyi servis tabağına alın ve üzerine hazırladığınız sos karışımından sürün. İsteğe bağlı olarak mayonez de kullanabilirsiniz.
  3. kyoHD

    Japonya Mutfağı

    KARE RAİSU Köri sosu ile yapılan içinde; tavuk, havuç, patates olan ve üzerine istenir tonkatsu vb.konularak da yenilen bir yemektir. Köri Hindistan'a ait olan bir karışım olmasına rağmen yüz yıllardan fazla Japon mutfağında kullanılmaktadır. MALZEMELER ( 2 servis ) ( Pişirme süresi 1 saat 20 dakika ) 250 gram dana eti, Kuşbaşı doğranmış 1 adet soğan, ince dilimlenmiş (yarım ay şeklinde) 1 adet havuç, dilimlenmiş 1 adet patates, küp doğranmış, 15 dakika suda bekletilmiş 1 adet armut (küçük boy), soyulmuş, rendelenmiş 1 çay bardağı bezelye 1 yemek kaşığı ayçiçek yağı 2 su bardağı et suyu ve ya su 1/2 yemek kaşığı bal 1 tatlı kaşığı tuz 1 çay kaşığı sarımsak ezmesi 1 tatlı kaşığı taze zencefil rendesi Köri Sosu için 1.5 yemek kaşığı tereyağı 2 yemek kaşığı un 1 yemek kaşığı köri tozu 1/2 çay kaşığı kırmızı pul biber 1/2 yemek kaşığı ketçap 1/2 yemek kaşığı tonkatsu sos veya worcestershire sos 1 tutam taze çekilmiş karabiber Üzeri İçin 2 adet katı pişmiş yumurta Yapılışı Bir sos tenceresinde tereyağını kısık ateşte eritin. Eriyen tereyağına unu ilave edin ve yanmaması için sürekli karıştırarak pişirmeyi sürdürün. Hazırladığınız karışım hafif kahverengileşinceye dek yaklaşık 15 dakika pişirin. Ardından köri tozunu, pul biberi ve 1 tutam taze çekilmiş karabiberi ilave edip, karıştırın. Son olarak ketçabı ve tonkatsu sosu da ilave edip, hazırladığınız karışımı ocaktan alın. Bir tencerede ayçiçek yağını ısıtın. Soğanları ilave edin ve kısık ateşte yaklaşık 20 dakika karamelize edin. Ardından rendelenmiş zencefili ve sarımsak ezmesini ilave edip, aroması çıkana dek 1 dakika kadar soteleyin. Kuşbaşı doğranmış etleri tencereye ilave edin ve rengi dönene dek yaklaşık 3-4 dakika soteleyin. Etlerin üzerine havuçları ilave edip, karıştırın. Ardından 2 su bardağı et suyunu tencereye ilave edin ve kaynamaya bırakın. Bir kepçe yardımıyla kaynayan suyun yüzeyinde biriken fazla yağı alın. Rendelenmiş armudu tencereye ilave edin. Balı ve tuzu da ilave edip, kısık ateşte tencerenin kapağını kapatmadan yaklaşık 20 dakika ara sıra karıştırarak pişirin. Ardından patatesleri ilave edin ve 15 dakika daha pişirip, ocağın altını kapatın. Tenceredeki yemeğin suyundan 1-2 kepçe alıp, hazırladığınız körili sos karışımına dökün. Yumuşak kıvamlı bir karışım elde edene dek karıştırmayı sürdürün. Hazırladığınız sosu bezelyeler ile birlikte tencereye aktarın ve kısık ateşte sos koyulaşana dek yaklaşık 7-10 dakika ara sıra karıştırarak pişirin Yanında buharda pişmiş sade pilav ve katı pişmiş yumurta ile servis edin. Tonkatsu Sos İçin 2 yemek kaşığı ketçap 3 tatlı kaşığı Worcestershire sos 3 tatlı kaşığı İstiridye Sosu 2 tatlı kaşığı Esmer şeker Tonkatsu sosu hazırlamak için bir kasede ketçabı, worcestershire sosu, istiridye sosunu ve şekeri çırparak karıştırın.
  4. Japon Mitolojisi diğer mitolojilere göre pek bilinmesede aslında bence en değişik tanrı ve tanrıçalara sahiptir. Aslında “Japon Mitolojisi” demek iki sebeple yanlıştır. Birinci sebep japonların çok fazla mitolojilerinin olması, ikinci sebep ise Japonların tutarlı tek bir mitolojisinin olmamasıdır. Japon mitolojisine göre birbiriyle hem kardeş hem de birbirleriyle evli olan Gök (İzanagi) ve Yeryüzü (İzanami) kaostan ayrıştıktan sonra gökyüzünün yüzen köprüsünden, tanrısal mücevherler süslü bir mızrakla (Ama-no-Nuboko) okyanusu karıştırarak, kara parçalarını yaratırlar. Sonra Japon adalarını oluştururlar ardından diğer tabiat tanrılarını doğururlar. Japon Mitolojisinde 8 milyon ilah vardır. Gök gürlemesi, yağmur yağması, şimşek çakması gibi doğa olayları dışında her mesleğinde ayrı bir ilahı vardır. Gök (İzanagi)ve Yeryüzü (İzanami) il önce Hiruko’yu doğururlar ama çocuk sakat olduğu için ondan iğrenir ve bir teknenin içine koyup onu terk ederler. Hiroku sabah güneşi tanrısı olup çocukların sağlığının koruyucu Tanrısıdır. Yeni çocuklar doğurmaya devam ederler. Kagutsuchi (Ateş Tanrısı) doğar. İzanagi’nin sol gözünden Amaterasu (Güneş Tanrıçası) , sol gözünden ise Tsukiyomi (Ay Tanrısı) burnundan ise Susanowa (Fırtına Tanrısı) doğar. Güneş Tanrıçası Ameterasu Japon Mitolojisinde önemli bir yer kaplar. İzanagi (Gök), Amaretasu’ya inci bir kolye hediye etmiş ve ona Kami’lerin (tanrı) oturduğu Takamagahara’nın sorumluluğunu vermiştir. Fırtına tanrısı Susanowa’nın yönetimi altına girmiştir. Susanowa kız kardeşi Amaterasu’nun sarayında doğru olmayan hareketlerde bulunduğu için cennetten kovulmuştur. Daha sonra Susanowa’nın oğlu Okuni-Nushi bütün ülkenin Tanrısı olur. Amaterasu’nun torunu Ninigi ile ülkeyi paylaşmaya karar verirler. Dinsel işlerde Okuni-Nushi, siyasal işlerden ise Ninigi sorumlu olur. Ukemoçi no Kami yiyecek tanrısıdır. Yiyecek, içecek ve barınak Tanrısı olan Tayuke okami ile birlikte anılır. Sukunahikona dünyayı kurtarmak ve hastalıklarla vahşi hayvanlara karşı korunma çarelerini bulmak için Okuni-Nushi’ye yardım eden Cüce tanrıdır. Ame-no-uzume şafak ve eğlencenin Tanrıçasıdır. İnari pirinç üretiminin koruyucu Tanrısıdır. Yedi Şans Tanrıları (Shichi Fukujin) Japon Mitolojisinde önemli bir yer kaplar. Ebisu balıkçıların ve tüccarların koruyucudur. Daikoku zenginlik ve çifçilerin Tanrısıdır. Bişamon savaş tanrısı olup zenginlik ve servetin dağıtıcısıdır.. Fukurokuju akıl, şans ve uzun ömrü sembolize eden bir Şinto Tanrısıdır ve karga ve kaplumbağanın eşlik ettiği uzun alınlı bir varlık olarak anlatılır. Benten edebiyat, müzik, zenginlik ve dişilik Tanrıçasıdır. Hotei çocukların eşlik ettiği, neşe saçan mutlu bir Tanrıdır. Jurojin uzun yaşam ve mutluluk tanrısıdır. Her yıl Tanrılar kutsal İzumo tapınağında bir araya gelip toplantı yaparlar ve orada insanların aşkla ilgili alın yazısı belirlenir. Tanrılar hangi insanın hangisini sevmesi gerektiğine inanırlar. Uba (yağmur hemşire, yaşlı kadın) çam ağacının ruhudur ve onun kocası yani Jo (sevgi) evlilik ve aşkı sembolize eder.
  5. Manga ve animelerde sıkça gördüğümüz kimononun geçmişini tek merak edenin ben olmadığını düşünüyorum. O değişik desenleri ve parlak renkleriyle bildiğimiz kimonolar ne? Kimler ne zaman ve nerede giyerler? Çeşitleri var mıdır? İşte bu bütün soruları sizin için cevaplamaya çalışacağım. Japonlar 19. yüzyılın yarısından beri başlayan bir batılaşma çabaları halkın giydikleri şeylere de yansımıştır ama Japonların geleneklerini yaşatmalarına bu durum engel olmamıştır. 5.yy’dan itibaren Japonya ile Çin arasında başlayan kültürel ilişkiler sayesinde ortaya kimono çıkmıştır. Modern kimono Japonya’nın Heain döneminde (794-1192) şuanki halini almaya başlamıştır. Şu an kullanılan kimonolar, Japonya’yı ziyarette gelen turistlerin ilgisini çekmektedir ve ziyaretçiler kısa süreliğine olsa bile kimonoyu giyme fırsatı bulabiliyorlardır. Kimono kelimesi “kiru” yani “giyilen eşya” ve “mono” yani “şey” kelimelerinden türemiştir. Günlük hayatta pek kullanılmasada özel günlerde yani evlillik, yeni yıl kutlamalarında, bayramlarda ya da mezuniyet gibi özel anlarda sıkça kullanılır. Erkeklerin giydikleri geniş paçalı pantolonlara “hakama” denir bol ceketlerine ise “haori” denir. Düğünlerde gelinler “Shiromuku” adlı özel yapım gelinlikler giyerler. Bu gelinlikler daha kalın ve beyazdır. Genç kızlar daha farklı kimonolar giyinir bu kimono çeşidinin ismi “Furisode” normal kimonolardan daha farklı olarak çok daha renkli ve kolları diğer kimonolardan uzundur. “Obi” yani kemer ile bağlanır.Ayakkabılar giyilmeden önce “tabi” adı verilen pamuktan çoraplar giyilir bu çorabın normal çoraplardan farkı başparmak ile diğer parmakların arasında bir oyuk bulunur bunun nedeni ise sandaletlerin daha kolay giyilmesini sağlamaktır. Ayakkabı yerine “geta” adı verilen yüksek topuklu nal ayakkabılar veya “zori” yani deriden yapılan sandaletler giyinilir. Normal olarak kimonolar zaman içerisinde çeşitlilik göstermiştir. Kimonoların resmi mi yoksa gündelik mi olduğunu çoğunlukla kumaşın cinsi, deseni ile renkleri belirler. Resmiyet dereceleri “kamonun” yani aile arması ile de belirlenir. İpek en fazla tercih edilen kumaş türlerinden biridir ama pamuk gündelik kimonolarda da tercih edilir. Günümüzde artık gündelik kimonolar polyester ile de yapılmaktadır. Bence çok değişik olan ama güzel olan bir özellik ise kimonoların asla israf olmamasıdır. Örneğin kimono eskise bile çocuklar içim kimono, hiyoku ya da haori yapılıyor. Daha küçük parçalardan ise çanta, örtü veya çay seremonisinde kullanılan peçeteler yapılır. Kimono hem erkeklerin hem de kadınların kendo gibi sporlarda giysileri olarak kullanır. Çoğunlukla karıştırılan “Yukata” daha basit, yazları festivallere gitmek için kullanılan ve çoğunlukla pamuktan yapılan bir giysidir. Kimonoya ne kadar benzetilse bile daha farklıdır. Çoğu yabancı ülkelerde kimono adıyla satılan giysiler çoğunlukla yukatadır. Günümüzde genç kızların ve erkeklerin yaz şenliklerindeki giysileri olmaya devam etmektedir.
  6. Anavatanda birliği ve düzeni sağlamış olan Japonya, bütün milletlerin belli bir hiyerarşi içinde birbirine bağlanacağı bir dünyada "kendi özel mevkii"ni almak için harekete geçmiştir. Hiyerarşiye büyük inancı olan Japonya'ya göre "milletler kendi kendilerini idare ettikleri takdirde dünyada huzursuzluk eksik olmayacaktı. İkinci Dünya Savaşı'nın sonunu belirleyen, Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan atom bombaları, Japonya'yı sosyal ve ekonomik olarak büyük bir yıkıma uğratmıştır. Ağustos 1945'te Japonlar, İmparator Hirohito'nun "tanrısal yetkilerinden" vazgeçtiğinin açıklaması ve radyodan teslim ol çağrısı yapması ile silahlarını bırakmıştır. Teslim oluşunun ardından altı yıldan daha uzun bir süre Japonya, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Müttefikler'in kontrolü altında kalmıştır. Japon kültürünün temelinde yer alan düşünce ve uygulamaları anlamak bakımından İkinci Dünya Savaşı sırasındaki olaylar büyük önem taşımaktadır. Çocuk terbiyesi sırasında ebeveynlerin tetiklediği "küçük düşme" korkusu, savaşan askerlere de uygulanmıştır. Düşmanın gözünün kendi üzerlerinde olduğunu söyleyen Japonlar, Japon ruhunun ne olduğunu tüm dünyaya göstermek için çabalamışlardır. Benedict'in aktardığına göre Japon denizcilerine, çarpışma sırasında paniğe kapılmadan sakin ve sistemli şekilde hareket etmeler, aksi takdirde onları filme alan Amerikalıların görüntüleri New York'ta göstereceği, tüm dünyanın onlara güleceği söylenmiştir. Savaş süresince ve sonrasında Japon halkı hükümeti ve başkomutanı eleştirmiş, ancak İmparatoru tüm bu eleştirilerin dışında tutmuştur. İmparator Tokugawa döneminde de sarayında yalıtılmış halde bulunuyor, idari kararlarda yetki kullanamıyordu. Meiji Restorasyonu, geleneksel kültüre dönme ve imparatora eski saygınlığını kazandırma asına yapılmışsa da imparator daima ruhani işlerden sorumlu kutsal bir kişi iken, devlet işleriyleuğraşmak müsteşarların görevi olmuştur. Gücün bu dağınıklığı, tarih boyunca halk tarafından hoş görülmeyen, eleştirilen hiçbir uygulamadan imparatorun sorumlu tutulmaması sonucu doğmuştur. Benedict, yetkinin görünen kişinin ya daarka plandaki bir yöneticinin elinde olmasının, kişiye duyulan saygıyı azaltmadığını belirtmiştir. Japon devletinin, uyguladığı emperyalist ve militarist politikalar nedeniyle savaşa girmesi milyonlarca insanın ölümüne, sağ kalanların ise uzun yıllar yoksulluk içinde yaşamasına neden olmuştur. Savaşın bitişinde ülkede 937 kişi savaş suçlusu ilan edilerek haklarında idam kararı alınmış, "İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrası" olarak bir tarihsel kopuş yaşanmıştır. Yüzyılın başından itibaren başarılı bir sanayileşme aılımı gerçekleştirmiş olan Japonya, askeri güç kullanarak Pasifik Bölgesi'ni nüfuzu altına almış, bu bölgede kendisine bağımlı yeni bir ekonomik güç oluşturmayı amaçlamıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japonya'nın askeri gücünün Amerika tarafından yok edilmesi ve ülkenin Amerikan İşgal Kuvvetlerinin idaresine girmesi, bu ülkenin önemini azaltmamış, tersine artırmıştır. Çünkü amerika, Batı Avrupa için olduğu gibi Japonya için de bir tür bölgesel atölye rolü tasarlamış ve bu amaçla ülkenin savaş sonrası kalkındırılmasını üstlenmiştir. Japonya'nın teslim olmasının ardından, başında General MacArthur'un bulunduğu işgal kuvvetleri ülkede çeşitli sosyal ve politik reformlar başlatmıştır. Tarım alanlarının paylaştırılmasını öngören toprak reformu yapılmış, işçilere denika ve grev hakları verilmiştir. Ayrıca Zaibatsu olarak bilinen ve aile bağlarına dayanan büyük holdingler kapatılmıştır. Toplantı, konuşma ve din özgürlüğü yasalarla güvenceye alınmış, kadınlara oy kullanma hakkı verilmiştir. Yeni liberal anayasa 1947'de yürürlüğe girmiştir. Japonya, 1951 yılında imzalanan San Francisco Barış Antlaşması ile işgal altındayken yasaklanmış olan dış ilişkier kurma hakkını yeniden kazanmıştır. Batılı güçlerin koşulsuz teslim çağrısına uymak zorunda kalan İmparator Hirohito, ülkenin en eski tarih kütüğünde o zor günlerin gerekli dayanağını bulmuştur. "Taşınmaz yükü taşımak" ya da " Dayanılmaza dayanmak". Japonya da içine düştüğü durumdan çıkmak için ilk kaynaklarına geri dönmüş, aradığı gücü orada bulmuştur. 1970'lerde Japonya, Amerika ve Sovyet Rusya'nın ardından üçüncü büyük üretici güç haline gelmiştir. Savunma giderlerini kalkınma yatırımlarına yönlendiren Japonlar devlet, özel girişim ve emek üçlüsü arasında kalkınma için iş ve amaç birliği sağlayarak "Japon Incorporated" ( Japon A.Ş.) denilen bütünleşmiş bir ulusal denge ve işbirliği geliştirmiştir. Savaşın hemen ardından Müttefikler'in yönetimine giren Japonya, ordusunun dağılması ve yeni ordu oluşturmasının yasaklanması nedeniyle ağır askeri harcamaların yükünden kurtulmuştur. Zaibatsu'ların dağıtılması serbest rekabet ortamını oluşturmuş, toprak reformu yeni çiftlik sahiplerine topraklarını geliştirmede teşvikler sağlamıştır. İşçi sendikalarının faaliyetlerini engelleyen düzenlemelerin kaldırılmasıyla iş gübenliği, çalışma şartları ve ücret düzeyi konularında iyileştirmeler yapılmasının önü açılmıştır. "Öncelikli üretim sistemi" uyarınca ülenin sanyi kalkınmasında önemli bir yere sahip olan kömür ve çelik üretimine ağırlık verilmiştir. Japon ekonomisinin savaş sonrası bu hızlı büyümesinde yeni tesis ve ekipmanlara ciddi yatırım yapılmasının etkisi büyüktür. Japon ailelerinin yüksek düzeyde tasarruf etmeleri, bankaların ve diğer finans kuruluşlarının nakit rahatlığına kavuşmasına, bu sayede özel sektörün ağır yatırımlar için bol miktarda kredi ve fona ulaşabilmesine imkan sağlamıştır. Bu dönemde ekonomik büyümenin ardında yatan bir başka unsur da yüksek eğitimin yaygınlaşması ve tarım kesimindeki birçok işçinin büyük şehirlere yerleşerek hizmet ve imalat sektörüne katılması ile ihtiyaç duyulan büyük miktarda iş gücüne kavuşulması olmuştur. İşgal kuvvetleri komutanı MacArthur, Japonya'daki 6 yıllık görevinin ardından Amerikan Senatosunda yaptığı konuşmada Japonları "on iki yaşında çocuklar gibi" diye tanımlamıştır. Bu ifade uzun yıllar Batılıların kendi üstünlüklerine olan inancını pekiştirmiş ve Japonlara bakışının temeli olmuştur. Ancak savaştan yenik çıkmış bir ülkenin yirmi yıldan biraz daha fazla zamanda kıskanılacak bir süper güce dönüşmesiyle, bu hızlı kalkınmayı sağlayan "Japonluk" duygusu Batı'da merak ve hayranlık konusu olmuştur. Japonya'da, bireyi toplumun iyiliği için her türlü özveriyi yapmaya iten geleneksel anlayış ve devlet kurumlarıyla iş çevrelerinin karşılıklı çıkarlarına dayanan devlet desteğinin bir araya gelmesi sonucu amaçlanan reformlar hızla gerçekleştirilmiştir. Ancak bu gelişim, ekonomik, sosyal, politik hakların feda edilmesi ve tarım, sanayi, teknoloji sektörlerinde çalışan geniş kitlenin ezilmesi pahasına başarılmıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından hızlı bir toparlanma sürecine giren Japonya, ülke içinde endüstriyel yatırımlar yapmış ve uluslararası ticarete katılmasını sağlayan organizasyonlara üye olmuştur. 1960'ların ortalarında Japonya ekonomik olarak dünya pazarında rekabet edebilecek güce kavuşmuştur. Ekonomideki düzelmeye paralel olarak siyasi yenilikleri ülke içinde ve dışında sürdüren Japonya, 1956'da Birleşmiş Milletler'e kabul edilmiş, 1965'de ise Kore Cumhuriyeti ile resmi ilişkilerini başlatmıştır. 1945 yılında ülkeye atılan iki atom bombası ile sosyal ve ekonomik olarak tamamen çökmüş Japonya,teslim olmasının ardından yaklaşık 20 yıl sonra, 1964'te Tokyo'da Olimpiyatlara ev sahipliği yaparak uluslarası topluluktaki varlığını ispat etmenin yanında, halkının savaş sonrası yara alan özgüveni ve gururu üzerinde olumlu etki yapmıştır. 1960'ların sonlarında temel ihtiyaçları karşılanmış olan Japon halkı başka hedeflere yönelmeye başlamıştır. Çeşitli toplumsal gruplar sosyaal eşitsizliğin düzeltilmesini isterken, öğrenci grupları okullarından ve üniversitelerinden hoşnutsuzluklarını dile getirmişlerdir. Ekonomiyi hızla kalkındırmak için ailelerini ve sosyal yaşamlarını ihmal ederek çalışan insanlar yaşam standartlarını yükseltmek, ailelerine daha fazla vakit ayırabilmek gibi hedeflere yönelmişlerdir. Endüstrideki hızlıgelişmenin sebep olduğu kirlilik problemi tüm üleyi etkilemiş, çeşitli sivil toplum kuruluşları, endüstriyel kuruluşlara yaptırım uygulaması için devletebaskı yapmaya başlamıştır. Japonya 1968 yılına gelindiğinde gayri safi milli hasılanın hızla büyümesi ile ABD'nin ardından ikinci sıraya yükselmiştir. Fakat bu hızlı büyüme çeşitli sorunlara ve dengesizliklere sebep olmuştur. Tarımdaki ve küçük işletmelerdeki modernleşme büyük kuruluşlaraoranla geride kalmış, işçier düşük ücretlerle sağlıksız koşullarda çalışmak zorunda kalmıştır. Ayrıca kırsal kesimden şehirlere çalışmaya gelenlerin büyük şehirlerdeneden olduğu nüfus artışı karşısında konut ve altyapı sıkıntısı yaşanmıştır. Birbiri ardına açılan endüstri tesisleri ve hızlı konutlaşma doğal çevreye zarar vermiş, toprakları ve su kaynaklarını zehirlemiş ve inşaat alanına çevirmiştir. Güvenç, Japonya'nın hızlı ve başarılı kalkınmasını inceleyen yabancı uzmanların hızlı kalkınmayı, işverenle işçinin, yönetenle yönetilenin bir aileymiş gibi çalışmasıyla açıkladıklarından söz etmiştir. Yazar, Japon toplumundaki bu halk-hükümet, iş-işveren, kır-kent birlik ve uyumuna kısaca "Japon Ortaklığı" ( Japon Incorporated) denildiğini belirtmiştir. Hızlı kalkınma döneminde Japonya'nın umut ve refah ülkesi haline gelmesi, 1980'lerdeki yeni muhafazakar dalga sırasında bütün az gelişmiş ülkelere örnek olarak gösterilmiştir.Japonya'nın önderliğindeki Asya ülkeleri atılımı, "uluslarası düzeyde tıpkı toplumsal düzeyde bireysel başarı öykülerinin ön plana çıkarılması ve başlıca umuda dönüştürülmesi gibi, tekrarlanabilir bir başarı öyküsü olarak sunuldu ve algılandı.
  7. Yaklaşın ve izleyin! Yamishibai zamanı geldi! *Yamishibai: Hayalet Hikayeleri Hikaye 1: Tılsım Kadın Bu hikaye, belirli bir apartmana taşınan bir adam hakkındadır. Bu adam eve gelir yerleşir. Sonra evde oyalanırken bir tılsım bulur. Tılsımı bulduktan sonra her baktığında karşı ki evde hayalet görmeye başlar. Bir gün evine girdiğinde ise etrafı hayaletlerle çevrelenmiştir... Hikaye 2: Zanbai Bu hikaye iş gezisi için ülkedeki belirli bir köye gelen adam hakkında. Bu adam yağmurun bol olduğu bir mevsimde dağda yürüyüşe çıkmış ve kayıp düşmüştür. Uçurumun keranına da yuvarlanmıştır. Doktorun dediğine göre kıyık bir ayakdan başka bir problem görünmemektedir.Hastane çıkışı üç adamın banzai kutlamasını görür. Ama yaptıkları gerçekten banzai kutlaması mıdır? Hikaye 3: Aile Kuralı Bu hikaye ailesiyle birlikte ülkesine geri taşınan Toshiharu adındakı bir çocuk hakkında. "O" denen bir varlık büyükbabayı ele geçirmiş ve delirtmiştir. Bu yüzden onun sevmediği şeyi yapmak yani bütün gece kahkaha atmaya karar verilir. Hikaye 4: Saç Bu hikaye o gün işten geç çıkmak zorunda kalan bir ilkokul öğretmeni hakkında. Bu öğretmen kağıt kopyalamak için fotokopi makinesini açar. Daha sonra kopyaladığı kağıtta bir değişiklik olduğunu görür. Kontrol için makinenin kapağını açtığında ise... Kağıtlar birden bire karalanmış olarak çıkmaya başlarlar. Peki neden? Hikaye 5: Bir Sonraki Kat Bu hikaye küçük oğullarına doğum günü hediyesi almak için büyük bir mağazaya giden bir aile hakkında. Bu aile doğum günü alışverişi için mağazaya gitmişlerdir. Fakat çocuğun babasınının işi vardır... Baba asansöre bindiğinde tuhaf katlarla karşılaşır. Bu katlardan birinde baba asansörden iner. Fakat kattan indiğinde nelerle karşılaşacaktır? Hikaye 6: Tepegöz Rafı Bu hikaye, günbegün durmak bilmeden çalışan bir adam hakkında. Adam tranwayda ayakta dikilmekedir. Etrafı kalabalık ve çok gürültülüdür. Bu adamı rahatsız eder. Yukarı baktığında tuhaf bir cisim görür ve bu da ne diye düşünür. Ama diğer insanlar bu cismi farkedememektedirler. Tranway birden durur çünkü bir kaza gerçekleşmiştir. Hikaye 7: Çelişki Bu hikaye, gece yarısı telefonu çalan bir genç kadın hakkında. Gecenin bir yarısı bu kadını birisi arar. Arayan kişi bu kadına bir hikaye anlatır. Bu kız yaşadıklarından korkmuştur ve kadının yanında kalmak ister. Kadının kapısı birden çalmaya başlar... Gelen kızın hikayesinde yanında olan ve tuhaf davranan çocukdur. Birden o çocuk da kızında anlattığı hikayenin sadece kızın tuhaf davranmaya başladığı bir değişik versiyonunu anlatmaya başlar. Kadın korkmuştur... Sizce hangi tarafın hikayesi doğru? Hikaye 8: Şemsiye Tanrıçası Bu hikaye, şehire yeni taşınmış bir arkadaşını ziyarete giden bir çocuk hakkında. Bu hikayedeki çocuk otururken Şemsiyeyle dolaşan bir kadın görür ve yağmur bile yağmıyor diye düşünür. Bu kadın şemsiyeyi ağzıyla tutmaktadır. Şemsiye tanrıçası... Bunu duyan babası çocuğuna sabaha kadar kim olursa olsun odasının kapısını açmamasını tembihler. Arkadaşı atıştırmalıklarla gelmiştir çocuk kapıyı açar ve... Hikaye 9 : Lanetli Bu hikaye, korkunç bir şekilde lanetlenen bir kız ve annesi hakkında. Bu kız lanetlenmiştir ve her yeri yara ile doludur. Annnesi kızı tapınağa götürür. Tapınakta kızın öfkeli ataların öfkesine maruz kaldığı söylenir. Kız tapınakta iyileştirilmiştir ve kızda yara bere kalmamıştır. Kızı iyileştiren rahibeden kıza bir mesaj gelir: "Gücüm yetmediği için üzgünüm." Hikaye 10 : Ay Bu hikaye, eğitim kampı için pansiyonda kalan bir lise beyzbol takımı üyeleri hakkında. Üyeler eski anılar hakkında konuşmaktadır. Baş karakterimiz o pansiyona ilk gelişlerinde talihsiz bir olay yaşamış ve bundan dolayı lakabı kaka-suke olmuştur. Ama bir sorun vardır. Baş karakterimiz bunu unutmuş ve nasıl unuttuğunu düşünmektedir. Tam bunları düşünürken... Hikaye 11: Video Bu hikaye, üç ortaokul öğrencisinin yaz tatilinin son gününde yaşadıkları hakkında. Çocuklar bir araya toplanmış ve ders çalışmaktadırlar. Bir tanesenin kuzeni hayalet görebilecekleri bir video ödünç vermiştir. Hayalet videosuna uygun bir ortam hazırlayıp videoyu izlemeye başlarlar. Çocuklardan biri videoda diğerlerinin görmediği bir cisim görür. Videoda ne görmüştür? Hikaye 12: Tomonari-kun Bu hikaye, liseli bir kız ve konut komplesinde yaşayan çocuklar hakkında. BU çocuklar toplanmış ve Tomonari-kun denen kişiye bakmaktadırlar. Bunu gören kıza oynamak ister misin diye çocuklar sorarlar. Kız ödevleri olduğunu söyler ve daha sonra oynamak için onlara söz verir. Kız eve girip oynayan çocuklara bakmak istediğinde bir de bakar ki çocuklar gitmişlerdir. Kız çocukların garip olduğunu düşünür. Ve... Hikaye 13: İşkenceci Bu hikaye, köyün birinde ilkokula giden bir grup çocuk hakkında. Bu çocuklar dürbünle bir evi gözetlerler. Söylentilere göre oradan bir işkenceci çıkmıştır. Tekrar dürbünle baktığında çocuk gözleri bağlı insanlar görür ve bunlardan biri arkada dans etmektedir. Diğer çocuk ne gördün diye sorarken çocuk titremeye başlar. Ondan sonra...
  8. İlgi alanlarınız ister kültürel gastronomi isterse yakuza yaşam tarzında olsun, eğer bir kurmaca, suç filmi ya da sadece yetişkinlere özel bir renklendirme ile stres atmak istiyorsanız, bu listede her Japon aşığına hitap edecek bir şey var. . Rice, Noodle, Fish: Deep Travels Through Japan’s Food Culture (Pirinç, Erişte, Balık: Matt Goulding’in Japonya’daki Yemek Kültürü ile İçten Seyahatleri) Matt Goulding: Yazar Matt Goulding, geleneksel seyahat rehberliğine yeni bir yaklaşım getiriyor ve okuyucuların, Japonya'nın yiyecek kültürü ve tarihi aracılığıyla eğlenceli bir yolculuğa çıkmasını sağlıyor. Rice, Noodle, Fish, 2016 yılında Amerikan Seyahat Yazarları Derneği tarafından Yılın Seyahat Kitabı ödülüne layık görüldü. Snow Country (Kar Ülkesi) Yasunari Kawabata: Yasunari Kawabata’nın Kar Ülkesi, iki yıldızın aşkı olan sevgili, geyşa komako ve onun zengin patronu Shimamura’nın hikayesini anlatıyor. Kawabata, 1968'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı ve Batı Japonya'daki bu güzel roman, koleksiyonunun en iyisi olarak kabul edildi. Yakuza Moon: Memoirs of a Gangster’s Daughter (Yakuza Moon: Bir Gangster Kızı'nın Anıları) Shoko Tendo: Shoko Tendo'nun zorlu hayatı altı yaşındayken babasının hapse girmesi ve ailesinin ciddi bir borç haline gelmesiyle başladı. Bu biyografide Tendonun, hayatını değiştirmeye karar verdiği güne kadar Japon toplumunun altta kaldığı nasıl hayatta kalma mücadelesi verdiğinin hikayesi anlatıyor. Sinjuku Shark- Arimasa Osawa: Shinjuku Shark, Detektif Samejima'yı etrafında dönüyor ve Tokyo'nun Shinjuku Koğuşundaki seri katilin arkasındaki gizemi çözmeye çalışıyor. Suç / gerilim serisinin ilk kitabı olan Shinjuku Shark, Eiji Yoshikawa Ödülü'nü ve göz kamaştırıcı Naoki Ödülünü kazanmıştır., Geisha: A Life (Geyşa: Yaşam) Mineko Iwasaki: Mineko Iwasaki zamanının en meşhur geyşasıdır ve Arthur Golden’in Memoirs of a Geisha (Bir Geyşanın Anıları)’na ilham veren kadındır. Hakikat genellikle kurgudan daha tuhaftır ve Iwasaki'nin hikayesi istisna değildir. Colorless Tsukuru Tazaki and His Years of Pilgrimage (Renksiz Tsukuru Tazaki ve Onun Hac Yılları) Haruki Murakami: Uluslararası en çok satan yazar Haruki Murakami, yaratıcı hikayelerini hayata geçirmek için tanıdık temaları kullanmakta baya iyi. Burada hikaye, hem kahramanın bir demiryolu şirketinde mühendis olduğu Tokyoda hem de kahramanın hayatının 16 yıl öncesinde tersine döndürmüş olan Nagoya’da geçmektedir.En öce ve en önemlisi, aslında bu bir birinin hayatındaki yalnızlık, izole edilmişlik ve kalıcı hasarın hikayesidir. Grotesque (Garip) Natsuo Kirino: Natsuo Kirino’nun Grotesk (Garip)’i, Tokyo’daki iki fahişe kız kardeşlerin cinayetinden sonraki olayları anlatıyor. Klasik Krino tarzında işlenen bu şu üzerine olan kurgu Japon toplumundaki kadınların mücadelesineve hiyararşik engellere ışık tutmakta yardımcı olmaktadır. Secret Tokyo: Color Your Way to Calm (Gizli Tokyo: Sakinleşmek İçin Yolunuzu Renklendirin ) Zoe de Las Cases: Zoe de Las Cases tarafından Secret City boyama kitabı serisinin bir parçası olan Secret Tokyo ile stresinizi azaltın ve içinizdeki çocukla yeniden tanışın. Sanatçının kitabı, neon tabelalardan ve tapınaklardan, ipek kimono gibi daha geleneksel Japon temalarına kadar çok sayıda Japon şehir manzarasını içeriyor. Silence (Sessizlik) Shusaku Endo: Japon tarih meraklıları için Silence, ilk olarak 1967 yılında yayınlanmıştır ve yayınlandığında Japonya'da büyük tartışmalara neden oldu. 1600'lü yılların sonlarında, burada ezilen Hıristiyanlara yardım etmek için Japonya'ya gelen ve katı bir inançla yüzleşmek zorunda kalan bir Cizvit rahibinin hikayesini anlatıyor. Silence kısa bir süre önce Martin Scorsese'nin yönettiği bir film olarak piyasaya sürüldü. Kaynak: www.culturetrip.com
  9. Manga ve Anime korsancılığı anime üreticileri için büyük bir problem ve Japon hükümeti yardım için “Acil Tedbir”’i yasallaştırıyor. Japonya ciddi bir anime krizi içinde ve hükümet bu durumu kurtarabilmek için adımlar atıyor. Japonya’daki Bakanlar Kurulu Ofisinin entelektüel Mülkiyet Strateji Karargahı cuma günü mali çöküşte olan zanaat’ı, anime ve manga korsancılığından kurtarabilmek için “Acil Tedbir” duyurusunu yaptı. Bu acil tedbirde, “Gönül Esaslı” olarak tanıtılan korsan anime ve manga sağlayıcılarının websitelerine girişleri sınırlandı. Tedbirlerin asıl hedefi olan 3 sitenin isimleri ise: Mangamura, Anitube ve Miomio. Japonya’nın en popüler sitelerinden birisi olan Mangamura.org, duyuruyu dikkate aldığından dolayı şuan çevrimdışı, fakat bunun bu sebepten dolayı veya alakasız bir olaydan dolayı mı olduğu belirsiz. Japon Times, bu sitenin Mart ayında 174 milyondan fazla ziyaretçiye sahip olduğunu açıkladı. Bu da siteyi ülkedeki en yoğun 25. site yapıyor. Haziran 2016’da, Japon Ticaret Ekonomi Sanayi (METI) Bakanı insan desteği kiraladı. 2014 METI’nin yayınlanan basımına göre, büyük şehirlerde, anime ve manga korsancılığı her yıl için 560 trilyon Japon Yenine (yaklaşık olarak $ 5.6 trilyon) zarar veriyor. Eğer, hoş manga okul çocuğu veya büyük göğüslü anime savaşçısı hayranıysan, korsancılık yerine manga yaratıcılarına ödeme yapmayı tercih edebilirsin. Kaynak: www.motherboard.com
  10. Japonya'da törenler, ritüeller, bayramlar, görgü kuralları, nezaket, iş dünyası ve yaşamla ilgili birçok gelenek var. Bunlar hayatı daha ilginç bir hale getirmek için değerli. Ancak içlerinden birkaçı da eski hurafelere dayanıyor. 1- Bonenkai Partileri Bir bakıma ofis partisi diyebiliriz. Aralık ayında yapılıyor ve terimin tam anlamı 'yıl partisini unut'. Çoğu şirket en az bir tane tutuyor. Genellikle şirket, bölüm ve takım düzeyinde tutuluyor. 2-Fukusasa Şanslı Bambu Şubeleri Japonya'daki birkaç tapınak, Ocak ayında yerel iş adamlarına şanslı eşyalarla süslenmiş bambu şubeleri satmak için bir pazar tutuyor. Fukusasa olarak bilinen dalları süslemek için Miko orduları kiralanıyor. 3-Mamemaki Fasulye Fırlatma Japon ay takvimine göre ilkbahar öncesi kutlanan bir bayramdır. Setsubun'da, Japonya'daki ebeveynler 'oni' maskesini giyip çocuklarını korkutmaya çalışıyorlar. Çocuklar da sırayla iblisleri korkutmak için kavrulmuş soya fasulyelerini atıyorlar. 4- Çay Bizim geleneklerimizde genellikle yemekten sonra verilen bir ikram olmasına rağmen, japon ev sahibi size çay ikram ettiyse bu çayı içip kalkmanız gerektiği anlamına geliyor. 5- Ehomaki Sushi Ruloları Sessizlik içinde yapılan, kesilmemiş suşi yemeyi içeren bir uğurlu bir japon geleneğidir. Bir zamanlar sadece Osaka'da uygulandı ancak son yıllarda Japon marketlerin pazarlama çabaları nedeniyle ülke çapında yaygınlaştı. 6- Saygı Benim en sevdiğim yanları herkese ve her yerde saygının ön planda olması.Başkalarının haklarını kendi haklarından önde tutarlar, karı koca arasında bile sözlü atışma yoktur. Kızgınlıklarını bakışlarıyla ifade ederler. 7- Saygılarının örneklerinden devam edelim, birine gözünü dikip bakmayı ayıplarlar. Bu nedenle metroda bile uyuyormuş havası verip, gözlerini kaparlar 8- Sumo Tuzu Bu gelenek, Shinto Tapınaklarını arındırmak için kullanılan Harae olarak bilinen bir ritüel ile ilgilidir. Harae, genellikle "arınma" terimine dönüştürülmesine rağmen, kötü ruhları tahrik ettiği düşünülen bir şeytan çıkarma özelliğidir. Sumo güreşçileri, havaya tuz atarak girdiklerinde halkayı arındırırlar. Bazı güreşçiler tuzu çarpıcı bir biçimde tavana fırlatarak bunu gösterebilirler. 9- Eğilmek Spor dallarından düğünlere kadar çok çeşitli durumlarda uygulanan Japonya'da önemli bir gelenektir. 10- Yukarıdaki maddenin yanı sıra tokalaşma, öpüşme ya da sarılma yerine eğilerek selam vermeyi tercih ederler. Eğer Japonya'da bir çocuğun başını okşayarak severseniz size kızarak tepki vermesi gayet doğal olacaktır. Çünkü bu onu aşağılamak anlamına gelir. 11- Aşk Kilitleri Japonya'da çiftler arasında eski bir gelenek, kilide bir mesaj yazmak ve romantik bir noktada bırakmaktır. Tipik olarak çift, anahtarı denizin içine çekilemeyeceği bir yere atar. Japonya, Enoshima Adası'ndaki Sevgi Çanı gibi onlarca aşk kilidi noktasına sahiptir 12- Festivallerde Fundoshi Fundoshi, tarihsel olarak erkekler için iç çamaşırı olarak giyilen ve emekçiler ve çekçek sürücüler tarafından dış kıyafet olarak giyilen bir Japon geleneğidir. Günümüzde festivallere sıklıkla giyiyorlar. Aynı zamanda ünlü sumo güreşçileri tarafından giyiliyor. 13- Yukata Yukata, ucuz, geleneksel pamuklu kıyafetler olup, bunlar Japonya'da yaz matsuri için yaygın olarak kullanılmaktadır. Hem erkekler hem de kadınlar tarafından giyilir ve olaylara şenlik hissi vermeye yardımcı olurlar. 14- Yüzen Bebekler (Hina Yagashi) Japonya'da geleneksel Japon bebeklerini denize ya da nehirde yüzdürerek yapılan ve git gide daha az rastlanan bir tören. Tarihsel olarak kötü şansın çocuklardan bebeklere aktarılarak denize dökülmesine inanılıyordu. Hina Nagashi halen Japonya'nın Kız Çocukları Günü'nde Wakayama'daki Awashima Tapınağı gibi çeşitli tapınaklarda icra edildi. 15- Yüzmek demişken, Japonlar denize girmeyi pek sevmezler ancak kaplıca vazgeçilmezleri olmuştur. Zaten birçok volkanik dağ olduğundan hemen hemen her yerde kaplıca bulabilirsiniz. 16- Sento Eski Japonya'da, evlerin banyosu yoktu ve insanlar her akşam sento olarak bilinen ortak hamamları ziyaret ediyorlardı. Fakat günümüzce Japonya'daki evlerin çoğunda banyolar olmasına rağmen, insanlar geleneklerini sürdürmüştür. Bir topluluk etkinliği olarak düşünülmüş ve sento mahalle dedikodularına yetişmek için kesin bir yer olmuştur. 17- Son olarak bizim milletimizin ayıpladığı ses çıkartarak yemek yemek veya kaseyi kafaya dikmek, onlarda yemeği beğendiğiniz anlamına gelir.
  11. 1- Japonya, 6.800'den fazla adadan oluşmaktadır. 2- Japonya'da korku filmlerine konu olan bir 'intihar ormanı' vardır. 'Ölmek için mükemmel bir yer' olarak nitelendirilen Aokigahara ormanı, birinin hayatını almak için dünyanın en popüler ikinci yeridir. (Birincisi Golden Gate Köprüsü) 3- Animasyonlu Japon filmleri ve televizyon şovları (örneğin: Anime), dünyanın animasyon tabanlı eğlence programlarının% 60'ını oluşturuyor. Japonya'da animasyon çok başarılı ve ülkede neredeyse 130 sesli okul var. 4- Japon nüfusun% 1'i yaşlı, dünyadaki en yüksek orandadır. Japonya, 100 yaşın üzerinde 50.000'den fazla kişiye sahiptir. 5- Japonya'da evcil hayvanların sayısı, çocuklardan daha fazla. 6- Japonya'nın doğum oranı o kadar düşük ki yetişkin bezleri bebek bezlerinden daha fazla satılıyor. 7- Kare karpuzlar, kolay istiflenip saklanabildiği için Japon çiftçiler tarafından meyve yetiştiriciliğinde çok tercih ediliyor. 8- Japonya'nın yılda sadece iki adet silahla ilgili cinayet olayı var. Bu sayede Japonya genel olarak çok güvenli bir yer olarak görülüyor. Hatta cüzdanınızı en işlek metro istasyonunun zemininde bırakıp bir saat sonra yine orada, el değmeden bulabilmek için geri gelebileceğinizi söylüyorlar. 9- Japon trenlerinin ortalama gecikmesi sadece 18 saniyedir! 10- Japonya'da her yıl yaklaşık 24 milyar yemek çubuğu kullanılmaktadır. 11- Baş dönmesi, kusma ve nöbetlere neden olan şiddetli bir pokemon bölümünden sonra 685 çocuk Japonya'daki hastanelere kaldırıldı. 12- Japonya, 5.52 milyon otomatik satış makinesi bulunuyor ve bunların içinde sodadan, canlı bir yengece kadar her şeyi bulabilirsiniz. 13- Ronald McDonald'a Japonya'da 'R' sesinin eksikliği nedeniyle Donald McDonald deniyor. 14- Japonya'daki pek çok kaplıca ve halk hamamı, üzerinde dövme olan müşterileri, dövmelerinde çetelerle ilgili bir şeyler bulundurabileceği için kabul etmez. 15- Japonya'da bir çizgi roman sayfasının tuvalet kağıdı yerine kullanıldığını görebilirsiniz. 16- İlk roman Genji Masalı, 1007'de bir Japon soylu silahçı Murasaki Şikibu tarafından yazılmıştır. 17- Japonya'da manyetizma ile izlerin üzerinde "yüzen" bir tren var ve saatte 550km (311 mph) hıza ulaşıyor. 18- Japonya'da trenin önüne atlayarak intihar ederseniz, ailenize bir bozulma ücreti tahsil edilecektir. 19- Norveç, 80'li yıllarda Japonlar'a somon suşi'yi tanıttı. 20- Geisha(geyşa), "sanatın kişisi" anlamına gelir ve ilk geyşa aslında erkektir. 21- Japonya'ya neredeyse hiç göç yok. Nüfusun % 98'i etnik Japon. 22- Japonya, Amazon yağmur ormanlarının en büyük tüketicisidir. 23- Tokyo bölgesi dünyanın en büyük metropol alanı olup 35 milyondan fazla insana sahiptir. 24- Bazen Japonya'daki trenler çok kalabalık olmaktadır, bu durumlarda demiryolu personeli yolcuları içeriye tıkmak için çalışır. 25- Kader kurabiyesi, 19. yüzyıla dayanıyor ve ilk önce Kyoto, Japonya'da yapıldı
  12. -28.12.2015 haberi- Anime! Anime! Sitesi 1500 katılımcı arasında yapmış olduğu oylamada 2015 yılının en subaraşiiii (harika) 10 animesine karar verdi. 23 Aralık’tan 26 Aralık’a kadar oylamada One Punch Man zirveyi bulamazken; Gangsta, Arslan Senki gibi animelerin listeye dahi girememeleri herkesi şaşırttı. İşte Japon’lara göre en iyi 10 anime: 10.) Prison School 09.) Gintama 08.) Is the Order a Rabbit? 07.) Haikyu!! 2nd Season 06.) Blood Blockade Battlefront 05.) One-Punch Man 04.) Mr. Osomatsu 03.) Sound! Euphonium 02.) Fate/stay night: Unlimited Blade Works 01.) Charlotte Hazırlayan: anchan07
  13. Japonya'nın kuzeyinde kalan adalardan biri olan Hokkaido'daki bir tren durağı son birkaç yıldır sadece tek bir kişi için çalışıyor. Kami-Shirataki adlı bu durağın o tek yolcusu, lise öğrencisi bir kız. Tren yıllardır durağa günde sadece iki kez uğruyor; birinde kız öğrenciyi okula bırakmak için, diğerinde ise okuldan almak için. Bu ilginç durumun oluşma sebebi ise Japon Demiryolları'nın 3 yıldan daha uzun bir zaman önce aldığı bir karar. Durağın çok tenha bir bölgede kalması ve bölgede yaşayan insanların treni kullanma oranının oldukça düşmesi nedeniyle durağın kapatılması kararlaştırılmış. İşte hikayemiz de tam bu noktada başlıyor; demir yolu ekipleri durağın bir öğrenci tarafından hala kullanıldığını fark ediyor, hem de her gün. Hemen öğrenciyle iletişime geçiliyor ve eğitimi hakkında bilgi alınıyor. Görevliler kız öğrencinin mağdur olmaması için o liseden mezun olana kadar durağı açık tutmaya karar veriyor. Görevliler bu kadarıyla da yetinmiyor, sırf öğrencinin okula gidişine ve okuldan dönüşüne denk getirebilmek için trenin saatlerini de baştan aşağı değiştiriyor. 3 yıldan fazla bir süredir bu şekilde açık tutulan kişiye özel bu durak, öğrencinin önümüzdeki Mart ayında mezun olmasıyla beraber kapatılacak. Bu durum karşısında tek bir öğrenci için tren seferlerini baştan aşağı yeniden düzenleyen, eğitimi bu kadar ciddi derecede önemseyen Japonya'ya imrenmekten başka bir şey gelmiyor aklıma. Kaynak: Eray Kaşıkçı / Onedio Editörü

.

logo.png.c9c7979e5a58750c2eb2f340594d083

AniSekai Fansub | Türkçe Fansub, Türkçe Anime & Manga & Kore & Japon Dizi & Film Çeviri ve İzleme, Anime/J-Pop/k-Pop/Kore Radyo, Uzakdoğu Anime Manga Haberleri ve Oyun Dünyasına Dair Herşey

.

Bizi Takip Edin.

×
×
  • Create New...