Jump to content

Search the Community

Showing results for tags 'osmanlı'.



More search options

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Forums

  • Forum Genel
    • Genel Sohbet
    • Tanışma Faslı
    • Doğum Günü Kutlamaları
    • Duyuru ve Yenilikler
    • İstek ve Şikayet
    • Ekibe Başvuru
    • Contact
  • AniSekai Fansub Çalışmaları
    • Tamamlanmış AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Gelecek AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Askıya Alınan AniSekai Fansub Anime Çalışmaları
    • Tamamlanmış AniSekai Manga Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Manga Çalışmaları
    • Tamamlanan AniSekai Kore&Japon Dizi&Film Çalışmaları
    • Devam Eden AniSekai Kore&Japon Dizi&Film Çalışmaları
  • Diğer Anime Fansub Çalışmaları
    • Tamamlanmış Anime Fansub Çalışmaları
    • Devam Eden Anime Fansub Çalışmaları
    • Fansub Yapılmamış Animeler (.srt altyazılı)
  • Diğer Manga Grup Çalışmaları
    • Manga Çalışmaları
    • Webtoon ( Renkli Manhwa )
    • Tamamlanmış Manga Çalışmaları
  • Anime Filmleri (Live Action) & Uzak Doğu ve Güncel Filmler
    • Anime & Manga Filmleri (LiveAction) - Uzak Doğu Filmleri
  • Anime&Manga Dünyası
    • Anime & Manga Çeviri Grupları
    • Türkçe Dublaj Anime & Çizgi Filmler
    • Anime ve Manga Sohbet
    • Anime ve Manga Dünyası
    • Anime ve Manga Tanıtımları
    • OST ve Müzik Paylaşım Alanı
    • Uzak Doğu Kültürü & Anime
    • Her Türden Çalışmalarınız & Paylaşımlarınız
  • Anime Logo Paylaşım Alanı
    • Anime Logo Paylaşım Alanı
  • AMV Çalışmaları
    • AniSekai Fansub AMV Çalışmaları
    • AMV Çalışmaları
  • Eğlence&Program
    • Forum Oyunları
    • Karaoke Effects & Encode

Categories

  • Anime
  • Cartoon
  • Cosplay
  • Cover
  • Drawing
  • Dans
  • Dizi
  • Eğitim
  • Eğlence
  • Sinema
  • Fotoğraf
  • Gizem
  • Japonya
  • Kültür & Sanat
  • Kitap & Roman
  • Live Action
  • Manga
  • Music
  • Games
  • Romantizm
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Uzakdoğu
  • Video

Find results in...

Find results that contain...


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Joined

  • Start

    End


Group


Gender


About Me

Found 3 results

  1. Koopemik Kuramı: Kopemik kuramı, Dünya’nın gerçekte nasıl olabileceğinin bir tasviri gibi ele alınmalıdır. Bu kuram, Dünya’nın gerçekten Güneş’in etrafında döndüğünü öne sürmez. Daha çok, bir gözlenebilir gezegen sisteminin diper sistemlerle bağlantısını kurmayı mümkün kılan tahmin cihazıdır. Eğer gözlenebilir sistem, Güneş merkezdeymiş gibi ele alınırsa tahminler kolaylaşır. Öklid: Öklid, MÖ 323-285 yılları arasında İskenderiye’de yaşamıştır ve hala yaşamaktadır. Çünkü adı geometriyle özdeşleşmiştir. Öklid’in başına gelen, adı bir şeyin adıyla özdeşleşen herkesin başına gelmiştir. O şey tanınır, fakat kişinin kendisi unutulur. Jileti herkes bilir. Ama onu icat eden Gillette’i (Jilet’i) kimse bilmez. Osmanlı Yardımı: Osmanlı devleti, 1492’de İspanya’da Müslüman Beni Ahmer Devleti’nin yıkılmasından sonra Hristiyanlar tarafından katledilmekte olan Müslüman ve Yahudilerden 300 bin civarında insanı kurtarmıştır. Kurtarılan Araplar Kuzey Afrika sahillerine götürülürken, Yahudiler Osmanlı topraklarına getirilerek yerleştirilmiştir. Osmanlı Sarığı: İstanbul’un kuşatması sırasında Ortodoks halk ve papazlar “ İstanbul’da Latin külahı yerine Türk sarığı görmeyi tercih ederiz” diyerek imparatorun Avrupa’dan yardım almak için Ortodoks Kilisesi’nin Katolik Kilisesi’yle birleşmesine karşı çıkmışlardır. Barbaros Hayrettin Paşa: Barbaros Hayrettin Paşa'nın asıl adı "Hızır Reis"dir. Hayrettin ismini ona Yavuz Sultan Selim vermiştir. "Barbaros" ismini sakalının renginin kızıl olmasından dolayı Avrupalıların verdiği söylenir. Bir başka rivayet ise Baba Oruç isminin bozulmuş halidir. (Oruç Reis; Barbaros Hayrettin paşanın abisidir.). Don-Volga kanalı: Osmanlı Devleti'nin 1569'da açmak için 100.000 civarında asker ve işçi ile işe koyulduğu ve üçte ikilik bölümünü bitirdiği DON-VOLGA Kanalı'nı Ruslar, ancak 383 yıl sonra (bütün modern teknolijiye rağmen ) 1952'de açabilmiştir. Mimar Sinan: Yavuz döneminde Rumeli'den devşirme olduğu gibi Anadolu'dan da olmuştur. Bunlardan birisi de Kayserili Mimar Sinan'dır. Yavuz'la beraber Çaldıran Seferi'nde bulunan Mimar Sinan, Kahire'deki muhteşem abideleri, Arap tarzının geometrik güzelliklerini, firavun ehramlarını gezdi ve inceledi. Yavuz'u çok seven Mimar Sinan " Ben O'nun devşirmesiyim" diyor ve Yavuz'un ölümünden sonra şu beyiti yazıyordu; "Edp rıhlet, kodu bağı cihanı, Güllistanı cinan ola mekanı" Mimar Sinan mimaride yaptığı 356 tane eseri 98 yıllık ömrüne sığdırmıştır. Babürşahlar tarafından yaptırılan Taçmahal'i de Mimar Sinan'ın İstanbul'dan Hindistan'a giden yetiştirdiği ustalar yapmışlardır. Çamurlu Kaftan: Yükselme devrinin büyük alimlerinden Kemal Paşazade (İbni kemal) Mısır Seferi'nden Yavuz'la birlikte dönerken, altın ayağından sıçrayan çamur Yavuz'un kaftanını kirletmiş, buna çok üzülen İbni Kemal Padişah'tan özür dilemişti. Yavuz ise; "Alimlerin ayağından şıçrayan çamur bizim için şereftir, iftihar vesilesidir." Bu çamurlu kaftanı aynen bu şekilde saklayınız ve ölümümden sonra kabrimin başına koyunuz. Zira bu benim için af vesilesi olarak öbür alemde bana şahitlik edecektir." der. Bugün Yavuz Sultan Selim Camii'nin bahçesindeki Yavuz'un türbesini ziyaret edenler, bu kaftanı Yavuz'un kabrinin üstünde görebilirler. Muhteşem Ordu: Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi'ne giderken Gebze yakınlarında bağlık-bahçelik bir arazide mola verir ve bütün askerlerin heybetlerini aratır. Ancak, hiçbir askerin heybesinde meyve cinsinden herhangi bir şeye rastlamaz. Buna çok sevinen Sultan Selim Duygularını şöyle dile getirir: " Allah'ım sana sonsuz şükürler olsun!.. Bana haram yemeyen bir ordu lütfettin! Eğer askerim içinde tek bir kişi dahi, sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi ve ben bunu haber alsaydım, Mısır Seferi'nden vazgeçerdim!.."
  2. Merhaba Arkadaşlar, Bugün konumuz Harun Elçin ile Osmanlıdan hikayeler! Son zamanlardır kitaplarımın arasında dolaşan ve diğerlerinden vakit ayırıp yakın zamanlarda hikayelerini okuduğum kitaptır kendileri. Konu olarak, bütün bir hikaye olarak değil, farklı başlıklar altında kısa ve özlü fetva şeklinde yazılmış hikayelerden oluşmaktadır. Ve aynı zamanda tarihi gerçekliler kullanılarak oluşturulmuş içeriklere sahip. Okumayı düşünürsünüz diye içinden şeçtiğim bir kaç hikayeyi yayınlayacağim. Mimar Sinan ve Nezaket Mimar Sinan, yaptığı camiyi karşıdan seyrediyordu. Caminin etrafında oynayan çocuklardan biri yanına geldi. Sinan'ı tanımıyordu. Ona: "Bak amca! Bu minare eğri." Bunu diğer çocuklar da tasdik ettiler. Mimar Sinan çocukların bu ifadeleri karşısında onlara dedi ki: "Çocuklar! Madem ki minare eğri, düzeltelim. Haydi biriniz gitsin evinden uzunca bir ip getirsin." Çocuğun biri koşa koşa evine gider. Biraz sonra uzun bir ip ile getirir. Sinan o ipi minareye bağlar. Çocuklarla beraber minareyi düzeltmek için ipe asılırlar. "Haydi çocuklar asılalım!" Hepsi ipe asılınca, çocuklardan biri: "Tamam amca, düzeldi" der. "Minare şimdi doğruldu." Mimar Sinan gülerek oradan uzaklaşır... Koca Mimar, minarenin eğri olmadığını pekala biliyordu. İple çekilmek suretiyle düzelmeyeceğinden de haberi vardı. O kadar zahmete katlanması çocukları ikna içindi. Öyle olmasaydı... O zaman çocuklar, minarenin eğri olduğunu söyleyeceklerdi. Bu da insanları şüpheye düşürebilirdi. Estergon Kalesi Kanuni Sultan Süleyman'ın Padişahlığı döneminde ve 1543 yılında elimize geçen Estergon Kalei Sancakbeyli haline getirilerek Budin Beylerbeyliği'ne bağlanmıştı. Ancak kale, bundan yaklaşık elli yıl sonra Alman, Leh, Çek ve İtalyanlardan oluşan 80 bin kişilik bir haçlı ordusu tarafından kuşatıldı. Bu sırada Estergon Kalesi'nde yalnızca beş bin Türk askeri bulunuyordu. Durum gerçekten çok kötüydü ve yardım alma ihtimali de yoktu. Düşmanın teslim olma teklifi Estergon muhafızı Kara Ali Bey tarafından kabul edilmedi. Kara Ali Bey ve yanındakiler, "Biz Rumeli gazileriyiz; kelle verir, kale vermeyiz!" diyorlardı. Bu inancı taşıyan er kişilerin savunduğu kaleyi düşürmek elbette kolay olamazdı. Nitekim kuşatmanın uzaması, düşman askerlerini yöneten kumandanları çılgına çevirdi ve askerlerini kırbaçlatmaya başladılar, Bu durumu gören Kara Ali Bey yüksek bir sesle bağırdı: "Şu mel'un kumandan yere düşürülürse, kafir askerlerin hepsi geri dönecektir. Kim onu vurursa, kendisine dilediği verilecektir!" Bunun üzerine Osman isimli bir yiğit "Ya Allah diyerek tetiği çekti ve düşman kumandanını yere serdi. Ancak ne var ki bu arada kale kumandanı Kara Ali Bey de şehid oldu. Onun yerine kumandayı, o sırada kalede bulunan Anadolu Beylerbeyi Lala Mehmed Paşa aldı. Ancak, kalede kıtlık ve susuzluk başladığı için yapılacak fazla bir şey yoktu. Kalede bulunan tarihçi Peçevi İbrahim Efendi durumu şöyle özetliyordu: "Sarnıç etrafında hararetinin şiddetinden ıslak mermerleri yalayan ve bir damla su için can veren elsiz ayaksız yaralıların inlemeleri yürekleri sızlatıyordu." İçerdeki durum gerçekten elem vericiydi. Bu arada Yeniçeri askerinin ayaklanması herşeyi alt-üst etti. Artık teslim olmaktan başka çare yoktu. Aralarında, Anadolu Beylerbeyi Lala Mehmed Paşa'nın da bulunduğu esirler Tuna nehrindeki gemilere bindirilerek Vişegrad'a götürüldüler. Estergon Kalesi'nin elden çıkması ve orada verilen şehitler bütün milleti yürekten yaraladı ve işte, nesilden nesile söylene gelen Estergon türküsü o günlerin hatırasını hala canlı tutuyor: Estergon Kalesi subaşı durak Kemirir içimi bir sinsi firak Gönül yar peşinde yar ondan ırak Akma Tuna akma ben bir dertliyim Yar peşinde koşar kara bahtlıyım Estergon Kalesi subaşı hisar Baykuşlar çağırışır, bülbüller susar Kafir bayrağını burcuna asar Akma Tuna ben bir dertliyim Bu ateşle yanar kara bahtlıyım Estergon Kalesi subaşı kale Göklere ser çekmiş burçları hele Biz böyle kaleyi vermezdik ele Akma Tuna akma ben bir dertliyim Estergon'u vermiş kara bahtlıyım. Evet... "Kara Bahtlılar" Estergon'u gözyaşları içinde düşmana vermişlerdi ama onu geri almaya da ahd etmişlerdi. Başvezirlik ve kumandanlık görevine tayin edilen Lala Mehmed Paşa, kalenin elden çıkışından on yıl sonra bu defa fetih için Estergon önlerindeydi. 29 Ağustos 1605 yılı günü başlayan kuşatma bir ay sürdü ve kale 29 Eylül de ele geçiridi. Arık yaralar sarılmış, kaybedilen dosta kavuşulmuştu. Estergon Kalesi bundan sonra 78 yıl daha Osmanlı hudut boylarının müdafaasını yapan bir mücahid gibi görev yaptı. Kale, üstümüzde kara bulutların dolaşmaya başladığı günlerde, 1683 yılında içimizde silinmez hatıralar bırakarak elimizden çıktı ve bizleri boynu bükük bıraktı. Onun için biz hala o türküyü söylüyor, Estergon'u unutmuyoruz, unutamıyoruz: Estergon Kalesi subaşı durak Kemirir içimi bir sinsi firak Gönül yar peşinde yar ondan ırak Akma Tuna akma ben bir dertliyim Yar peşinde koşar kara bahtlıyım... Yunan Subayı Ve Pir Emir Sultan Bursa'nın Yunan işgali sırasında, bir Yunanlı asker, Pir Emir'in türbesine girerek, ata biner gibi mezarın üzerine çıkıp, kötü sözler söylemeye başladı. O anda askerin ayakları kurudu. Feryadı üzerine arkadaşları tarafından türbeden çıkarıldı. Durum Yunan komutanına bildirlince, Pİr Emir'in türbesinin bulunduğu çevre Yunan askerleri için yasak bölge ilan edildi. Yine Yunan işgali sırasında Pir Emir mahallesine bakan korucu, bir gün elindeki sopası ile Pir Emir'in mezarı üzerine vurarak: "Madem velisiniz neden Yunanlıları Bursa'dan kovmuyorsunuz? Bu nasıl Veliliktir?" şeklinde konuşunca, korucu rüyasında Pir Emir'i görür. Pir Emir ona: "Vatan ve iffeti korumak size aittir. Canlılar ne gün için var. Biz mi gerek, der. Sonra korucuya bir tokat atar. Şıçrayarak uyanan korucunun ağzı çarpılır ve kısa zaman sonra ölür. Yedi Yüzyıllık Öğüt Okuyacağınız ünlü İslam Alimi, Şeyh Edeb-Ali'nin Osmanlı Devletinin kurucu ve damadı olan Osman Bey'e verdiği öğütleri anlatan nasihatidir. "Oğul insanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlasın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin... Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına çıkaracaktır. Ananı, atanı kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Gördün söyleme, bildin bilme. Sevdiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz. Üç kişiye acı: "Cahiller arasındaki alime," "Zenginken fakir düşene, "Hatırlı iken itibarını kaybedene." Unutma ki yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücadeleden korkma. "Bilesin ki atın iyisine DORU," "Yiğidin iyisine DELİ derler." *Bu paylaşılan hikayeler, kitabın içinden şeçmedir.Daha fazlasına, Girdap Yayınları'nın Osmanlı'dan Hikayeler adlı Harun Elçin tarafından yazılmış kitabın içinde bulabilirsiniz. Bu gibi güzel hikayelerin toparlanıp derlemesini yapan yazar ve yayın evine teşekkür ederiz. (Önemli Not: Hikayelerin yayımı izin alınmadan kitapevi ve yayıncı tarafından desteklenmediğinden, Girdap Yayınları genel koordinatörü Muttalip Asılı'dan yazılı izin alınmıştır. İzinsiz dağıtımı, yayını , hikayeleri'nden paylaşımı Anisekai dışında yasaktır.)
  3. Shoukoku No Altair İncelemesi; Merhabalar, ben AzurveAziz Size son zamanlarda, yavaştan yavaştan favorim olmaya doğru yönelen bir animeden bahsetmek istiyorum; adı Shoukoku No Altair. Konusunu Osmanlı zamanlarından alan bu anime, muhteşem çizimlere sahip! Neden mi dersiniz? Osmanlı motifleri, kıyafetleri, yapıları ve en önemlisi halk kesiminin yaşadığı çevre çok güzel tasfir edilmiş. Ayrı olarak eklemek isterim ki Osmanlı kültürünü yansıtırken öyle tamamen türk usulu bir anime uyarlaması zannetmeyin... Muhteşem derecede diğer animelerde bulduğunuz karakterlerdeki tadı alıcaksınız, peki neden mi? Paşa gibi bize özgü terimleri kullanmalarına rağmen (tam japonca karşılıkları olmadıkları için) Mahmut paşa arigatou dediğinde havaya girmiş olucaksınız çünkü anime sizi öyle havaya sokuyor ki izlerken normal anime kültüründen uzaklaşamıyorsunuz ve aynı zamanda asın bayrakları moduna giriyorsunuz. Ve bu öyle zevk verici ki, zaman geçmeden başlamanızı öneririm. Şimdiden Mahmut paşa'yla iyi eğlenceler

.

logo.png.c9c7979e5a58750c2eb2f340594d083

AniSekai Fansub | Türkçe Fansub, Türkçe Anime & Manga & Kore & Japon Dizi & Film Çeviri ve İzleme, Anime/J-Pop/k-Pop/Kore Radyo, Uzakdoğu Anime Manga Haberleri ve Oyun Dünyasına Dair Herşey

.

Bizi Takip Edin.

×
×
  • Create New...